Hinduizm Yine Mi Evriliyor?

0
95

Hindistan’ın kast sistemi uzun zamandır gerek ülke içinden gerek ülke dışından eleştiriye maruz kalan bir konu. Özellikle, İngilizlerin alt kıtada bulundukları dönemde kasta dair müdahaleleriyle onu siyasileştirmeleri ve Hindu halkının, özellikle kast hiyerarşisinde alt seviyelerde olan kesimlerin gözünde, bir manipülasyon aracı haline getirmiştir. O dönemlerden başlayan alt kastların ve özellikle “Dokunulmazlar” olarak bilinen dört temel kastın dışında kalan Dalitlerin hak talep ve mücadeleleri, 1980’lere gelindiğinde siyasi alanda da görünür hale gelmeye başlamıştı.

2017’nin sonlarına doğru ise, Hint medyasının “sessiz devrim” olarak adlandırdığı bir olay gerçekleşti. Hindistan’ın güney eyaletlerinden biri olan Kerala’da 6 Dalit, tapınaklarda din adamı olarak görev yapmak üzere devlet destekli Hindu tapınaklarında istihdam edildiler. Kerala’da Brahman din adamlarının eksikliğine rağmen, bazı tapınaklar hala onların din adamı olarak çalışmasına karşı çıkmakta. 15 yıl önce Yüksek Mahkeme, anayasada belirtilen kast ve dindeki eşitlikler nedeniyle Dalitlerin din adamlığı görevi yapamama durumuna son verse de tapınaklar buna yanaşmamıştı. Yine de devlet destekli tapınaklara atanan Dalit Hindu din adamları gerek dini eğitim almaya devam ettikleri tapınaklardaki Brahman din adamlarının gerekse çevre sakinlerinin olumsuz tepkiler vermediklerini ve kendilerine yardımsever davranıldığını ifade etmekteler.

Hint medyası her ne kadar bu olayı, atanan ilk Dalit din adamları olarak lanse etse de durum öyle değil. Tarihte ve yakın dönemde bunun örnekleri mevcut. Kerala’da seleflerinin aksine özel işletmeli tapınaklarda Dalitler din adamı olarak hizmet vermiş. Ancak medyanın onları ilk Dalit din adamı olarak nitelendirmesinin sebebi Travancore Devaswom Board (TDB) bir parçası olmalardır. Anlam olarak Travancore Tanrı Mülkiyeti Heyeti anlamına gelmektedir. 1950 yılında kurulan yapı Kerala’daki tapınakların işletiminden sorumlu. Bu kurum, Travancore Cochin Hindu Dini Kurumlar Yasası uyarınca oluşturulmuş özerk bir yapı. Bu yapının varlığından önce de Travancore Kralı, Kerala Dalitlerine 1936 yılında tapınaklara girebilme izni vermişti. O tarihten itibaren, Dalitler tapınakların etrafından bile geçemezken, kralın Tapınaklara Giriş Bildirisi’yle tapınaklarda dua edebilme hakkına erişmişlerdi. Yine de 2002 yılına kadar, tapınaklardaki en kutsal yer olarak bilinen bölüme girememekteydiler. Geçen yıl, Dalitlerin tapınaklara girişinin 81. yıl dönümünü kutlanırken, ilk defa devlet tapınaklarına Dalit din adamları atandı.

İngilizler, Travanvore’u ele geçirince bölgedeki farklı aile ve topluluklar tarafından yönetilen tüm tapınaklar, İngiliz bir başkanın eşliğinde tek bir yönetimin altına geçmişti. Bahsi geçen heyet tarzı yapılar, daha çok Kerala’da mevcut ve eyaletin 17. yy’dan beri süren bir geleneği. TDB ise eyaletteki dört özerk tapınak yönetim kurulundan en önemlisi. Bu şekilde eyaletteki tapınaklar ya devlet tarafından ya da belli aile ve ya özel yapılar tarafından idare edilmektedir. Her tapınak, adandığı tanrının özel mülkiyeti olarak görülür ve o tanrıya iman eden heyet tarafından da işletilir. 25 milyon ABD dolarının üstünde banka mevduatı olan kurumun, işlettiği tapınaklardan elde ettiği ciro ise 60 milyon ABD doları değerinde. Daha çok eyaletin orta ve güney kesimindeki tapınakları idare eden heyete bağlı 70 tanesi büyük tapınak olmak üzere 1252 tapınak mevcut. TDB’nin siyasi, sosyal ve ekonomik gücü düşünüldüğünde devlet destekli tapınaklara atadığı Dalit din adamlarının etkisi oldukça önemli.

