|
Türkiye, bir BM komisyonunun İsrail’in 2010’da Gazze’ye gidecek bir yardım filosuna saldırdığında aşırı güç kullandığını doğrulamasından hemen sonra İsrail Büyükelçisine kapıyı göstererek ve Tel Aviv ile bütün askerî ilişkileri askıya alarak her türlü övgüyü hak etti. Aslında Müslüman dünyasındaki herkes için, talihsiz Filistinlilere karşı İsrail’in uyguladığı barbarlıklara tanık olan her insan için, bu adım büyük bir teselli kaynağıdır. Her şeyden önce, bu dünyada İsrail’e karşı cesur bir tavır takınabilen ve onun barbarca davranışına açıkça meydan okuma cesareti olan en azından tek bir ülkenin olduğunu bilmek bile memnunluk verici. Türkiye’nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ilişkilerin şimdi daha da alt düzeye indirileceğini belirtti ve hatta Türkiye’nin İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukayı Uluslararası Lahey Adalet Divanına taşıyacağını ilan etti. Ankara’nın bu proaktif rolü, sürüncemede kalan ihtilafa sıkışıp kalmış Müslümanların davasını savunmak için Müslüman dünyasının geri kalanının gösterdiği duyarsızlıkla taban tabana zıttır. Fakat Müslüman dünyasının bu duyarsızlığı yalızca Filistin ile sınırlı değildir, bir başka sürüncemede kalan ihtilaf, Keşmir sorunu da bu duyarsızlıktan nasibini alır. Tabii Afganistan da bu sorunlara dâhildir, ABD’ye burada istediği her şeyi yapması için açık çek verilmiştir. Öyle görünüyor ki Batı, Müslüman dünyasını bölmek için kurduğu komplolarda başarılı olmuştur. Aksi takdirde bir Müslüman ülkenin bütün işgal altındaki topraklarda Müslümanlara uygulanan barbarlıkları görmezden gelmesi nasıl mümkün olabilirdi?
Türkiye’nin bu cesur adımıyla Müslümanların insan haklarına Batı’da daha fazla önem veren vicdanlı insanlar olduğu ve İsrail, Hindistan ve ABD gibi ülkelerin barbar ordularının boyunduruğu altında acı çeken kardeşlerini kurtaracağına dair bir umut doğdu. Aslında Müslüman ülkelerin, kendi topraklarında bu büyük güçlerin kurdukları terör yönetimlerini hiçbir şey yapmadan izlemeye katlanamayacağını anlaması gerek. Örneğin ABD Afganistan’ı işgal ettiğinden bu yana Afganların çektiği sıkıntıları artırmaktan başka bir şey yapmadı. Irak ve Afganistan’da on binlerce insan öldürüldü ve alarm verici olan kan akmaya devam ediyor. İslam dünyası, Hindistan ve İsrail’e, yalnızca işgal altındaki topraklarda kurdukları barbar yönetimlere son vermeleri için değil, aynı zamanda yaptıkları barbarlıkların hesabını vermeleri için de ortaya çıkmalıdır. Hiç kuşku yoktur ki her gün işlenen insan hakları ihlalleri bu ülkeleri devlet terörünün suçlusu hâline getirir. Türkiye’ye dönersek Türkiye’nin yardım filosuna saldıranların adaletin karşısına çıkartılacağı vaadi büyük bir rahatlama ve memnunluk kaynağıdır. Bu saldırganlar dehşet verici örnekler hâline getirilmelidir ve hatta onların eylemlerine göz yuman rejimlere de ağızlarının payı verilmelidir. Müslüman dünyasının, yaralarını sarmakta daha fazla gecikmeye tahammülü kalmamıştır.
YAZININ ORJİNALİ İÇİN TIKLAYIN http://nation.com.pk/pakistan-news-newspaper-daily-english-online/Opinions/Editorials/04-Sep-2011/Well-done-Turkey
|