Netpano Anasayfa > Haber detayı


Kaynak:HaberX.com  
netpano.com  -  - 31 Aralık 2011 Cumartesi - 00:00:00  
Uludere Olayının Anotomisi ve Hükümet

Öfke köreltir insanı. Önyargılar da öyle. Gerçekleri göremezsiniz / görmek istemezsiniz eğer öfkeliyseniz... Belki işinize de gelmez görmek. Bazen de gözlerinizi kapatmak zorunda hissedersiniz kendinizi.

Doğu sınırımızdaki son katliam da bu tür körlükler yarattı toplumun bazıkesimlerinde. Gazete manşetlerine, kimi yorumlara ve sorumlu-sorumsuzların demeçlerine baktığımızda, utanması gerekenlerin yerine de sanki biz utanıyoruz, değil mi? Öyleyse kim bu utanması gerekenler acaba?

1. Kaçakçılık yaparken hayatını kaybeden vatandaşları suçlayanlar. Marmara bölgesinde kişi başına düşen milli gelir 20,000 doların üzerinde iken, sınır illerimiz olan Ağrı, Hakkari ve Şırnak'ta kişi başına düşen milli gelir 500 doların altında ise kim utanmalı bu durumdan sizce?

2. Eğer gencecik insanlar karda, tipide hayatları pahasına ve gecede 50 TL kazanma karşılığında; PKK'den sınırdaki karakola, şehirdeki polisten kapıdaki gümrük muhafaza memurlarına kadar rüşvet vererek geçimini sağlamaya çalışıyorlarsa, kim utanmalıdır sizce?

3. Hükümetin içinde bu işin kaza olduğunu düşünecek kadar saflar var mı acaba gerçekten de? Yoksa öyle görünmek zorunda kaldıklarını düşündükleri için mi seslerini yükseltemiyorlar? Her iki ihtimalde de sizce utanması gerekenler kimlerdir acaba?

Sevgili okur, utanması gerekenleri sıralamaya devam etsek, inanın bu köşemiz yetmeyecek sayılması gerekenlere. Ama emin olun ki; suçlanması gereken sıralamanın en son basamağındaki insanlar, o bölgede yaşayıp, ayrımcılığın her türlüsünün muhatabı kalarak, her çevrenin çıkar hesaplarına kurban giden bizim Kürt vatandaşlarımız olsa gerek.

Şimdi bir de meşum olaydan sonrasına olanlara beraberce bakalım isterseniz:

1. Olayıilk duyurup, protesto eden zatı şahaneler; Zonguldak'tan seçim tarihimize geçecek alengirlikteki bir karmaşayla listeye girip, milletvekili seçilen, daha önceden de Diyarbakır'da başsavcılık yaparken şimdiki BDP'nin avukat yöneticileriyle pek sıkı fıkı ilişkiler içinde olan bir zat…

2. Katliamdan hemen sonra; Kürt ve Türk bütün Anadolu insanının dini inancında ve geleneklerinde yer aldığı üzere, insanların acılarını metanetle bastırmalarınıöğütleyip, ardından da serinkanlılıkla değerlendirmelerini tavsiye edeceklerine, leş kargası pozisyonlarını tercih eden diğer zatlar…

3. Maktullerin ölümünün kendi uçaklarından atılan bombalarla katledildiğini unutup, maktul ailelerine sıradan bir başsağlığı dileyen bir genelkurmay…

4. Veeeee ne söyleyeceğine, nasıl tepki göstereceğine henüz karar verememiş bir hükümet…

Eğer bu olayın bir kaza olduğuna gerçekten inanacak kadar saflar hala varsa aramızda, yukarıda söyleye geldiğimiz bütün bu tutum ve tepkileri de normal karşılamamız gerekli olmalı, değil mi? Ancak saflığın bu kadarını da, kendi adıma kötü niyet olarak okuyacağımı da belirtmeliyim. Yani 'oha' artık. Hem de en kocamanından… Eğer yetkililerin arasında olayın komplo olduğunu fark eden, ancak yapabileceği birşey olmadığına inananlar varsa eğer; onlarda hiç olmazsa vicdanlarının sesini dinleyerek görevlerini bırakabilirler. Çünkü böyle bir konumda suskunluk dahi –bile-bence suça ortak gibi olmaktır.

