Macron’un Kabusları Bitmiyor; Asırlık Notre Dame Kilisesi Yandı..

0

Paris’te Hz. Meryem’e ithaf edilen katedrallerin çoğu bu isimle başlar: ‘Notre Dame’, kadınımız, annemiz, yani Hz. Meryem. Bu yapıların en eskisi Paris’teki Notre Dame Katedrali, 8 saatten uzun süren yangında ciddi hasar gördü.

Notre Dame de Paris Katedrali, yaklaşık 800 yıl önce Paris’te Seine nehri yakınında inşa edildi. Şehrin Başpiskoposu Maurice de Sully göreve geldiği gibi Paris’in şanına yakışacak bir katedral yapılmasına karar verdi.

Başpiskopos, bugün gotik olarak adlandırılan mimari tarzda tasarladı katedrali. Paris gibi bir şehre görkemli bir katedral yakışırdı ona göre. Kral VII. Louis’den de onay ve destek aldı proje.

Katedralin yapımında tüm Paris seferber olmuştu
Bugün, 2019’da herkes yanan tarih ve kültürel miras için üzülüyor. Sadece Paris halkı değil, bütün dünya.

Elbette Paris halkının üzüntüsü bir başka olmalı. Kral VII. Louis’den onay alan katedrali, kentin soyluları, kilise cemaati ve halk el birliğiyle inşa etti. Herkes ya parasını, ya emeğini ya da deneyimini ortaya koydu, Tanrıya ve Hz. Meryem’e ithafen…

1163 yılında başlayan inşaat ancak 1272 yılında tamamlanabildi. Katedralin yapımı titiz çalışmalar nedeniyle 100 yıldan uzun sürdü. Usta mimarlar usta zanaatkarlarla birlikte ortaya kentin simgesi olacak Notre Dame de Paris’i çıkardı.

Eyfel Kulesi vs. Notre Dame de Paris
19. yüzyıl sonlarında Eyfel Kulesi’nin Paris’in sembolü olacağı söylentisini kilise ve dindar kesim tepkiyle karşıladı. Asırlardır kentin bir sembolü zaten vardı; bu Notre Dame Katedrali olarak görülüyordu.

Eyfel kulesi kuşkusuz Paris’in simgelerinden biri haline geldi. Ancak Notre Dame Katedrali’nin önemini asla gölgede bırakamadı.

Katedral, 8 asırdan uzun süredir önemli dini ve politik ritüellere de mekan olmaya devam ediyor:

13. yüzyılda Tunus’ta ölen Kral Louis’nin naaşı Parisliler huzuruna burada getirildi.
Kral Philippe le Bel tarafından, Fransa Krallığı’nın ilk parlamentosu Notre Dame Katedrali’nde toplandı.
Kral IV. Henri’nin eşi Marguerite de Valois burada Hristiyan oldu.
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sonunda ‘Te Deum’ dini marşı Hristiyanlarca burada söylendi.
Defalarca Katolik aleminin dini liderleri burada ağırlandı.

Victor Hugo’nun kalemiyle hayat buldu

19. yüzyılda değerini yitirmeye başlayan ve bakımsızlaşan katedralin elinden romantizm akımının Fransa’daki temsilcilerinden Victor Hugo tuttu.

Hugo’nun kaleminden çıkan “Notre Dame’ın Kamburu” (Notre Dame de Paris) romanın geçtiği mekan, Paris’in merkezindeki Notre Dame Katedrali’ydi. Hugo kitabında Parisliler için önemi büyük olan bu gotik yapının değerinin bilinmediği mesajını veriyordu.

Üstelik katedral ilk defa alevlere teslim olmadı. Hugo’nun romanında da dünkü yangına benzer bir yangın tasvir ediliyordu:

“Tüm gözler katedralin tepesine doğru yükseldi. Burada olağanüstü bir manzarayla karşılaştılar. Galerinin en yukarısında, merkezdeki pembe penceresinin de yukarısında, iki kule arasında hırçın alevler yükseliyordu.”

Roman tüm dünyada takdir topladı. Hugo, ilgiyi bu unutulmaya yüz tutmuş birkaç asırlık çınarın üzerine çekmeyi başarmıştı.

Halk yıkılacağı düşünülen Notre Dame’ın yeniden eski ihtişamına kavuşması için seferber oldu.

Hâla kentin simgesi
Her yıl Paris’i görmeye gelen milyonlarca turistin ilk ziyaret ettiği yapılardan Notre-Dame Katedrali. Bünyesinde bulunan binlerce eser ve olağanca ihtişamıyla misafirlerini ağırlıyordu düne kadar.

Katedrali sadece Hristiyanlara ait bir ibadet merkezi olarak görmek çok yanlış olurdu. Notre-Dame, din, sanat, mimari, tarih ve ihtişamın buluştuğu insanlığa ait kültürel bir miras olarak var.

Notre-Dame Katedrali’nin, dünyanın kültürel başkentlerinden biri olan Paris için önemi neyse insanlık için de öyle. Belki de b u yüzden birçok kişi, yangın esnasında kendisine ait bir şeyi kaybediyormuş gibi hissetti.