Manhattan’da Bir Bankta Oturmuşuz

0

Her zaman görmeyi arzuladığım meydanda bir yürüyüş yaptıktan sonra Manhatttan tarafında olan ve Brooklyn Köprüsü’nün manzarasını gören bir bankta oturdum(Orada bank falan yoktur, tamamen uydurmadır). How I Met Your Mother’in bir bölümünde geçen bir cümle aklıma takıldı. “New York’ta yaşayıp Woody Allen’i görmemek mümkün değildir” gibi bir cümle… Etrafıma bakındım. Kimseler yoktu(Orada pek çok insan vardır, tamamen uydurmadır).  Üzerinde kocaman “Kafka” yazılı çantamdan Cohen’in “Görkemli Kaybedenler” adlı kitabını çıkarıp, altını çizdiğim yerleri okumaya başladım.

Woody Allen(Woody Allen diye biri yoktur, tamamen uydurmadır): “Hayatta işe yaramak için fazla nevrotik olan ama yalnızca sanatta bir işe yarayan(Deconstructing Harry).”

G’: Şey, kaybeden olmak mı? Hem de görkemlisinden. Gel otur, yaşlandın zaten ayakta durma, düşeceksin kafanı falan vurup başıma kalacaksın.

Nejat İşler: “Hep kazanmak için oynayanları küçümsüyorum. Çünkü kaybetmek müthiş bir his(Bavul Dergi Sayı 2).

G’: Ben kaybetmekten öte, maziye takılı kaldım. Bir büyüğümü kaybettim, hiç olmayacak bir zamanda. Ve durmadan onla geçen zamanlarımı düşünüyorum. Her biri büyü dolu olan anlar. O ölünce Max Weber haklı çıktı: büyü bozuldu. Benim neyim var Nejat abi?

Woody Allen: “Hayalperestsin, beceriksizsin, sakarsın(Play İt Again, Sam).”

G’: Özür dilerim(Burada özür falan dilenmedi, tamamen uydurmadır).

Woody Allen: “Nostalji inkâr demektir, şimdiki acı veren zamanın inkârı(Midnight İn Paris).”

Milan Kundera: “Görünüşte şimdiki andan daha açık, daha keskin, daha elle tutulur bir şey yoktur. Ama tümüyle bizden kaçar aslında. Yaşamın bütün hüznü de buradadır(Roman Sanatı).”

G’: Her an aslında nostaljiye dönüşmekte, şimdi dediğimiz her an geçmişin birer zerresi oluyor. Eğer insan ölümsüz olsaydı geçmişin bir önemi kalır mıydı? Peki, ben şimdi sussam ne olur? Bu anımız da geçmişin karşı konulamaz hücrelerine mi hapsolur?

Oğuz Atay: “Bütün şehir, gereksiz edebiyattan temizlenmiş olurdu(Tutunamayanlar).”

G’(G’ diye biri yoktur, tamamen uydurmadır): …

Büyülü kentin büyülü bankındaki sohbet kısa sürmüştü. Oğuz abinin sözlerinden sonra oluşan sessizlik bu dört erkeği rahatsız etti. “Ne yapıyoruz biz burada ulan?” dercesine birbirimize baktık, aradan geçen on yedi saniye sonra bankta yalnız kaldım.

Not: Görsel, Woody Allen’in Manhattan adlı filminden alınmıştır.