Peki o zaman, şimdiden sonra neler mi yapılmalı? Öncelikle şunu hemen belirtelim; PKK, BDP, KCK ve diğer her türlü rezil türevleri, çok büyük bir mevzi kazandılar bölgede. Şimdilerde de, bu büyük gafleti ranta dönüştürme hesaplarıiçinde, insan türünün en aklına gelmeyecek yöntemlerle sahnede yerlerini alacaklarından emin olabilirsiniz. Başta Diyarbakır olmak üzere, bölge oldukça gergin. Sıradan insanlar bile üzgün, kırgın ve öfkeli. Şimdiye kadar baskıyla kepenk kapatanlar, haksızlığa uğrama ve dışlanmışlık halet-i ruhiyesi içinde, öfkelerini ve tepkilerini elbette hükümete yönlendirmiş durumdalar.

Eğer Erdoğan Hükümeti suskunluğunu çok gür bir sesle ve hesap sormayla bozmazsa, korkarız ki duygusal bir kopuşa da çanak tutmuş olacaktır. Bugün ince hesaplar yapmanın da zamanı değil. Varsa cesaretiniz, gem vurmayın yüreğinize sayın yetkililer. Önce kayıp yakınlarından, sonra da ülkenin bütün vatandaşlarından özür dileyiniz. Ve bir de söz veriniz lütfen, sorumluların mutlaka bulunacağına ve bulunduğu ana kadar da rahat yataklarda yatmayacağınıza!..

Korkunun ecele faydası yok. O zaman bari "yatan kardeşlerden" ders alın. "33 Kurşun'un","Maraş'ın", "Sivas'ın", "fail-i belli, fail-i meçhullerin" faillerini bulamayanlara ve "28 Şubat'a" boyun eğenlere ne oldu sahi?..

Aynısona AK Parti de uğramamak için, ya da daha açık söyleyelim 2. Erbakan hadisesi yaşamamak için, ya üzerinize düşenleri bir an önce yapmalı ya da bir an önce yapmalısınız… Hem söyleseniz ya kuzum biz AK Partiye neden oy verdik?.. Statükoya, vesayete ve teröre teslim olsunlar diye mi? Yoksa Türkiye'nin önünü açsınlar diye mi

ÖNDER AYTAÇ



 YORUMLAR
Numan Bayram / 04.01.2012 01:20:57
nder Aytaç'ın bu yorumu, neden bu sitede yayınlandı. Ftipi, kadrolu yorumcularından Önder Aytaç'la Hükümete aba altından sopa gösteriyor. Son paragrafa dikkat edin, aynı mesajı okyanusun ötesi son günlerde Başbakan'a gönderdi. Beni dinlemezsen, sana refahyol gibi bir son hazırlarım. Bu apaçık bir tehdittir.




 YORUM YAZ
Uyarı(!):
Hakaret içeren yorumlar kabul edilmez.
Türkçe imla kurallarına büyük bir oranda uymayan yorumlar reddedilir.
Yorumların sorumlulugu size aittir.
(Gerekli) (Gerekli)


 DİĞER HABERLER
  Türkiye'nin Dibine 20 Bin İsrail Komandosu
  Sarkozy’den Yeni Bir Türkiye Çıkışı
  Jamed Bond Filminin Ezan Rahatsızlığı
  Milli Görüş Uyardı
  '28 Şubat'ın Son İzi Silindi'
  Zeynep Erbakan'dan Şantaj Davası
  Mahalle Baskısı' Cezasız Kalmadı
  Şehitlerimizle İlgili Şok İddia!
  Erbakanların Miras Kavgası
  Devlet Hastanesine Atıf Hoca İsmi Verildi

Bu kategorideki tüm haberler için tıklayınız.




 
 
Telif hakkı 2000 -2007 netpano.com. Tüm hakları saklıdır.  
   
Telif hakkı ©1998-2011 Netpano.com. Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler kaynak gösterilerek içeriği
değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir. netpano.com sitesinde yayınlanan yazılar
yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Hosting Networx e-Media Solutions

Türkçe Bilgi