Hindistan’ın Bölgesellik Karakterinin Yansımaları

0

2 States, Türkçesiyle 2 Eyalet, adlı filmi 2014 yapımı romantik komedi türünde bir Hindistan filmi. Film, 2009 yılında aynı ismi taşıyan Chetan Bhagat tarafından yazılan kitabın uyarlamasıdır. Başrollerde Hindistan’ın iki genç yeteneği olan Arjun Kapoor ve Alia Bhatt bulunmakta. Filmin konusuna gelirsek Hindistan’ın kuzey eyaletlerinden biri olan Pencaplı Krish (Arjun Kapoor) ile ülkenin güneyindeki Tamil Nadu’lu olan Ananya (Alia Bhatt) Ahmedabad’da bir üniversitede tanışırlar. Arkadaşlıkları aşka dönüşen bu iki genç evlenmeye karar verseler de aile engeline takılırlar. Nedeni ise her iki ailenin de kültürlerinin oldukça farklı olmasıdır.

Filmde vurgulanan “aşkın gücü” olsa da arka planda Hindistan ve Hint karakterine dair birçok bilgi verilmektedir. Hemen her ülkede hemşerilik vasıflarıyla küçük çaplı bir bölgesellik görülür. Ancak söz konusu ülke üç milyon metrekareden daha büyük olan Hindistan’dan bahsedince işin boyutu değişmekte ve derinleşmektedir. Hint alt kıtasının tarihine bakıldığında da bölgesellik karakterinin fazlasıyla kökleşmiş olduğunu ve bağımsızlıktan sonra gerek federal yapı gerekse de yasalarla daha da derinleşen Hint’in bölgesellik karakterinin yansımaları görülmektedir. 8. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar uzanan uzun bir bölgeselleşme süreci Hint’e belirgin bir karakter vermiş ve sonraki yabancı yönetimlerin ülke yönetiminde önemli bir rol oynamıştır.

Bu karakterin, 2 States filmi üzerinden değerlendirilmesine gelirsek Krish ve Ananya’nın kuzeyli ve güneyli olması aileler için kabul edilemez bir durumdur. Zira Hint’te bölgesellik ve bundan doğan kültür farklılığının derinliği kuzey ve güneyde – ki bu Hint’e başka bir karakter daha katar – daha yoğunlaşmaktadır. Ananya ve Krish, farklı kültürlerin erime potası olduğu üniversite ortamından dolayı farklı kültürlerini tolere edebilseler de iş, ailelerin tanışmasına gelince herşey karmaşıklaşır. Bir Pencaplı olarak Krish ve ailesi Sih’tir ve tavuk yiyen, içkiye, eğlenceye ve konfora düşkün bir kültüre sahiptir. Ananya ve ailesi ise Tamilli Brahman Hindu’dur. Eğitimli, dindar, et tüketmeyen (genel olarak Güneyli Hindular et tüketir), muhafazakâr, eğlence ve şatafattan uzak, Krish ve ailesine göre daha katı bir kültürleri vardır.

Ailelerin ilk tanışma faslında her iki taraf da birbirinden hoşlanmaz. Çünkü birbirlerinin kültürlerine dair koca bir “önyargı”yla yüklüdürler. Krish, annesinin kız tarafı ile kaynaşmasını istese de, annesi “hangi dille konuşacağım, ben Madrasi dilini bilmiyorum” diyerek küçümseyici bir tavır takınır. Ayrıca Ananya’nın annesinin de “tipik Pencaplılar işte. Paraları var ama sıradanlar ve kültürsüzler” demesi güneyin de kuzeye bakış açısını bir nebze de olsa ortaya koyar. Ayrıca sıradan bir sahneye sığdırılmış olsa da Krish ve annesinin Ananya ve ailesi hakkındaki diyalog can alıcıdır. Krish, annesine neden Ananya’yı sevmediğini sorduğunda annesi “çünkü bir Pencaplıyız, açık tenliyiz ve güzeliz/yakışıklıyız. Bu Madrasiler ise esmer, bizi kıskanıyorlar” demesi Hint’in bölgesellik karakterine dair fazlasıyla önemli bir vurgudur.

Gençler, ailelerini ikna etmek için ellerinden geleni yapmaya çalışsalar da aileler bu evliliğin kendilerini “kirleteceklerini” düşünmektedirler. Krish’in annesi erkek tarafı olarak, Ananya’nın ailesine hediye verse de karşılığını bulamayınca çok söylenir. Ayrıca sürekli olarak onları Madrasiler (Güneydeki farklı bir eyalet) diye tanımlaması ve Krish’in annesini düzeltmesine rağmen “aynı şey” demesi filmde işlenen farklılık temasına uygun olarak küçük ama önemli bir ayrıntıdır. Krish’in annesi erkek tarafı olduğundan, Hindistan’da naz yapan ve bu naza kız tarafının katlanması gerektiğine inandı(rıldı)ğı için sürekli bir memnuniyetsizlik sergilemektedir. Öte yandan, Ananya ve ailesi ise erkek tarafının bu “geleneksel” anlayışını katlanılmaz bulmaktadır. Aileler arası bu büyük farklılık gençleri çıkmaza iterken, Ananya’nın sözleri Hindistan’ın “çeşitlilikte birleşme” politikasına önemli bir şekilde dikkat çekmektedir: “Sorun toplumlarda değil, hayatımızı birlikte geçirmek istediğimiz kişiyle alakalı..” Büyük resme bakıldığında bu sözcükler tüm Hindistan halklarına büyük bir nasihat verir ve tüm önyargıların bireysel olduğu, farklılıkların bir problem olmadığı, kültürler arası farklılıklar nedeniyle doğan sorunların aşılabileceğini vurgulamaktadır. Tıpkı Ananya ve Krish’in evlenme adına verdiği mücadeledeki gibi sorunun çözümü için gerekenler basittir; sabır, hoşgörü ve karşılıklı anlayış…