Dalitlerin din adamlığına açıkça yükseliş ve teşvik edilme serüveni sadece Kerala’ya özgü değil. Bunların arasında yine ülkenin güney eyaletlerinden birini teşkil eden Andhra Pradesh’te de benzer olgular görülmekte. TDB gibi, Andhra Pradesh eyaletinde faal olan Trimula Tripati Devashthanams (TTD – Trimula Tripati Tapınakları) ile Devlet Bağış Kurumu’nun işbirliğiyle Dalit ve kabileleri rahiplikte eğitmeleri için bir program başlatıldı. Bu program çerçevesinde, eyalette birçok tapınak inşa edilmekte ve bu tapınaklarda istihdam edilmek üzere 500 Dalit ve kabile üyelerinden din adamı yetiştiriliyor. Astroloji, Ayurveda (Hindu Tıbbıdır, Yaşam Bilgisi anlamına gelir) vb. alanlarda Dalit ve kabile üyelerine eğitim verilmektedir. TTD, dünyanın en zengin ikinci ve en çok ziyaret edilen dini merkezi olan ve “güneyin sembolü” olarak bilinen Venkateswara Tapınağı’nın faaliyet ve maliyesini yönetmektedir. 1932’de kurulan bu yapı, sadece bu tapınağı yönetmekle kalmaz, birçok sosyal, dini, eğitim alanında faaliyetleri de bulunmaktadır. Dalit ve kabile üyelerinin din adamlığı için eğitilmelerini ise Bhakti Hareketi’ni yeniden canlandırma fikriyle yapıldığını belirtmekteler.

Tüm bu faaliyetler Dalitler için tarihi bir adım. Zira tapınağın en kutsal yerlerinde ibadet etme ve ibadetleri yönetme konumuna gelmiş durumdalar. Diğer yandan, istihdam edilen Dalitlerin sözleri devrim niteliğinde. Zira onlar Brahman kastının doğum yoluyla değil, karma yoluyla geçtiğine inanıyor. Bali’de başlayan bu anlayışın yakında Hindistan’ı da etkileyeceğini düşünmekteler. Bazı yorumcular ise dini kitaplarda Brahman’ın, “ritüellerde bilgi sahibi olması gereken kişi” olarak betimlendiğini, Brahman kavramının bir kast vurgusu yapmadığını ifade etmekteler. Ayrıca kendi bilgilerinin Brahmanlardan daha çok olduğunu ve “bu durumda Brahman kim?” sorusunu yöneltmekteler.

Güney’in bu hareketi Hinduizm’de geçmişte olduğu gibi yeni bir dönüşümün ayak sesleri olabilir. Zira Bhakti Hareketi olarak bilinen güneyden gelen talepler Hinduizm’e son şeklini vermesi açısından önemli bir olgudur. Din adamlarının otoritesini temsil eden Brahmanizm’e karşı yükselen, bireysel tanrılar edinip o tanrılara bağlanma hareketi olan Bhakti, güneyden kuzeye yayılırken dönemin Brahmanlarının oldukça rahatsız etmişti. Bugün de güneyde sessizce başlayan bu değişimlere karşı kuzeyin keskinleştiğini söylemek mümkündür. Kuzeyin en önemli eyaletlerinden biri olan Uttar Pradesh’in (UP) eyalet başbakanının bir Yogi olması, onun inisiyatifle “kutsal” ineğin idrarının ilaç olarak kullanılmasına izin verilmesi ve UP eyalet başbakanına ibadet eden bir genç hakkında yapılan haberler kuzeyin durumunu göstermektedir. Sadece haberler değil, Hindistan’ın kuzey ve güney arasındaki farklılık ve bunun getirdiği gerilimler tarih boyunca var olmuştur ve bu farklılıklar her alanda kendini göstermektedir.

Tüm bunlar olurken, Kerala’da her yıl artan sayıda öğrenci, okul kayıtları sırasında sundukları raporlara kast ve din kısmını boş bırakmakta. Özel ve devlet okulu fark etmeksizin, eyaletten dokuz bin okuldan alınan verilere göre 1. ve 10. sınıf arası öğrencilerin sayısı 123.630’a ulaşmışken, bu rakam 11. sınıflarda 278, 12. sınıf düzeyinde ise 239’dur.

Genelde küresel değerler, özelde ise İngilizlerin neden olduğu kasta dair olumsuz algılamaların bu kurumu ve dolayısıyla Hinduizm’de genel bir dönüşüme sürecine doğru yönlendirdiğini söylemek mümkündür. Hinduizm’in “yabancı” düşmanların etkilerine karşı mücadelesi uzun yıllar önce çoktan başlamıştır. Ancak var olan yapıya karşı gerçekleşen olgular mücadeleyi daha da keskin ve görünür hale getirmektedir. Dönüşüm gerçekleşmezse yukarıda belirtildiği üzere gençlerin “dinsizleşme” olgusuyla karşı karşıya kalıp kalmayacağı henüz bir muamma iken, göz ardı edilemeyecek bir konudur da. Ayrıca artık konu güneyin kuzeye olan başkaldırısını aşarak, tüm ülkenin Dalit ve alt kastların mobilizasyonuna evrilmesinden dolayı güncel mücadelenin boyutu eskiye göre çok daha büyüktür ve hangi noktada sonlanacağını ise zaman gösterecektir.