Küreselci-Ulusalcı Kavgasında Macron ve Trump

0

Malum, haftalardır Almanya’yı yazıyorum, artık biraz tarih dersine ara verelim dedim. Son haftalarda ABD ve Fransa’daki gelişmeler bana anılarımı hatırlattı. 1919 yılında Paris’te ne kıyametler kopmuştu. Küreselci denen meşhur ailelerin ayakçısı meşhur Ermeni Gülbenkyan’dı. Bunların ellerine fırsat geçmişti. Çünkü Osmanlı’yı yenince, haritalar ellerine geçti. Oturdular, cetvellerle harita çizen siyasilere etki etmeye çalıştılar ki belli ölçüde de başarılı oldular. Paris’te barış yaparak, ilk defa sermaye ve siyasilerin ortak tek dünya hâkimiyeti teorilerinde birleştiler. Ama Küreselciler baskın oldu. Bu Küreselci arkadaşları Hitler’in onları parçaladığı günlerde kimse kâle almamıştı. Ama yavaş yavaş güçlerini gösterdiler. Bu arada siz gibi diğer ülkelerin tamamı da teorilerin etkise girdi. Ben oraya fazla girip, karşı zihin kontrol hamlelerine girmeyim. Ama sadece şunu hatırlatayım: Batı size karşı bir “Ankebut” yani örümcek gibi yaklaşıyor. Malum örümceğin gücü ağındadır. Burada bu faslı açmamdaki asıl amaç, baş örümceğin ağındaki diğer örümcekleri size anlatmamdır, bunu unutmayın! Şunu da unutmayın ki en zayıf ağ, örümcek ağıdır; dokununca yok olur gider. Dolayısıyla örümceği yok edecek inançlı ellere ihtiyaç var. Onun da fazlası sizde mevcut.

Gelelim örümceğin yaptıklarına.. Sadece Türkiye’de değil, bütün İslam ülkelerinde teoriler hep tutuyor. Şimdi gerçek bir örümcek nasıl çalışır, onu anlayalım. Örümcek, önce bir ağ kurar. Merkeze kendini alır. Herkesi ağa katar ve ardından zevkini çıkarır. Herkes artık o ağdaki ya örümceğin yemi ya da kuklası olur. Ama burada “ağda birden fazla örümcek olursa ne olur?” sorusunun cevabı esastır. Bu konuda arkadaşları çok uyardım. Bu ağlara, adına ister network, ister Facebook, ister bilmem ne deyin, bir gün elinizde patlar dedim. Çünkü Hristiyanlar kendi aralarında tek parça değildir.  “Mezhepsel farklılıklar nedeniyle ayrı görüşleriniz var” dedim. “Her fırsatta birbirinizi yediğiniz ortadadır. Ayrıca Yahudiler sizden (Hristiyanlardan) nefret ediyor. Onlar, Hristiyanları kendine köle etmek derdindeler” dedim. Ancak nasihatimi pek dikkate almadıkları görülüyor.

Bu arada Müslümanlara da bir müjdem var: Onlar tek parça gibi görünse de, burada onlardan kast edilen Yahudi ve Hristiyanlardır, Yaratan diyor ki “onların arasında kıyamete kadar nifak çıkaracağım, birbirleriyle uğraşacaklar.” Ayetin manası açık…   Anlamadığım ise siz Müslümanların hep tek dünya hâkimiyet teorilerinde oltaya takılıyor olmanız. Komplo teorilerinin hepsinin Yahudilerin eseri olduğunu unutmayın! Bir de her tartışmanızın altından ya masonlar çıkar, yahut da Yahudileri güçlü olarak görürsünüz. Ancak tüm bunların hepsi Yahudi palavralarıdır. Esasında Yahudiler veya Hristiyanlar Müslümanların karşısında güçsüzdür. Burada anahtar mesele, Müslümanların gerçekten iman etmiş ve gerçek Mümin olmalarının gerekliliğidir. Yoksa tuzağa düşersiniz, şimdi olduğu gibi.. Her neyse, unutmayın ki inanıyorsanız güçlüsünüzdür.

