Hint-Pasifik’te Fransa-Hindistan İşbirliğinin Mahiyeti

0

Küresel düzlemde güç Avrupa-Atlantik’ten Asya-Pasifik’e kayarken, Hint-Pasifik bölgesi bu süreçte en önemli yarış alanı olarak kendini göstermektedir. Özellikle hızla yükselen Çin, Batı dünyasını ve bölgesel güçleri fazlasıyla endişelendirmektedir. Bu endişe, Hint-Pasifik’in önemli güçlerinden biri olan Hindistan’ı Batı ile ittifaka daha çok yaklaştırmaktadır. Zira Çin’in bölgedeki, özellikle Hint Okyanusu’nda, artan kural tanımaz, agresif ve meydan okuyan askeri politikaları diğer büyük güçleri harekete geçirmektedir. Bu anlamda ABD, Hindistan’ı Çin’e karşı desteklerken Japonya ve Avustralya’nın da katıldığı dörtlü ittifak kurulmuş, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin katılımı da sağlanarak Hint Okyanusu’nda Çin nüfuzuna karşı işbirliğine gidilmiştir. Bu ülkelerin yanında, bölgedeki ittifaklaşmaya alınıp alınmaması tartışılan bir diğer isim var ki o da Fransa’dır. Bu tür tartışmalar sürerken, Fransa Hint Okyanusu’ndaki köklü varlığını tehlikeye atma derdinde değildir. Bu nedenle, Hindistan ile deniz alanında işbirliğini artırma çabasına girişmiş ve Mart 2018 yılında Macron’un ziyaretiyle de önemli adımlar atılmıştı.

Geçen sene imzalanan antlaşmalar meyvesini vermeye başlamış ve 25 Ocak 2019 tarihinde Hindistan’daki Fransız Konsolosluğu, Mumbai limanına Fransız Donanması’nın uçaksavar destroyer gemilerinin demir attığını duyurmuştur. Fransa’nın bu adımı, Hindistan’ın Hint Okyanusu’nda Çin’e karşı elini güçlendirecektir. Fransa’nın Hint Okyanusu’ndaki tarihi varlığı, Hindistan’ın Fransa’yı bölgede önemli bir güç olarak görmesini kolaylaştırmaktadır. Ancak ikili arasındaki işbirliği, bölgenin stratejik önem kazanması ve önemli bir rekabet alanına dönüşmesiyle hız kazanabilmişti. Çin karadaki askeri birliklerini geri çekip, kaynaklarını hava ve deniz gücüne paylaştırma politikası izleyerek politikasında önemli bir kayış olduğunu göstermektedir. Çin’in, Hint-Pasifik’te hava ve deniz gücünü artırmaya yönelmesi ise bölgede stratejik varlığını sürdüren ve bunu korumak isteyen devletleri doğal olarak alarma geçirmektedir. Bu anlamda, her ne kadar Fransa ve Hindistan deniz alanındaki ilişkilerinin temeli bölgedeki terör ve korsan faaliyetlerine karşı işbirliğine dayansa da, devletlerin ayrı ayrı çıkarları düşünüldüğünde farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır.

Hint Okyanusu’ndaki Fransız Varlığı

Öncelikle Fransa’nın bölgedeki tarihsel varlığı La Réunion, Mayotte, Fransız Güney ve Atlantik Adaları gibi bölgelerde idari olarak devam etmektedir. Bunula birlikte Afrika Boynuzu’ndaki Cibuti ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki kalıcı askeri varlığı, Fransa’nın bölgedeki çıkar ve etkisinin boyutunu ortaya koymaktadır. Napolyon’a Mısır seferini düzenleten, Fransa’nın Hindistan hayaliydi. Fransa, hayalini İngilizlere kaptırsa da Hint topraklarındaki Puducherry bölgesinde, ufak da olsa, izini bırakmayı ihmal etmemişti. Hindiçini bölgesine ilerleyen Fransızlar, Hint Okyanusu’nda da güç elde etmeyi başarmışlardı. Şimdi ise İngiltere gibi Fransa’nın da eski sömürgeleri ile ilişkilerini yeniden diriltme çabaları görülmektedir. Bu çerçevede Fransa’nın Çin’e karşı Hindistan’ı desteklemesinin arkasında yeni dünya düzeninde revize edilen dış politikasının izlerini görmek mümkündür. Dolayısıyla Fransa’nın Hindistan’a yardım ederken, ülkenin bölgedeki artan etkisinden rahatsız olması boşuna değildir.

1,6 milyondan fazla vatandaş ve 9,1 milyon km2 alana yayılan özel ekonomik bölgesine ev sahipliği yapan Fransa için, bölgede özgür, uluslararası kurallara dayanan, terör ve korsancılık faaliyetlerinden arındırılmış denizcilik faaliyetleri son derece önemlidir. Ancak Çin’in bölgedeki girişimlerini özgür denizcilik faaliyetlerinin ihlal edilmesi olarak yorumlayan Fransa, bu yıl içerisinde uçak gemilerini Hint Okyanusu’na göndererek meydan okumuştur. Fransa’nın bölgedeki hassasiyetleri nedeniyle, Hint Okyanusu’ndan geçen uluslararası taşıma hatlarındaki kilit noktalarda Hindistan’ı desteklemektedir. Hindistan açısından ise bölgesel güçten küresel güç statüsüne yükselme yolunda destek aldığı ülkelerin sayısını çeşitlendirme politikası izlemektedir. Çünkü Hindistan, bağımsızlık döneminde izlenen dış politikasında olduğu gibi hiçbir ülkeye bağlantı ve bağımlı olmak istememektedir. Bu anlamda bölgedeki önemli güçlerden bir olan Fransa, Hindistan için önemli stratejik ortaklardan biridir. Çin’e karşı, tıpkı Çin’in yaptığı gibi karasal güce bağlılıktan deniz, hava ve füze savaş kabiliyetlerine daha fazla odaklanması gereken Hindistan için, Fransa ile deniz alanındaki askeri işbirliği ülke için elzemdir. Fakat, ilerleyen zamanda bölgede artan rekabet çerçevesince devletlerin çıkarlarının çatışma tehlikesi gözardı edilmemelidir ve Hindistan, diğer güçlerce Çin’e karşı desteklenirken “piyon” olma tehdidini bertaraf etmelidir.