Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:Bugün Gazetesi  
netpano.com  -  - 13 Aralık 2011 Salı - 00:00:00  
Bakan Yılmaz'a Emrindeki Komutan 'Hayır' Dedi

 Bedelli
askerlikle ilgili tartışmaların devam ettiği günlerde "Genelkurmay bu konuda ne
diyor" şeklindeki bir soruya, "Evet dese ne, hayır dese ne" şeklinde karşılık
vererek dikkatleri çeken Milli Savunma Bakanı Yılmaz'a büyük terbiyesizlik
yapıldığı ortaya çıktı.

Yılmaz, Batman ziyareti esnasında ilgili komutan
tarafından karşılanmamış, İHA'ların uçuşlarını izlemek istemesine de "hayır"
cevabı verilmiş.

Olayı gündeme taşıyan isim gazeteci Adem Yavuz Arslan.
Arslan olayı şöyle aktardı:


İŞTE ARSLAN'IN
YAZISI


Bakan gelmiş neyime!

Ankara enteresan bir yer.

Kulis adı altında, fısıltı şeklinde anlatılan ve 'çok gizli' sosuyla
süslenen akla ziyan senaryolar, dedikodular, spekülasyonlar her daim
dolaşımdadır.

Bugünlerde adı 'şike yasası'na çıkan son düzenleme
üzerinden başlatılan böyle bir fırtına var.
En ilginci ise birtakım
sermayedar çevrelerinde pompaladığı 'artık geniş çaplı bir barış zamanı'
söylemi.
Tezlerine göre: "Türkiye'de askeri ve bürokratik vesayet kırılmış,
demokratikleşme önünde engel kalmamış, demokrasi yerleşmiş. Hal böyleyken
iktidarın herkesle kavgalı görüntü vermesi hoş bir şey değil. Geniş çaplı bir
barışma projesi kapsamında süren davalar bitsin, af çıksın yeni operasyon da
olmasın."

Bu fikri pompalayanlar nerede yaşıyorlar bilmiyorum ama benim
gördüklerim, duyduklarım hiç öyle değil.
"Şu iktidar bir zayıflasa,
Erdoğan'a bir şey olsa" diye ellerini ovuşturanlar hayli fazla.


Unutmamak gerekir ki kişilere bağlı iyileşmeler, onlar gittikten sonra
beter olur. Türkiye tarihi bunun örnekleriyle dolu.

İşte size çok
taze 'bir zihniyet' örneği.


Cuma günü Milli Savunma Bakanı İsmet
Yılmaz, Batman Hava Üssü'ne gitti. Protokol kuralları gereği kendisini en üst
düzeydeki komutanın karşılaması gerekiyordu.
Fakat Diyarbakır 2. Hava
Kuvveti Komutanı Korg. Mehmet Veysi Ağar, bakanı karşılamadığı gibi odasından
bile çıkmadı.

Emir subayı aracılığı ile 'Komutan rahatsız, kriz geçirdi
odasında dinleniyor' dedirtti. Oysa ne ambulans çağrıldı ne de hemşire. Ayrıca
salı günü hem Kara hem de Hava Kuvvetleri komutanlarına üst düzey karşılama
yapmıştı.
Bakan Yılmaz, 14:00 ile 16:30 arası üste kaldı. Brifingi de 2.
Hava Kuvveti Mahkemesi'nde, 'evrakta sahtecilik' iddiasıyla yargılanan Albay
Fidan Yüksel verdi.
Bu esnada enteresan bir gelişme yaşandı.
Bakan eski
tarihli ya da canlı bir İHA görüntüsü izlemek istediği zaman 'hayır' cevabını
aldı. Duyumlara göre Korg. Ağar 'Herhangi bir şey izletmeyin' talimatı vermiş.

Okurlarımız Ağar ismini daha önceden hatırlayacaklardır.
Çünkü emrindeki
birlikler Kuzey Irak'ta operasyondayken o kendine bir CASA uçağı ayarlayıp
'malzeme nakli' adı altında Silivri'deki Balyoz sanıklarını ziyarete gitmişti.

15 bin liralık maliyeti devlet öderken üstüne bir de görev tazminatı
almıştı.
Biraz daha geriye gidersek Korg. Ağar'ın Lizbon'da Cumhurbaşkanı'nı
da karşılamadığını hatırlıyoruz.
Brüksel'de görevliyken NATO toplantısına
giden Gül'ü karşılamamış aynı zamanda uğurlamamıştı da. Bir bakıma, 'Gül'ü
Cumhurbaşkanı olarak görmemişti.'
Tekrar başa dönelim.
Türkiye'nin
ihtiyacı olan şey 'ileri demokrasinin' kurumsallaşması.
Bu da 'iç süreçlerin
tamamlanması' ile mümkün olur.

Menderes'i asanları ödüllendiren kimdi?


CHP lideri Kılıçdaroğlu'na göre 'yargı kokuyor.'
Dersim tartışmaları
ve parti içi muhalefetin tekrar harekete geçmesi nedeniyle sıkıntılı günler
yaşayan Kılıçdaroğlu yargıyla kavga ederek gündemi değiştirmek istiyor.

Fakat girdiği alan CHP için pek de gurur duyulmayacak uygulamalarla dolu.

Gelin arşivleri biraz karıştıralım.
27 Mayıs'la birlikte Türk
demokrasisinin üzerinde asker ve yargı vesayeti kuruldu.
Üstelik iktidar
eliyle.
Darbenin ilk 7 ayı içinde daha anayasa bile yapılmadan 94'ü Yargıtay
ve Danıştay üyesi olmak üzere 614 yüksek yargı mensubu re'sen emekli edildi.

Peki yerlerine kim kondu?
Menderes ve arkadaşlarının idam kararlarını
veren Yassıada Mahkemesi'nde hakim, savcı ve soruşturma kurulu üyesi olarak
görev yapanlar. Darbe Komitesi'nin Yassıada'da görevlendirdiği hakim ve savcılar
daha sonra yüksek yargıyı parsellediler.
Aralarından da 3 AYM başkanı, 2 YHK
başkanı, 2 Yargıtay ve YSK başkanı ile Danıştay başkanı ve başsavcısı çıktı.

Lafı uzatmanın bir anlamı yok.
Türk tarihi CHP ile yargı arasındaki
'arka bahçe' örnekleriyle dolu.
1960 darbesiyle ele geçirip, 71 Muhtırası,
80 darbesi ve 28 Şubat süreciyle yargıyı ellerinde tutanlar 'Yargıyı ele
geçiriyorlar' söylemiyle yargının demokratikleşme sürecine engel olmaya
çalışıyorlar.



 YORUMLAR
manas / 16.12.2011 23:30:17
ecbur mu ki, memleketten eser mi kaldi, basbakan, hasta memlekette ses yok,akil tutulmus.




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Sarkozy’den Yeni Bir Türkiye Çıkışı
  Jamed Bond Filminin Ezan Rahatsızlığı
  Milli Görüş Uyardı
  '28 Şubat'ın Son İzi Silindi'
  Zeynep Erbakan'dan Şantaj Davası
  Mahalle Baskısı' Cezasız Kalmadı
  Şehitlerimizle İlgili Şok İddia!
  Erbakanların Miras Kavgası
  Devlet Hastanesine Atıf Hoca İsmi Verildi
  İsrail Rum Kesimini Kanatları Altına Aldı

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi