Koku Medeniyeti

0

Her varlığın olduğu gibi medeniyetlerinde bir dokusu ve kokusu vardır. Hemen hemen hayatımızın her alanında kendisini sessiz ve etkili bir biçimde hissettiren koku, latinceden fumum (latince duman anlamında) kelimesinden gelmektedir. Perfumum da dumanla yükselen anlamına geliyor. Bu kadim sözcük bugün sürülebilir kokular için kullandığımız parfüm kelimesinin de kökenini ortaya koymaktadır. İlk insanın kokuyu ağaç zamk ve reçinelerini yakarak elde ettiği bilinmektedir. Mısır tapınağında güzel kokular macundan top haline getirilip ateşe atılıyordu. Yunan medeniyetinin temsilcilerinden olan Büyük İskender ise Acem seferi sırasında kokulara çok düşkün olduğundan dolayı, topladığı güzel kokulu bitki ve çiçek tohumlarını Atina’daki hocası Theophrastus’a yollamıştır. Böylece kokular batı üzerinde kendi hinterlandını oluşturmaya başladı. Yağ formunda parfümlerin ve parfümlü bakım kremlerinin üretildiği, hem de kokulu bitkilerin muhtelif kumaşı kokulandırmak için kullanıldığı Roma, sıkı bir koku medeniyeti olarak kabul edilmektedir. Çamaşırların yıkandıktan sonra lavanta çiçekleri atılmış su içinde dinlendirilmeleri de Latince “yıkamak” anlamına gelen “lavare” kelimesinden bitkiye isim olan “lavanda” kelimesinin doğmasına neden olmuştur.

Mısır’daki esaret ve zulümden kaçan İbraniler beraberlerinde pek çok sanat gibi parfüm sanatını da batıya taşımışlardır. 1370 Macarlar’ın Kraliçe Elizabeth’inin kullanımı için Macaristan topraklarında üretilen parfüm, dünyadaki ilk modern parfüm olarak kabul edilmektedir. Alkolden oluşan bir solüsyon içerisinde esansların çözülmesini sağlayarak üretilen bu parfüm, bütün Avrupa’da ‘Macar Suyu’ olarak isimlendirilmektedir. Parfüm kokunun özü olan yağlardan elde edilmekteydi. Batı’da bir dönem sadece yüksek din adamlarınca imal edilip kullanılan bu yağ formundaki parfüme “mesh yağı” deniliyor. Ayrıca “mesh”, “silmek-ovmak” anlamında bir kelime ve kökeni İbranice “mişah” kelimesi. Peki, Batı dillerindeki “masaj”ın da kökenini oluşturan mesh yağının sürüldüğü kişiye de Mesih denilmektedir. Mesh etmenin Yunancası khrein, mesh edilen kişi ise khristos. Bu kelimenin İngilizcedeki karşılığı ise “Christ”! Bu kelimeler hem Musevilik hem de Hristiyanlıkta kokunun kutsal kimliğinin açık kanıtlarıdır. Hazreti İsa’nın doğumunda hürmetlerini sunmak üzere bebeği ziyarete gelen müneccimler yanlarında birer hediye getiriyor. Bu hediyelerden biri altın, diğeri mürrüsafi, üçüncüsü ise günlük ağacı. O zamanlar altına eşdeğer olan bu iki kokulu hediyenin hala kiliselerde yakılan tütsülerde kullanıldığını düşünürsek, “kilise kokusu” olarak bildiğimiz bu koku en baştan beri Hristiyanlığın kurumsal kokusudur.

Diyarbakır Parlı Camii (İpariye Camii)

Misk, safran, öd ağacı ve kafuru gibi pek çok kokulu malzeme ise son gelen din olan İslam’ın kurumsal kokularıdır. Evliya Çelebi anılarında bugün ki ismi Diyarbakır olan İpariye Camii’nin (parlı camii) inşaatı sırasında minarenin harcına misk tozu karıştırıldığından bahsediyor. Koku moleküllerinin ısıyla yükselip hissedilir olduğunu düşünüldüğünde, bu karıştırma sonucu gün doğumuyla beraber belirginleşen güneş ilk olarak minare yüzeyine dokunmaktatır. Güneşin sıcaklığı ile ısınan minare etrafa güzel kokular yaymaya başlıyor. Minare imgesiyle görme duyusuna, okunan ezanla işitme duyusuna ve yükselen misk kokusuyla da koklama duyusuna uyarı gönderilmektedir. Böylece hitap edilen duyular sayesinde, ibadet sırasında motivasyon ve manevi haz ortaya çıkmaktadır. 17. yüzyılda Evliya Çelebi’nin tanık olduğu bu durum, günümüzde birden fazla duyuya hitap eden mesajları konu alan pazarlama disiplini “duyusal pazarlama”nın tarihteki ilk örneklerinden birisidir.

Birleşik Doğu Hindistan Şirketi (Vereenigde Oostindische Compagnie-VOC) 1602-1796.

Avrupa’da sistemin başlangıcının bir ayağını sanayi devrimi oluşturuyorsa, diğer ayağını da baharat ticaretini ellerinde bulunduran tacirlerin hayatımıza soktuğu unsurlar oluşturmaktadır. Örneğin Hollandalılar, 1602-1796 tarihleri arasında Birleşik Doğu Hindistan Şirketi’ni (Vereenigde Oostindische Compagnie-VOC) kokulu maddeler ticaretiyle bir dünya devine dönüştürmüştür. Hindistan üzerinden koku ticareti yaparak büyük bir güce dönüşen ve ardından halka arz edilen bu şirket; ilk hisse senedinin, ilk modern hisse senedi borsasının (Amsterdam Borsası) ve modern merkez bankalarının öncülerinden “Amsterdamsche Wisselbank”ın kurulmasını sağlıyor. Koku ticaretinden elde edilen ekonomik güç ile bu kuruluşlara kaynak sağlayan Birleşik Doğu Hindistan Şirketi; aromatik yağların potansiyel gücünü de ortaya koymuştur. Ayrıca şirket, Hollanda Parlamentosu adına ordu bulundurma, işgal ve fetih yapma, mahkeme kurma, idam cezası verme ve para basma gibi olağanüstü ayrıcalıklara da sahipti…
Bir sonraki yazımızda kokunun özellikleri, şirketlerin kurumsal kokuları, kokuların hatıralar ve psikoloji üzerindeki etkilerini siz değerli okuyuculazımız ile paylaşacağım.

Yazımızı Hz. Mevlana’nın güzel sözü ile tamamlıyoruz;
Kokuların en güzeli Gönül kokusudur; çünkü o koku Rabbin kokusudur. O koku kırık gönüllerde, mağlup ruhlarda bulunur.”