Trump ve Macron’un Durumu

Trump ve Macron örneğindeki kavganın özü de bundan ibarettir. Küreselci denilen ekip Yahudi’dir. Kendilerini çok akıllı görseler de aslında geri zekâlılardır. Unutmayın, Allah Yahudileri lanetlemiştir. Bu arkadaşlar kurnaz, hırslı, egosantriktir. Getto geleneğinden geldikleri için birlikte hareket ederler. Güçleri buna dayanır. Hareket ederken ekonomiyi kullanarak, gittikleri yerlerdeki siyasi gücü etkilemeye çalışırlar. Etkileme stratejilerinde ise “ağ” önemlidir. Bu uygulamayı 16.yy’dan itibaren keşfetmeye başladılar. Şu anda Davos, dünya bankası, sigorta ve sağlık sistemi gibi birçok alandaki hâkimiyetlerini dünyayı kontrol etme amaçları için kullanmaya çalışıyorlar. Ancak sanıldığının aksine başarılı değiller. Ekonomik güçleriyle siyasi iradeye etki edip, onu yönlendirerek sonuç alma derdindeler. Fransa örneğinde olduğu gibi, fiilen kendi adamlarını iktidar ederek güç elde ediyorlar.  Ulusalcılar ise (Türkiye’deki ulusalcılarla bunları karıştırmayın) siyasi irade ve liderleriyle hareket edip halk desteğini alarak, oligarşik ve ekonomik grupları ekarte ederek muktedir olmaya çalışıyorlar.

Trump “Küreselci mi?” Hadi Canım!

İlk bakışta, bu tanım çerçevesince, Trump Küreselci gibi gözüküyor. Diyeceksiniz ki Yahudi damadı Netanyahu’ya sevgi nameleri söylüyor, kafaya kep takıyor. Ama sistemi yıkmaya çalışması, yani örümcek ağını yırtma teşebbüsleri, Trump’ın durumunu tartışmaya açıyor. Sadece şunu vurgulamak lazımdır: Trump’ın hitap ettiği kitle “yerelcidir” ki zaten sistemin ayarlarını halkın tercihlerine göre değiştirmek istiyor. Önümüzdeki haftalarda yine beni çağırdığı zaman kendisine sorar, size dönerim. Gelelim Trump’ın son hamlesine.. Bu arkadaş, Suriye krizini fırsat bilip, generalleri saf dışı etti. Küreselcilerin çıkarlarına göre hareket eden Pentagon ise ciddi bir darbe aldı. Dolayısıyla ABD’deki maçta Küreselciler şimdilik bir-sıfır yenik devam ediyor. Ama karşı harekete geçeceklerdir.

Macron’a gelince, bu arkadaşın durumunu daha önce de yazıp durdum. Tam bir “projedir”. Genellikle proje kelimesi Yakın Şark’taki ülkeler için kullanır. Fransızlar küresel güç olmak(!) için zamanında Napolyon eliyle denemeler yapmış olsalar da, bu amaçlarında fazla başarı sağlayamadılar. Fransızları da sadece ihtilallerinden dolayı severim. Horoz olarak bir iş yapıp tarihe geçtiler ama sadece orada kaldılar. Küresel stratejide kafaları İngilizler kadar çalışmaz. Macron’un Paris’teki çıkışının ardından Suriye’deki aktif katılımı, AB ordusu tartışmalarında öne çıkması, İngiltere ve Almanya’yı saf dışı etme adımları ve Trump’a ayar vermesi büyük adımlar olarak görülse de, Sarı Yelekliler konusunda gol yemesi projenin sakat taraflarını bize göstermiş oldu.  Fransa’daki duruma baktığımızda Küreselciler burada da gol yediler. Macron, Sarı Yeleklileri ülke gündeminden düşürmek için Suriye’de rol almaya başlayıp aklı sıra ABD’yi fırçalıyor. Ancak Macron Suriye’de bir şey yapamayacak çünkü Türkiye’nin yolu açılmaya başladı. Bu da ayrı bir yazı konusu.

Merkel ve Putin’in durumunu da sonra konuşalım.