HİNGİLİZCE: Yeni Bir Dil mi, Başkaldırı mı, Teslimiyet mi?

0

Hindistan’ın anayasası tarafından kabul edilmiş ulusal bir dili yok. Zira ülke bir “Hint Birliği” ve bu birliğe katılanların hepsi eşit seviyede. Bu nedenle Hindistan’ın yirmiden fazla resmi dili var. Bunun yanında Hintçe ve İngilizce ise ulusal çapta resmi diller olarak kabul edilmektedir. Hindistan’ın nüfusunun %40’dan fazlası Hintçe konuşurken, İngilizce ise ülkenin lingua francası. Hemen her eyaletin konuştuğu ayrı bir dil varken, ki bağımsızlık sürecinde eyaletlerin sınırları dil unsuru esas alınarak çizilmiş ve yarım milyondan fazla prenslik eyaletlere dönüştürülmüştü, her eyaletin iletişim aracı İngilizce oldu. Diğer yandan, İngilizce sadece ortak dil değil, aynı zamanda elitlerin dili. Yaygın olarak hükümet işlerinde, devlet dairelerinde, ticaret alanında, vb. kurumlarda İngilizce kullanılmakta. Ancak yakın zamanlarda İngilizcenin yanında bu kurumlarda Hintçe de yükselmeye başladı. Örneğin, mahkemelerde artık Hintçe de kullanılmaktadır.

Hingilizce, Hind İngilizcesi

İngilizcenin Hindistan’daki varlığı malumun ilanı olan sömürge geçmişinden gelmektedir. 1835’de İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin hırslı yöneticilerinin İngilizceyi alt kıtada resmi dil olarak kabul etmesiyle başlayan süreçte, İngilizce ve yerel diller etkileşime girmeye başladı. Bu etkileşimin en büyük meyvelerinden biri ise Hingilizce. Hindistan’ın geçmişi nedeniyle Hingilizce, popülaritesini doksanlar sonrasına borçlu olsa da kökenleri XVIII-XIX. yüzyıllara kadar dayanmaktadır.

Şu an ise Hingilizce her yerde. Dizi ve film isimlerinden diyologlara, şarkılara, senaryolara, iş yeri tabelalarına hayatın hemen her alanına nüfus etmiş durumda. Ayrıca Hingilizce, egemen İngiliz elit kültürle alt kentsel sınıfı birbirine bağlayan önemli bir araç. Hint şirketlerinin iş gücü ihtiyacı düşünüldüğünde ise Hingilizcenin önemi büyüktür.

Hingilizcenin popüler ve yaygın hale gelmesinin ardında sosyo-ekonomik nedenler var. Bunlardan ilki, kırsal kesimden kentlere göç eden Hintçe konuşan nüfusun Hingilizce konuşan kesimlerle etkileşime geçmesiyle birlikte bu dili konuşanların sayısındaki artıştır. Ayrıca kentlerde akıcı İngilizce konuşan iş gücüne ihtiyaç artmakla birlikte, akıcı İngilizce konuşanların sayısı sadece kentsel üst sınıfla sınırlı. Halkın İngilizceye olan sınırlı erişiminin yanı sıra İngilizceye olan artan talebin paradoksuna karşı Hingilizce büyük bir çare olmakta. Teknoloji, küreselleşme, TV’nin yayılışı, sinema vb. unsurlar ise Hingilizcenin yayılmasına olanak sağlayan diğer bir neden.

Diğer yandan, İngilizce ya da Hintçeyi tek dil olarak akıcı konuşan yok. Bu nedenle Hingilizce, Hindistan’da yükselen bir değer. Ancak belirtmek gerekir ki Hingilizce, Hint İngilizcesi değildir. Yani Hingilizce, Hintçe kelimelere İngilizce kelimeler eklemekten ibaret değil. İngilizce kelimeler anlam olarak dönüşüp yeni bir anlam kazanmış durumda. Bu aslında alt kıtanın genel karakteri. Kendisine nüfuz eden her unsuru kendi renklerine boyuyor. Bu anlamda İngilizce kelimeler Hint kültürünün etkisiyle yeni “İngilizce” sözcükler üretiyor. Örneğin, İngilizcedeki “sister-in-law”, Hingilizcede “co-sister” olarak kullanılıyor. Bu anlamda evlilik bağıyla gelen ilişki, Hint halkı için İngilizlere göre daha samimi bir bağ ve bu gerçek, Hingilizceyle birlikte ortaya çıkıyor.

Hingilizce, İngiltere’de Portsmouth Üniversitesi’nde bu yıl ilk defa müfredata girdi ve bu dilin dersi verildi. Hindistan’ın iş hayatının önemli bir iletişim unsuru olan Hingilizce, 2012’de Hindistan’a gidecek İngiliz diplomatlara gitmeden önce dersleri verilmeye başlanmıştı. Şimdi ise bu yeni melez dil, İngiliz öğrenciler için bir eğlence kaynağı. Nedenlerine gelirsek öncelikle Hingilizce, Latin alfabesiyle yazılıyor ve yabancı öğrenciler Devanagari gibi zor ve yeni bir alfabe öğrenmek zorunda kalmıyorlar. İkincisi ise normalde İngilizcede kullanılmayan ve bir anlam ifade etmeyen ama kendi dillerinden gelen sözcüklerle adeta bir kelime oyunu öğreniyorlar. Yani anadili İngilizce olanlar için kendi dillerinden olan kelimelerin farklı şekillerde Hintçe kelimelerle kullanılması ilgi uyandırmakta. Diğer yandan, Hingilizce İngiltere’deki gençler için iş dünyasına açılan yeni bir kapı. İngiltere’nin Brexit sonrası ne durumda olacağı hala merak konusu ve bu belirsizlik, ülke gençleri için endişe teşkil etmekte. Bu anlamda yeni iş fırsatları yakalayabilmeleri için Hingilizceyi önemli bir fırsat olarak görmekteler.

İlk bakışta, Hingilizce, Hindistan’ın sömürge geçmişine olan sempatisinin meyvesi olarak görülse de esas durum bunun tam aksini göstermektedir. Zira dildeki bu melezlik “Kraliçe İngilizce”sine bir tepki olarak algılanabilir. Yani ekonomi ve dünya ile iletişiminde Hint halkına sağladığı yararlar düşünüldüğünde İngilizcenin önemi ortada olsa da saf İngilizce fiili olarak reddedilmekte.

Diğer yandan, ülkede devam eden Hintçenin resmi bir dil değil de ulusal bir dil olarak kabul edilip edilmemesi tartışmalarına çare olup olmayacağı diğer bir merak konusu. Zira Hintçe, ülkenin kuzeyini ve Sanskrit kültürü vurgulayan bir unsur ve özellikle güneyin Dravidyenleri için bu kabul edilemez bir istek. Hindistan’ın bölgesellik karakterini vurgulayan en büyük unsurun dil olduğu düşünüldüğünde, ülkenin huzuru adına ülkenin Cumhurbaşkanı Ram N. Kovind’in Hintçe konuşanların, diğer bölgesel dilleri konuşanlara saygı duyması gerektiğini vurgulaması önemli bir adımdı. Ayrıca avukat ve doktorları İngilizce yerine Hintçe ve diğer bölgesel dilleri kullanmaya teşvik etmesi Hindistan’a kendi değerleriyle yükselebilme kabiliyeti olduğunun dolaylı bir mesajıydı. Bu mesajı vurgularcasına İçişleri bakanı Rajnath Singh ise İngilizcenin, Hindistan’ın ekonomik bir güç olması için gerekli olmadığını, Çin’in Mandarin konuşarak bunu başardığını ifade etmişti.

Hintiçenin alternatifi mi yoksa..

Hintçe konuşmayan halkların huzursuzlukları bir yana, kendi değerleriyle yükselmek isteyen Hindistan için gerek ülke içinde gerekse ülke dışında Hingilizcenin yükselen bir değer olması önemli bir adım olarak görülebilir. En azından kaçamadıkları geçmiş ve gerçekleri “öz değerleriyle” süslemeleri ve bunun ihracatı Hindistan adına mühim bir başarı. Ancak bu başarı, Hint’in bölgesellik karakteri düşünüldüğünde kuzeye has kalacak gibi görünmekte ve Hingilizcenin yanı sıra İngilizcenin diğer bölgesel dillerle olan etkileşimlerinin de meyve vermesi yakındır.