Kazakistan Nazarbayev’i Arayacak mı ?

0

1989’dan SSCB’nin dağılmasıyla birlikte dünya, Türkiye’den başka Türk cumhuriyetleriyle tanışmaya başladı.  Sovyet zulmünden sonra tek tek bağımsızlıklarını ilan eden Türk cumhuriyetleri o sırada ne yapacaklarını bilmiyorlardı.  Sovyet sonrası bu cumhuriyetlerin bir kısmı Rusya’yla tekrar birleşmeyi dahi düşünürken kimi de Türkiye ile birlikte hareket etme düşüncesinde idi.  Kimi de, Türkmenistan örneğinde olduğu gibi, İsviçre gibi tarafsız ülke olarak varlığını koruma altına aldı.

SSCB Sonrası Geçiş Aşaması

Türk cumhuriyetlerinin ortak özellikleri ise Sovyetler Birliği döneminde o ülkenin valisi komunda olan Komünist Parti liderlerinin SSCB sonrasında devlet başkanı olarak kendilerini göstermeye başlamalarıdır. Sadece Azerbaycan halkı bu süreçte yaptığı mücadele sonunda Halk Cephesi’nin lideri Ebu’l-fez Elçibey’i devlet başkanlığına taşıdıysa da kısa sürdü. Politbüro üyeliğine kadar çıkmış Haydar Aliyev ülkenin başına gelerek Türk cumhuriyetlerindeki klasik resmi tamamladı. Tek adam yönetimleri göstermelik demokratik seçimlerle güçlü lider portresine dönüştürülerek ülkelerin kaderlerinde belirleyici hale gelip ömür boyu devlet başkanı oldular.

Geçişte Nazarbayev Faktörü

Geçiş sırasında ülkesini sallamadan süreci tamamlayan, akabinde ülke nüfusundaki hassas dengeyi gözeten (ülke nüfusunun %60’ı Rus olan), Rusya’yla sınır olan Kazakistan’da Nur Sultan Nazarbayev’in iç ve dış politikada izlediği denge takdire şayandır.  İlk jenerasyon liderler içinde en uzun süre, yaklaşık 30 yıl, iktidarda kalan Nazarbayev Kazakistan’ı bugünlere taşıdı.

Geçen hafta ömür boyu devlet başkanlığına seçilmiş olmasına rağmen Nur Sultan Nazarbayev beklenmedik bir hamle ile devlet başkanlığından istifa ederek tüm dünyanın dikkatinin Kazakistan’ın üzerine çevrilmesini sağladı.

İstifa ile Akla Gelen Sorular

Nazarbayev’in istifası bazı soruları akla getirdi. Bunlardan ilki “şimdi ne olacak? Nazarbayev tamamen elini ayağını sistemden çekecek mi?” sorularıydı. Bir diğeri ise ülkenin demokratik açılımla Rus etkisinden kurtulup kutulamayacağıydı ki bu gibi soruların cevabının bir kısmı hemen ertesi gün yine Kazakistan’dan geldi. Nazarbayev 2020’de devlet başkanlığı seçimine kadar koltuğu Dışişleri bakanı Tokayev’e bıraktığını söyledi. Tokayev’de hemen yemin edip ilk icraat olarak başkent Astana’nın ismini Nur Sultan olarak değiştirdi. Nazarbayev’in fikirlerinin yaşayacağını ifade etti. Nur Sultan ardından ikinci hamlesini yaptı. Devlet başkanlığına vekâlet eden Kazakistan’daki ikinci koltuğa kızı Dariga Nazarbayeva’yı atadı. Aslında iki gün içinde yapılan bu üç hamle gayet açık bir şekilde sonucu ortaya çıkardı.

Kazakistan’da Hanedanlığa mı Gidiliyor?

Öncelikle Nazarbayev’in şahsı koltuktan ayrılmış oldu. Bununla birlikte Nazarbayev hanedanı ülke yönetiminde devam edecek gibi duruyor. Benzer uygulamanın ilk örneği Azerbaycan’da yaşanmıştı. Haydar Aliyev’in oğlu İlhan Aliyev’in iktidara gelmesiyle Türk cumhuriyetlerindeki “hanedan dönemi” başlamış oldu. Özbekistan’da benzer eylem İslam Kerimov tarafından yapılacakken kızının farklı kulvara geçmesi üzerine sistem burada işlemedi. Ama Türkmenistan’da bu sıkıntısız yapıldı. Nur Sultan özellikle Azerbaycan ve Özbekistan örneklerinden hareketle daha hayatta iken koltuğu kızına devrederek dolaylı olarak ailenin selametini de garanti altına almak istiyor. Ama seçimlere daha bir yıl var. Başka gelişmeler olabilir mi? Özbekistan örneğine bakarsak olabilir. Fakat unutmayalım bölgenin en kurt siyasetçisi olan Nur Sultanın yaş tahtaya basmayacaktır. Nitekim geçiş için devlet başkanlığına getirdiği Tokayev’in SSCB döneminde dış işleri bürokrasisinde yetişmiş biri olması, bu iş gerçekleşirken Putin’in dolaylı olarak izninin alınmasıyla Rusya’dan gelecek muhtemel bir hamle şimdiden önlemiş gibi oldu. Ama bu bizi aldatmasın. Zira Nazarbayev gerek Avrasya Ekonomik İşbirliği gerek son 7-8 senededir sessiz sedasız işleyen Türk Keneşi (Türk Konseyi) fikirlerini ortaya atan kişidir ve kurucu üyelerinin en aktifidir. Kazakistan’ın hem Türklükten hem Kazaklıktan hem de Rusya’dan vazgeçmeyen denge politikasını, Nazarbayev’in bu son hamlesinde de uyguladığını görüyoruz.

Denge Adamı Nazarbayev

Bununla beraber ülkenin ham petrolünün kuyudan direk Çinlilere satılması, Kazakistan’daki Çin yatırımlarının yanında belli bir süre Çin’de eğitim almış Kazak siyasetçinin uzun süre başbakanlık tutması dengenin bir başka boyutunu bize göstermektedir.  Tüm bunların yanında Nazarbayev ülkenin petrol ve doğalgazdan kazandığı paraları ABD bankalarında tutmaktadır. Bu da Nazarbayev’in Kazakistan’ı nasıl bir hassas dengede tuttuğunu gösteren bir başka resimdir.  Bu kadar kurt bir politikacının Rus baskıyla istifa ettiğini söylemek saf dillilik olur ama var olan Rus baskısı yumuşak bir geçişle şimdilik by-paslanmış gibi duruyor. Kazakistan’dan Nur Sultan Nazarbayev’in durumunu önümüzdeki aylardaki gelişmelere bakarak konuşmak lazım, şu an için kesin cümleler kurmak henüz erken gibi…