netpano.com
-
-
28 Temmuz 2011 Perşembe
- 00:00:00
Meksika'da şu ana kadar mafya hesaplaşmalarından 40 bine yakın insan öldürüldü. Çogu çete çatışması olarak geçen bu katliamlarda son 3-4 yıldır tuhaf kişiler ortaya çıkmaya başladı.
Ölümlerde'de kafa kesme başı çekmekte. Vahşilikte sınır tanımayan bu insanlar komşu ülkeden gelen bir grup diye niteldiriliyor. Bu çatışma, tuhaf Caballeros Templarios (Tapınak Şövalyeleri) adlı yeni oyuncular tarafından şehrin farklı yerlerine asılan pankartlala da herkese duyuruldu.
EĞİTİM ÇİFTLİKLERİ BULUNDU
Meksika'da polis, haçlı ordusu gibi giyinip kendilerine "Tapınak Şövalyeleri" diyen uyuşturucu kartelinin eğitim kampını ele geçirdi
Meksika'da 2006'dan beri 40 bin kişinin ölümüne neden olan uyuşturucu kartellerinden biri olan "Tapınak Şövalyeleri"nin eğitim kampı açığa çıkarıldı. Santa Gertrudis kentinin ormanlık alanlarında bulunan kampta çete üyelerine özel olarak hem silahlı hem de ideolojik eğitim verildiği kaydedildi. Ordu ile çete üyeleri arasındaki silahlı çatışma sonrasında bulunan kamp baskınında 7 kişi de gözaltına alındı. Eğitim kampında ele geçirilenler arasında, üstünde kırmızı "Malta haçı" bulunan beyaz pelerinler dikkat çekti. Örgüt üyelerinin cinayetleri bu pelerinlerle işlediği düşünülüyor. Kampta ayrıca fakirlik, haksızlık ve zorbalığa karşı nasıl savaşılacağının anlatıldığı "Michoacan Tapınak Şövalyeleri'nin Kodları" isimli örgütsel kitapçık da bulundu. Meksika ordusu söz konusu kitapçıkların içeriğini örgüte sempatizan kazandırır endişesi ile açıklamadı. Ortaçağ'da Kudüs yolundaki hacıları korumakla görevli Tapınak Şövalyeleri "tarikatı," 1314'te ortadan kaldırıldı
kartelin üyelerinin ülkenin batısında yer alan Michoacan eyaletindeki birçok kentte astıkları afişlerde, ''Bugünden itibaren, bölgede çalışmaya başladık ve 'La Familia' tarafından yürütülen halkın yararına olan işleri devam ettireceğiz'' ifadeleri yer aldı.
''Tapınak Şövalyeleri'', Morelia kentinde astığı afişte ise kartelin ''hırsızlıklara, insan kaçırmalarına ve haraca karşı mücadele edeceğini ve aynı zamanda da devleti rakip çetelere karşı koruyacağını'' belirtiyor.
ELCEZİRE KANALI BU OLAYI ARAŞTIRARAK DÜNYAY DUYURDU
Konu ile ilgili olarak 2007 yılında bir film çekildiğinizde hatırlatmakta fayda var.
Konusuda kökleri eski çağlara dayanan ve insan kurban ederek varlığını sürdüren kanlı bir tarikat anlatıyor. Film hakkında bilgi almak isteyenler
Borderland – Sınır Bölgesi adlı film hakkında internetten bilgi bulabilir.
YORUMLAR
Oğuz Bumin / 28.07.2011 20:15:19 apınak Şövalyeleri; Reix Deus (Tanrı Krallığı)kurmayı; bunun için üçüncü tapınağı da inşaa etmeyi planlayan Mısır ezoterizmi referanslı Yahudi kökenli kripo aileler güdümündeki bir kısım Evangelist Hristayan ve Masonlardan oluşur. Ve ilk haçlı seferlerinden beri vardır. Burada hacıları korumak koca bir yalan, sadece Hz.Süleyman'ın ve yıkılan tapınağın mirasının oralarda (Kudüs)bir yerlerde gömülü olduğunu ve onu ele geçirmeyi amaçlayan zaten 9 kripto Yahudiden olan şövalye grubu ile başladılar. Ve haçlı seferleri de aslında bu amaçla başlatılmıştır. Bunlar kendilerini Mısır'a bağlarlarlar; aslında ne Yahudinin, ne Hrıstiyan'ın ne de Müslümanın bunlar için bir önemi yoktur. Onlar Lucifer'e (ışığa) ve onu temsilcisi Bafomet'e inanırlar (34. derecedeki gizli birader).
Ancak daha sonra bunlar arasında ileri dereclere çıkıp işin rengini anlayan bazı Hristiyan biraderler bunlara karşı çıktılar ve genel olarak İsacı Kıyamet savaçıları denebilecek ve İsa'nın ikinci kez gelişini hazırlayacak koşullar için çalışan yeni ve dişli bir yeraltı grubu doğdu. Bunların örgütlenmesi Masonların aksina sembolik İsa ve 12 havarisi şeklindedir. 19. yüzyıldan beri bunların görünmez şiddetli mücadelesi devam etmektedir.
Anlaşılan şu anda İsacılar atakta ve Tapınakçıların üzerine gidiyor. Norweç'teki olay da aslında İsacıların olayına benziyor. Yakalanan aptal Nazi tavuk bile öldüremez ve değil 1500 sayfa manifesto 1,5 dakika doğru dürüst konuşamaz bile. İkinci İsacılar tarafından inise edilmiş bir tezgah tetikçisi görünümünde. Bu olayın hemen akabinde Meksika'da tapınakçı kampı bulunması da Obama'nın gelişi ile biraz gerileyen İsacıların atağa geçtiğini gösteriyor gibi. Ama Tapınakçılar ABD'de de çok neden kendi gözündeki mertekle değil de Meksikanın gözündeki saman çöpü ile uğraştıkları da ayrıca başlı başına bir konu.
Norweç'te zaten tapınakçılar hakimdir. Mefaati şu anda Filistinle işbirliğinde görmüş olabilir. Bunu fırsat bilen İsacılar, en güçlü rakiplerini zora sokacak ve Kıyamet savaşının hazırlanmasında da katkıda bulunacak bir fırsatı iyi değerlendirdiler.
Şurası iyi bilinmelidir. Avrupa'da tapınakçılarla anlaşmayan Krallar gitmiş oralarda Cumhuriyet kurulmuştur. Tapınakçılarla iyi geçinene Kral aileleri sembolik de olsa kalmaya devam etmiştir.
İkinci İsa olayı da temelde tarihteki bu tapınakçı operasyonlarına tepkili eski aristokrat kökenlilerin girişimi ve onları ağırlıkta olduğu bir harekettir.
Avrupada demokrasi insan hakları şu bu hepsi yalan, hepsinin temelinde tarihten gelen bu (ufak çaplı bazı aktörlerin zaman zaman değiştiği) ezoterik mücadele ve dışarıdan sömürülüp getirilen zenginlik vardır. Avrupa ve Batı işte budur.
YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.