Başlıktaki sorunun “kıyamet” ile eş anlamlı olduğunun farkındayım; bu memleketi sevenler için...
Bir şeyin daha farkındayım, “Kim bölünmek istiyor ki?” diyenlerle, “Bu memleketin bir tek taşını bile vermeyiz” edasıyla caka satanların temelde aynı felsefede buluştuklarının…
Meşhur sözdür: Evli evine, köylü köyüne…
Ya köyü olmayanlar?
Veya birden fazla köyü olanlar?
Sözü hatırlatan da sonrasında peş peşe iki soruyu sorduran da sağ olsun Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Aysel Tuğluk..!
Sağ olsun dememe bakmayın siz, aslında biraz da öfke ile söylüyorum sözümü…
Ne dedi Aysel Tuğluk, “İnkâr isyanı büyütür, kötü şeyler olacak…”
Peki hatırladınız mı bu söz neye karşıt gelir?
Hatırlatayım hemen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 10 Mart 2009’da Tahran’a giderken uçakta, “Kürt sorunu ile ilgili yakında güzel şeyler olacak” demişti. Ve sonrasında hızlı bir demokratikleşme süreci yaşanmıştı bu memlekette…
Bence tam da Aysel Tuğluk’un sözleri Cumhurbaşkanı Gül’ün sözlerine iki yıl aradan sonra cevap verme niteliğinde.
Hadi bir adım daha öteye gidelim, devleti, birliğimizi temsil eden Cumhurbaşkanı’nın sözüne cevap vererek “aslında birlikten yana değiliz” demeye çalışmaktır Tuğluk’un çıkışı.
Oysa daha iki hafta önce, Cumhurbaşkanı Gül’ün devreye girmesiyle YSK’nın BDP’nin desteklediği bağımsız adaylarla ilgili tuhaf kararı düzeltilmemiş miydi?
Dahası, BDP’lilerin bugüne kadar özellikle Cumhurbaşkanı Gül’ün düşüncelerini önemsediklerini bilmiyor muyuz?
Ya da Cumhurbaşkanı’nın, BDP’lileri biraz haşere, biraz kabına sığmayan, biraz cüretkar bulmasına rağmen, birliğimizin bozulmaması için muhatap kabul ettiğini.
Ortada böyle bir vakıa varken, Aysel Tuğluk’un çıkış yapması ve sonu başta söylediğim “kıyamet” olan bir ateşi tekrar yakma eğilim yukarıdaki atasözünü aklımıza getirmez de ne olur?
Evli evine köylü köyüne…
Ya öyle mi..?
Peki yakın tarihimizde Yugoslavya dağılırken birbirini boğazlayanlar, biraz daha öncesinde Sovyetlerin dağılımında Kafkasya’da yaşananlar ve daha da geriye gittiğimizde Hindistan ile Pakistan’ın ayrılma kararı verdiğinde ölen 2.5 milyon insan…
“Evli evine köylü köyüne” demek fonetik olarak dile hoş gelir, ancak sonuçları can yakıcıdır…
Tamam sözü söyleyip kenara çekiliveriyoruz kabul de; toplumsal hafızamıza ne oldu?
Bölünsek iyi olur mu? Sorusunu aklımızın ucundan bile geçirmek, o gün geldiğinde şehirlerimizdeki park ve bahçeleri mezarlık yapmayı göze almak demektir; vesselam..!
Hasan Öztürk - Haber 7