Siz hiç bir askeri yetkilinin “hata yaptık” dediğini duydunuz mu?
Duymadınız çünkü otoriter,monist birden çok düşünceye tahammül edemeyen zihin yapısı kusurlu bir olayı hep kendisi dışında bir nedene bağlar.
Duymadınız çünkü kendi mesleğine aşırı çoşku ile ve ölçüsüzce Harbiyeli tabiri ile “ibadet aşkı ile” bağlıdır. Kendi davasına bağlılığı o noktadadır ki bağnazlık sınırındadır. Bağnaz insan kendini sorgulamayı aklının ucundan bile geçirmez.
Duymadınız çünkü kendi değerlerine körü körüne bağlıdır bu nedenle eleştiriye tahammülsüzdür. Eleştireni resmi olarak çok duyduğumuz tanımla “maksatlı ve kötü niyetli” olarak tanımlar.
Duymadınız çünkü askeri fanatizm dünyayı sadece kendi ölçüleri içinde algılar ve beğenmediği herşeyi değiştirmek ister. “Kahramanca ölür” ama değişmez. Çünkü kendi egosunu kutsallaştırmıştır.
Duymadınız çünkü askeri fanatizmin en çok nefret ettiği kelime uzlaşmadır. Fanatik kişinin gözünde uzlaşma arayışı içinde olanlar “ihanet” içindedirler. Bu yüzden de ünlü sosyal psikolog Amos Oz “hain” sözcüğünü, “değişmek istemeyenlerin değişenlere yakıştırdıkları bir sıfat” olarak tanımlıyor.
Duymadınız çünkü empati yeteneği gelişmemiştir. İnsan kendisine benzediğini düşündüğü insana empati yapar. Hantepe’de savaşan çocuğu kendi çocuğu gibi görememektedir. Eğer kendi çocuğu gibi görse helikopterler ne yapıp edip o bölgeye iner ve teröristlerin canına okurdu. Bordo bereli askerleri hemen oraya sevk eder gereğini yapardı. Orada bir orgeneralin oğlu askerlik yapsa aynı şeyler yaşanmazdı bence.
Duymadınız çünkü askeri fanatizm toplum yanlısı bir anlayışa sahip değildir. Toplumu kültürsüz kalabalık olarak görür.
Duymadınız çünkü kişisel gururu nedeniyle başarısız olmaktan korkmaktadır. Hata yaptığını itiraf etmektense kahramanca ölmeyi tercih eder.
Duymadınız çünkü kendi eylemlerinin sorumluluğundan kaçar. Otorite figürü kutsaldır yani “Genelkurmay cemaati”ni yeryüzü tanrısı gibi görür. “Asker hata yapmaz” öğretisi ile yetiştiği için hataları “olağan telefat, iş kazası” diye küçümserler.
Genelkurmay Başkanlığı Hantepe Karakol baskınından bir ay sonra açıklama yaptı.
Maalesef Kamuoyu tatmin olmadı.
1-Genelkurmay Başkanı’nın oğlu ile ilgili “PKK’lı arkadaşı var” yazısına o gün cevap verilirken 7 şehitli Hantepe baskınında kamuoyunun yoğun baskısı sonucu bir ay sonra cevap verilebildi.
2-Baskından iki gün önce resmi yazı ile emniyet tarafından uyarıldığı halde asker sayısında azaltmaya gidilmesinin gerekçesi açıklanmadı.
3-Baskın yiyen karakollarda hep komutanların izinli olmasının açıklanabilir bir tesadüf olmadığı sorusuna cevap verilemedi.
4-Uçakların baskından çok sonra sorti yapması termal kamerayla BBG evi gibi izlenen teröristler herşey bittikten sonra bombalanması nasıl bir askeri yetenek ve beceridir cevap alamadık.
5-Heron görüntüleri neden silindi neden görevlilerin evine “kim sızdırdı” baskını yapıldı? Kimim sızdırdığının kimin suçlu olduğundan daha önemli olması bir suçluluk psikolojisinin tepki davranışı mı anlayamadık.
6-Genelkurmayın açıklamasında baskından 46 dk sonrasının görüntülerinden söz ediliyor. Heronlar 24 saat iş takvimi olan araçlardır, seyyar radarlardır. Radarlar 7/24 hesabına göre çalışır. Bağımsız dış denetçilere bunun hesabını verebilecekmisiniz?
Maalesef Koskoca Genelkurmayın, “suç işledikten sonra elinde suç aleti olduğu halde inkar eden şüpheli” gibi açığa çıkmasına ve acemi bir asker gibi davranmasına artık tahammül edemiyoruz.
Ordumuz kamuoyu önünde bu derece kötü duruma düşmemelidir. Siyasete dalmış darbe planı yapmaktan rutin işini yapamayan bir ordu görüntüsü kanımıza dokunuyor.
Nevzat Tarhan - Haber 7