İnsan Sağlığı mı ?, Ekonomi mi ? Bütün Mesele Bu..

0

Korona salgını sonrası yeni biz düzen kurulacağı söylevlerinin çoğaldığı bu dönemde sosyal yaşamlarımızın çok fazlaca etkilendiği ayrıca yıllarca belli alışkanlıklar ölçüsünden şekillenen iş yaşamının değiştiğini görüyoruz. Yaşanan süreçte siyasi mecralardan salgın sonrası yeni bir dünya düzeni oluşacağı ifade edilen açıklamalar gelmektedir. Zaten dünyanın hemen hemen her kesimini etkileyen bir salgın sonrası büyük değişimlerin olacağını düşünmemek doğru olmaz. Ayrıca salgının ekonomik işleyişe etkisi sebebiyle milyonlarca insanın salgın döneminde ve sonrasında daha çok ekonomik sorunlarla karşılaşması öngörülmeyecek bir durum değildir. Ancak insanların ekonomik sorunlarla karşılaşmasının yanında “kapitalist ekonomik sistem” varlığını sürdürecek mi sorusunun cevabını bulmak gerekmektedir.

Bireyin Salgınla Alışkanlıkları Değişti..

Siyasi aktörlerin salgın sonrası yenidünya düzen kurulacağını ifade ederken hâlihazırda bireyler olarak özel yaşantımızdan başlayarak iş yaşantımıza kadar birçok alanda farklı alışkanlıklar elde ediyoruz. Ancak siyasilerin yeni düzen tartışmalarından anladığımız kadarıyla uluslararası kuruluşların ve birliklerin işlevlerini tartışmaya açacaklarını hatta bu tarzda çok uluslu organizasyonlarının gerekli olup olmadığı noktasından tartışmaların olacağını ön görülmektedir.

Salgınla beraber ekonomik aktivitenin durma noktasına geldiği birçok sektörün doğrudan birçok sektöründe dolayı yoldan etkilendiği bir süreçten geçmekteyiz. Yılbaşında devletlerin ortaya koyduğu büyüme oranlarında ve işsizlik tahmin raporlarının hiçbirinin gerçeklemesinin mümkün olmadığını ifade edebiliriz. Örnek vermek gerekirse siyasi söylevle dünyanın süper gücü olduğu ifade edilen ABD’nin sağlık sistemlerindeki yetersizliği ekonomideki yansıması milyarca dolarla ifade edilmektedir. İşsizlik ödeneğine başvuran sayısının 30 milyon rakamına ulaştığı ayrıca hâlihazırdaki işsizlerin ekonomiye etkisi eklenince çok zor bir ekonomik sınavdan geçmesi muhtemel bir ABD ile karşılaşacağız. Sadece ABD’nin değil dünyanın hemen hemen her ülkesinde salgının ekonomiye etkisi sebebiyle çok büyük bir mücadele verileceği ve ekonomik etkinin olumlu sayısal verilere dönüşmesi için yıllar süren bir çalışmanın ortaya konması gerekmektedir.

 

Sağlık mı, Ekonomi mi ?

Öte yandan birbirine görülmez çok büyük bağlantılarla iç içe geçmiş dünya ekonomik piyasasının salgın sonrası çok büyük bir güç harcayarak ekonomik durgunluğu çözüp ekonomik piyasanın olumlu yönde ilerlemesi için planlar yapmaktadırlar. Ancak salgın döneminde de gördüğümüz üzere ekonominin devam etmesi için insan sağlığının göz ardı edilmesinden de anlaşılacağı üzere kapitalist ekonomik düzen salgın sonrasında değişmeyeceğini rahatlıkla ifade edebiliriz. İnsan yaşamının ve sağlığın ekonomiden sonra gelen bir düzenin değişmesi için küresel ölçekli bir salgının bile yetersiz kaldığı rahatlıkla ifade edebiliriz.

Öte yandan çok uluslu ya da yerel ölçekli şirketlerin yani sermaye gruplarının salgın döneminde verdiği tepkilere bakıldığında kapitalist düzende para her zaman birinci öncelik olup insan sağlığından daha önemli tutulduğunu görebiliriz. Özellikle salgın döneminde basına yansıdığı yönüyle sağlık kuruluşlarına yaptıkları yardımlarla önceliklerinin her zaman insan sağlığı yönündeki algı çalışmalarına rağmen sermaye gruplarının bu tarzda politika yapmalarını sadece reklam çalışması olarak görebilmekteyiz.  Tabi ki ekonomik aktivitelerin devam etmesi insanların işlerini kaybetmemesi çok önemli ve günlük yaşamlarımızdaki ihtiyaçlarımızı karşılayabilmemiz için gerekli parasal kaynağın kazanılması gerekmektedir. Ancak bu dönemde yapılan bazı uygulamaların ve alınan siyasi kararların her daim ekonomik öncelikli bir politika çizdiklerini söyleyebiliriz. İnsan yaşamı ve sağlığın küresel salgında bile ikinci planda kaldığını üzülerek ifade edebiliriz.

Sonuç olarak salgın hayatımızda çok büyük değişikliklere sebebiyet vererek yeni bir yaşam ve düzene geçiş yapacağımızı düşünmekteyiz. Ancak kapitalist ekonomik düzeni hiçbir şekilde değişmeyeceğini söyleyebiliriz. Hatta kapitalist ekonomik düzenin bekçileri olarak nitelendireceğimiz çok uluslu ve yerel şirketlerin salgın döneminde de dahi ekonomik sistemlerin korunması ve devam etmesi yönündeki çaba gösterdiklerini ifade edebiliriz. Hatta inan sağlığı bizim önceliğimiz tarzında açıklama yapan ve salgın döneminde ihtiyaç bulunan sağlık araç-gereçlerin temin ya da üretimde dahi sadece kapitalist düzenin devam etmesinin öngörerek reklam propaganda aracı olarak gördüklerini ifade edebiliriz.

Salgın her şeyi değiştiriyor, kapitalist ekonomik sisteme dokunamıyor.