Hinduizm, Dünyadan Mürit Toplarsa..

0

Hindistan’da dünyanın en büyük ibadeti Kumbh Mela kutlanırken, dünyanın en büyük geçici şehriyle Hindu inananların dini vazifelerini gerçekleştirmeleri için büyük hazırlıklar yapılırken, diğer kültürel aktivitelerle birlikte turizm de canlandırılmış oluyor. Bu yılki kutlamalarda büyük hazırlıkların yanında “beyaz tenli” din adamlarının (yazıda kastedilen çilecilerdir) varlığı fazlasıyla dikkat çekti. Fakat burada bahsettiğimiz konu, Batılı turistlerin farklı deneyimler yaşamak için giriştiği “mistik” maceralar olmaktan çok uzaktır. Burada özellikle medyaya yansıyan iki isimden bahsetmek mümkündür.

Sharabhang Giri

Bunlardan ilki Avustralyalı bir Hindu din adamı olan Sharabhang Giri. Giri, daha önce ateistmiş. 1998 yılında bir turist olarak Hindistan’ı ziyaret eden Giri, ülkenin Gujarat eyaletinde Girnar Tepesi’nde Gurusu Duttatreya ile karşılaşır ve hayatının dönüm noktasını yaşatacak kararı alarak Hinduizm’i seçmeye karar verir. Yeni ismini de Gurusu ona hediye eder. Giri, yeni ismini Hinduizm’in kutsal kitaplarından olan Ramayana’da geçen bir din adamından aldığını belirtir. Giri, bir Hindu din adamı olarak yaşamaya karar verince Avustralya ve Hindistan arasında mekik dokumaya başlar. Ayrıca Giri, böylesi bir yaşam tarzını benimsemeden önce Hinduizm hakkında bilgisi olmadığını da itiraf eder. Hindistan’daki en büyük din adamı gruplarından birinde ünlü bir keşiş olarak yaşamını sürdüren Giri, Hindu olmadan önceki adını da hatırlamadığını belirtmekte.

Kumbh Mela kutlamalarında dikkat çeken diğer bir isim ise Daniel Baba’dır. Fransız uyruklu bu beyaz Hindu din adamı, tıpkı Giri gibi festivalde dikkat çeken isimlerden biridir. Üzerindeki safran rengi kıyafetler ve alnındaki zerdeçal macunuyla dikkat çeken Daniel Baba, 30 yıldan fazladır Hindistan’da yaşamakta. Ayrıca, “Fransız” aksanıyla zayıf da olsa Hintçe konuşabilmektedir. Öyle ki, Batı’nın Hinduizm olarak adlandırdığı ancak asıl adı Sanatan Dharma/Hindu Dharma olan bu dini çok sevdiğini, çok barışçıl bir din olduğunu, aslında farklı adlara sahip olmakla birlikte tek bir “ruh” olduğundan ve buna inandığından bahsetmektedir. Diğer Hindu din adamlarıyla birlikte yemek yiyen Daniel Baba, Hindu din adamı yaşam tarzını benimsemiş durumda.

Yapılan araştırmalara bakıldığında, Hinduizm’in giderek yayıldığı görülmektedir. Hindistan ve Nepal gibi ülkeler dışında büyük oranlara ulaşamasa da ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, İtalya, Belçika, Yunanistan, Pakistan ve Suudi Arabistan’da Hindu nüfusunun giderek arttığı görülmektedir. Hinduizm’in bu topraklara ulaşmasının en büyük nedeni Hint diasporası olsa da bu unsurların bulundukları ülkelerde artan nüfuzları gereği çoğalan Hindu tapınakları, ilgi çeken dini ve kültürel kutlamalar, yoga merkezleri, vejetaryenlik uygulamaları Hindu olmayan insanların ilgisini cezbetmektedir. Özellikle Uluslararası Krishna Bilinci Derneği (ISKCON) ve Transcendental Meditasyon kurumlarıyla Hindistan dışında ses bulan Hinduizm’in ilerleyen yıllarda da dünyadan müritler toplamaya devam edecek görünmektedir. Zira Pew Araştırma Merkezi’nin yaptığı çalışmalar bu durumu doğrulamaktadır.

Burada üzerinde durulması gereken diğer bir konu, Hinduizm’in doktrinleri gereği sonradan Hindu olunup olunamayacağıdır. Zira Hindu metinleri ve Hindu Dharma doktrinleri incelendiğinde böylesi bir durumun söz konusu olmadığı görülmektedir. Öncelikle Hindu Dharma’nın, dolayısıyla bir Hindu’nun tüm hayatını düzenleyen kast sisteminin doğum yoluyla geçmesi mevcut durumu karmaşıklaştırmaktadır. Çünkü kast sistemi Hinduizm’in temel doktrinlerinden biridir ve kastsız bir Hindu düşünülemez. Kast sistemi bir Hindu’nun tüm yaşam tarzı kodlarını belirlediği gibi, onun karmasına göre “gelecek” yaşamlarındaki konumunu da belirleyecektir. Zaten, İslam ya da Hristiyanlık gibi Hindu Dharma’da din değiştirildiğinde herhangi bir belirgin bir tören yada uygulama yoktur. Bu bile Hinduizm’in esas olarak “dönme” kabul etmediğini göstermektedir. Yine tarihi veriler de Hinduizm’de dinden dönme, din değiştirme, din değiştirdikten sonra tekrar Hindu olma gibi uygulamaların kabul görmediğini ortaya koymaktadır. Çünkü Hindu Dharma’ya göre “saflık” ya temelde ya da sonradan bozulmuştur.

Mevcut din değiştirenler ise, bir Hindu mezhebine üye olup (ki bunlar genelde modern mezheplerdir) bir din adımına bağlanarak, dua, meditasyon, tapınak ziyaretleri ve dini kutlamalarla Hindu yaşam tarzını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Hinduizm, ruhani boyutta açlık çeken beyaz adamın kalbine dokunsa da öz olarak dünyadan sadece niceliksel olarak mürit toplayabilecektir. Aksini iddia edenler olsa da Hinduizm’in doktrinleri düşünüldüğünde, böylesi bir durumun Hindistan için küresel kültürel ve ruhani liderlik yolunda ilerlerken kullanabileceği bir yumuşak güç aracı olmasının ötesine geçemeyeceği ortadadır.