Hindistan’ın Güneşi Fransa’yı Isıtacak Mı?

0

Hindistan’a bu yılın Mart ayında dört günlük gezi düzenleyen Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un ziyareti vesilesiyle iki ülke ilişkileri adına önemli adımlar atıldı. Modi, Macron’u havalanında karşıladı. Fransa ile ilişkilerin derinleştirilmesi adına 14 ayrı alanda anlaşmalar imzalandı. Bunların başında deniz güvenliği, terörizme karşı işbirliği, uzay, güneş enerjisi, nükleer enerji ile ilgili konular vardı. Hindistan’a olan ziyaretinde binden fazla Fransız şirketiyle birlikte gelen Macron’un ziyareti sırasında Hindistan-Fransa CEO Forumu düzenlendi. Böylece 17 milyar dolardan fazla Fransız yatırımı Hindistan bünyesine katıldı.

Macron’un Hindistan’ı ziyaretinde öne çıkan diğer konulardan biri de güneş enerjisi ile ilgiliydi. 58 ülkenin katıldığı Uluslararası Güneş Paktı’nda çok taraflılık ve küresel eylem vurgusu yapıldı. Uluslararası Güneş Paktı uluslararası ilk yapı ve Hindistan’da da bir ofisi bulunmakta. Bu paktın gerçekleşmesi fikri iki yıl önce Paris İklim Zirvesi’nde kararlaştırılmıştı.  Modi’nin güneş enerjisi için Hinduizm’in en önemli kutsal kitabı olan ve Güneş’i dünyanın ruhu olarak ele alan Vedalar’a dönülmesi gerektiğini belirtmesi dikkat çekiciydi. Hindistan’ın güneş enerjisine 1.4 milyar dolarlık bir yatırımı söz konusu ve dünyanın en büyük yatırımlarından birini yapmayı planlayan Hindistan 15 ülkede 27 proje gerçekleştirecek. Bu anlamda, Afrika ülkeleri de Hindistan’dan yatırımlar beklemekte. Ayrıca Hindistan, 2030 yılında enerji ihtiyacının  %40’ını yenilenebilir enerjiden elde etmeyi planlıyor. Bu anlamda güneş enerjisi adına yaptığı yatırımlar büyük önem arz etmektedir.

Fransa, Hindistan’daki 9. büyük yabancı yatırımcı ve ikili ilişkileri çok eskiye dayanıyor. Nisan 2016-Mart 2017 ikili ekonomik ilişkilerin miktarı ise 10.95 milyar dolardı. Diğer yandan Fransa Hindistan’ın nükleer politikasına diğer Batı ülkelerinin aksine karşı çıkmamıştı. Hatta 1998’de yaptığı denemelerle nükleer güce sahip olduğunu tüm dünyaya duyurduğu sene, Jacque Chirac ve A. B. Vajpayee anlaşma imzalamışlardı. Bu ziyaret sırasında ise Hindistan’ın Maharashtra eyaletinin Jaitapur şehrinde Electricité de France SA ve Hindistan’ın Nükleer Güç Şirketi işbirliğiyle 9.6 gigawatt kapasitesiyle dünyanın en büyük nükleer santrali inşa edilmesi kararlaştırıldı.

Fransa’nın Hindistan’a verdiği önemin arkasında ise birkaç neden bulunmakta. Bunlardan biri uzun zaman sonra Hint-Pasifik’e yönelmiş olması. İkincisi ise İngiltere’nin AB’den ayrılması. Eski sömürgelerine İngiltere gibi Fransa’nın da benzer politikayla yönelmiş olması bölgenin önemini Fransa adına artırmaktadır. Bir diğer konu da büyüyen Çin tehdidi. Fransa’nın Hindistan’ı desteklemesinin arkasındaki tek sebep yükselen Çin’i dengeleyecek bir gücü desteklemesi değil. Zira Çin’in Fransa için önem arz eden Doğu Avrupa ülkeleriyle büyüyen ilişkileri de Fransa adına rahatsız edici.

Ayrıca Hindistan’ın ABD, Avustralya ve Japonya ile dörtlü ittifaka girerek Hint-Pasifik bölgesinde Çin’i dengeleme adına kurulan yapıya Fransa da dahil olmak istemektedir. Fransa’nın bu kararında bu dörtlü ittifaka katılmasının nedenlerinden biri de İngiltere’nin de bu yapıya katılma olasılığının yüksek olması. Fransa için Hindistan’ın müttefikliğini öneminin arkasındaki bir diğer sebep ise Hint Okyanusu’dur. Deniz gücü Fransa için önemli bir detay. Zira Fransa 6 milyon m2 ile dünyanın en büyük Münhasır Ekonomik Bölgesi’ne sahiptir. Bu bölgenin anlamı ise Deniz hukuku ile BM Sözleşmesi uyarınca bir devletin, deniz kaynaklarının araştırılması konusunda özel haklara sahip olduğu deniz bölgelerini ihtiva etmesidir. Ayrıca Fransa’nın Hint Okyanusu’ndaki askeri varlığı da bölgeyi Fransa için elzem hale getirmektedir. Bu anlamda Hint Okyanusu, Fransa için kendi parçalarından biri. Tüm bu sebepler, Fransa’nın Hindistan’ı bölgede ilk stratejik partner olarak nitelendirmesini sağlamıştır. Zira Macron, Hindistan’ın da Avrupa’da ilk stratejik partner olmasını istiyor.

Hindistan’ın Fransa ile ilişkilerini geliştirmesinin arkasında yatan başlıca nedenlerden biri kendisini belli ittifaklarla kendini sınırlamamak istememesidir. Zira Hindistan, bağımsızlığından beri belli ülkelere yakınlık göstermiş olsa da daimi müttefik ya da düşman edinmemeye dikkat etti. 90’lardan sonraki liberalleşme süreciyle birlikte de dünya ülkeleri ile ilişkilerini olabildiğince genişletmeye uğraştı. Hindistan için, Fransa zengin ve gelişmiş bir ülke. Ayrıca sanayileşmiş önemli ülkelerden biri. Ayrıca Hindistan’ın bağımsızlıktan beri gündeminde olan BMGK’da daimi üye. Çin’in Yeni İpek Yolu projesine şiddetle karşı olan Hindistan için büyük güçlerle olan ittifak fazlasıyla anlamlı. Ayrıca Fransa’nın aktif olduğu Mozambik, Seyşeller, Basra Körfezi, Cibuti ve Birleşik Arap Emirlikleri Hindistan için de önemli bölgeleri teşkil etmekte ve Fransa’nın dostluğu bu bölgelerde Hindistan için etkili bir araca dönüşebilir. Diğer yandan Fransa’daki 1.1 milyondan fazla Hint nüfusu da Fransa’nın Hindistan’ın dış politikasındaki “insani” yönünü artırmaktadır. Ayrıca Fransa’nın Rafael savaş uçaklarının alıcısı konumunda olan Hindistan için Fransa, savunma ve havacılık alanında önemli bir işbirlikçi. Zira Hindistan savunma alanında hiçbir zaman tek bir ülkeye bağlı kalmak istemedi ve bu alanda işbirliği içinde bulunduğu ülkeleri çeşitlendirmeye çalışmaktadır. Hindistan, 1950’li yılların başından beri Fransa ile içinde bulunduğu savunma alanındaki işbirliğini ilerletme niyetinde görünüyor. Macron’un verimli Hindistan ziyareti sonrası her iki ülkenin de genişleyen dış politika vizyonlarının ikili ilişkilerinin önemini arttırmaya devam edeceğinin sinyallerini vermiştir.