Macron,AB Liderliğine Giderken, BM Ve Paris’teki Koltuğundan Olacak Gibi…

0

Genç Fransız Başkanı Macron, Le Pen iktidarı ele geçirmesin diye apar topar Fransız halkının önüne konuldu.Bugünlerde Fransa’da yaşananlar Macron’un en büyük sınavında sınıfda kalmasını sağladı.Fransız halkının ihtilal geçmişi “hak verilmez alınır” prensibini en küçük hak ihlallerinden hemen devreye girmesini Macron’un   bilmediğini bir kez daha ortaya çıkardı.Şehirli mutlu kitlerin peşinden koştuğu Macron, Fransız orta ve alt gelir gruplarının hayat pahalılığı ile mücadelerinde etkisiz politikalar izlemesinin sonuçlarını şimdi Paris sokaklarında görüyor.

Macron, iktidarının ilk yıllarında   arkasına aldığı rüzgarla hızlı yol aldı.Bu süreçte halkın ekonomik sorunlarına çare olacak kalıcı politikalar üretemedi.Rüzgarın etkisiyle halk bunu fazla göremedi.Rüzgar,Avrupa ve Dünya arenasında da etkisini gösterdi. Suriye krizinde, AB nin Güvenlik politikalarında,  enerji stratejilerinde aktif olan Fransa, İngiltere’nin AB den çıkmasından sonra Almanya’yı AB içerisinde dengeleyecek güç olarak lanse edildi.Brexit olayında Almanya ile birlikte duruş sergileyen Macron, İngiltere’nin  AB den itilmesinden sonra hızlı bir şekilde boşluğu doldurabileceğini düşündü.

Macron’un rüzgarının  azalmasının ilk belirtileri Brexit olayı kesinleştiği tarihten itibaren görüldü. Geçen haftalarda yaşanan İki olay birbirleriyle birlikte okunduğunda farklı bir mana kazandı. Olaylardan biri Sarı Yeleklilerin gösterisi diğeri de Fransa’nın BM üyeliği ilgili Almanya’nın çıkışı…

Macron,Sarı Yeleklilerde Hesap Hatası Nerede Yaptı.

Macron,Sarı Yeleklilerideki en büyük hatası yapılan akaryakıt zamlarına halkın tepkisini  doğru okuyamadı. Yapılan zammın makul olduğu düşünüldü.Doğaçlama başlayan tepkiler kısa sürede  Paris’in göbeğinde dumanların yükselmesine neden oldu.Sarı Yeleklilere halkın verdiği desteğin %70 olması Macron’un geri adım atmasını sağladı. Hükümetin yapılan gösterileri vandallık olarak değerlendirdi. Göstericiler anarşist olarak  lanse edildi.Aşırı sağ ve sol göstericilerin aralarına sızmasını el altından teşvik edildi.  Sarı Yelekliler bunların hiçbirine fırsat vermedi.  Böylelikle Macron’un ekibinin bütün planları çöktü.Halk desteği düşen genç başkan önce göstericilerle anlaşma yoluna akabinden de zamları geri çekerek imajını düzeltmeye çalıştı.Bu hamle yeni gösterilere zemin hazırlayacaktır.Nitekim hafta sonu y 4. büyük dalganın gündeme geleceği buna çiftçiler ve öğrencilerinde  katılacağı  Fransız medyasında konuşulmaya başladı.Bu olayda arka arkaya Macron sınıfta kaldı.Onu destekleyenler bile yavaş yavaş farklı alternatif isimler düşünme noktasına geldiler.

Almanya, BM deki Fransızların Koltuğuna Talip

Macron’a geçen haftalarda yapılan en büyük  darbe Merkel’den geldi.Merkel, AB tartışmasız lideri olduğunu bir kez daha gösterdi. AB ordusu ortaya atan Macron, askeri gücüyle AB’deki liderlik yarışında üstün olmayı düşündü.Ama olaylar ters  tepti.Askeri  ve siyasi güç AB kuruluşdaki çimento olmaması Fransa’nın istediği sonucu almasına engel oldu.Çünkü, AB nin temelinde ekonomik  güç kurgusu siyasi ve  askeri gücü etkisizleştirdi. Bu açıdan AB ye baktığımızda   tek ekonomik güç  Almanya olduğu görüldü.Almanya  ekonomik gücü sayesinde ABnin  en büyük karar alıcı mercii haline geldi.

İngiltere’nin AB den Ayrılması Dengeleri Değiştirdi.

Geçen hafta AB  ve ülke parlemontalarında İngiltere’nin Brexit kararının kesin onaylanmasıyla  AB deki bütün kartlar yeniden karılmaya başladı. Almanların  üstünlüğüne engellemek için Fransa’nın yaptığı  içi boş çıkışları Merkel  hızlı bir şekilde savuşturdu.Nihayetinde Almanya yıllardır içinde  gizlediği “Küresel Güç Olma”sevdasını yüksek sesle seslendirmeye başladı.Almanya, Fransa’ya açık bir teklifte bulundu.Fransızlara BM’deki   koltuğunu Almanya’ya bırakması istendi.Bu teklif, BM sistemini dolaylı olarak dünya düzenini de yeniden kurgulanmasına sebep olacak hamlelerin ilk adım olduğunu unutmamız gerekir.Almanlar, İngiltere’nin AB ayrılmasından sonra  Fransa’nın diğer üyelerle aynı ağırlıkta olmadığında dolayısıyla AB haklarını koruyacak ve veto yetkisini kullanacak gücün Almanya olduğunu Merkel geçen hafta Macron’a medyanın önünde söyledi. Almanlar  “Küresel güç” söylemlerini artık hayata geçirmek için eline geçen fırsatları değerlendireceğini açıkça gördük. Macron’un teklife hayır cevabını vermesi ardında Paris’de yaşanan Sarı Yelekliler krizi ile bir kez daha Almanların haklılığını ispatladı.

Sonuç olarak şurası netleşti. AB de baskın ve etkin güç Almanyadır.BM veto yetkisini kullanan üyeler durumlarını yeni güç merkezlerine  göre bir kez daha gözden geçirmeleri gerekecektir.Biz bu tartışmaları önümüzdeki günlerde daha fazla duymaya başlayacağız.Bu arada Fransa’nın artık seviye kaybederek halk gösterilerini dahi çözemeye alt sınıf ülke kategoresine indiğini herkes gördü.