Modi ile Herşey Mümkün!

0

Hindistan birkaç ay sonra gerçekleşecek genel seçimlere hazırlanırken, 7 Ocak 2019 günü ülkede tarihi bir karar alındı. Modi hükümeti, ekonomik olarak zayıf üst kastlar için %10 oranında kota artırımı yasasını kabul etti. Belirtildiği üzere burada can alıcı kısım, üst kastlara rezervasyon verilmesidir. Zira Hint anayasasına göre kota hakkı, “sosyal ve eğitimsel olarak geri kalmış kesime” verilen bir haktır. Şimdi ise bu hak üst kastlara sunuldu. Hint anayasasına göre kast sistemi lağvedildiğinden, ancak hala sosyo-dini hayatın büyük düzenleyici olmaya devam eden, sistemin etkilerinin kalkması beklenemezdi. Özellikle Hindu çoğunluğun yaşadığı ve dindar bir karaktere sahip Hint karakteri düşünüldüğünde bu imkânsız bir durumdur. Ancak bağımsızlıkla birlikte sözde seküler bir yapıya bürünen Hindistan için, kast sistemi kılıf değiştirdi, kast sisteminin dışında kalan Dalitlere ise Tarifeli Kastlar denildi. Kabileler ise Tarifeli Kabileler olarak adlandırıldı. Anayasada sosyal ve eğitimsel olarak geri kalan kesim denildiği için bu kesime kast sisteminin “ayak” takımını oluşturan Shudra kastı da Tarifeli Kastlar’dan sayılıyordu. Ancak daha sonra eski Dalitlerle aynı kategoride anılmak istemeyen Shudralar da Diğer Geri Kalmış Kastlar olarak adlandırıldı ve kota sisteminin içinde yer aldılar.

Hindistan’daki kota ya da rezervasyon sistemiyle amaçlanan, anayasanın da belirttiği gibi, toplumun sosyal ve eğitimsel olarak geri kalmış kesimin hakkını gözetmek ve onların üst kastlar tarafından ayrımcılığa uğramasını engellemektir. Bunun için halk genel kategori ve tarifeli kategoriler olarak ikiye ayrıldı. Genel kategoriyi kast sisteminin üst kastları teşkil etmektedir, yani eski dini metinlere göre de bunlar “Brahman, Kshatriya ve Vaishya”lardır. Shudra, Dalit ve Kabileler ise yukarıda belirtildiği gibi tarifeli kategoriye tabi edildiler. Bu kategorileşme sadece Hindulara özgü değildir. Hindistan’ın azınlık kesimini oluşturan Müslüman, Hristiyan ve Sihlerin arasında da kast sistemi mevcuttur ve benzer kast sistemi oluşumlarını ve kast sisteminin anayasal kaldırılışı sonrası aynı kategorileşmeyi bu dinlere mensup Hint vatandaşlarında da görmek mümkündür. Tıpkı dün fakir üst kastlara verilen %10’luk kota hakkından, Müslüman ve Hristiyan dinine mensup üst kastlarında da faydalanabileceği gibi. Görüldüğü üzere, Batı’nın dayattığı siyasi düzen ve kavramlara rağmen her millet gibi Hint de kanunlarının ruhunu korumaya ve yaşatmaya devam ediyor.

Muhalefet ve Dalit siyasi liderler, hükümetin bu hareketini seçim öncesi bir “hile” ve “ustalık işi” olarak yorumladı. Zira hükümetin böylesi bir hareket için neden 4 yıl 8 ay beklediği gibi eleştiriler yöneltildi. Ayrıca Tüm Hindistan Meclis-i İttihad-ı Müslimin partisinin lideri Asaduddin Owaisi ise hükümetin bu kararının anayasaya uygun olmadığını, zira anayasaya göre kota sisteminin sadece sosyal ve eğitimsel olarak geri kalmış kastlara yani eski Dalit ve Shudralara verilebileceğini açıkladı. Yine 1992 Yüksek Mahkeme kararına göre üst kastları kapsayan genel kategorinin %50 sınırını aşamayacağını belirtti. Zira bu yasa ile genel kategorinin hakkı %50’den %60’a yükselmiş oldu. Kota sistemine göre yüksek eğitim kurumlarına ve devlet sektöründe istihdam için eski Dalit ve Shudraların mağdur olmaması adına onlara rezervasyon ayrılırken, onların doldurduğu alan dışında kalan yüzdeliği ise üst kastlar teşkil etmektedir. Modi hükümetinin bu kararının anayasaya aykırı olduğu söylense de hükümet bunun için de adım atmış, söz konusu anayasa maddesinin değiştirilmesi ve sosyal ve eğitimsel olarak geri kalmış kesim betimlemesinin yanına ekonomik sıfatının da eklenmesi kabul edilmiştir.

Bu yeni hükme göre yılda 18 Lakh’tan daha az kazanan, 5 dönümden az tarım arazisi sahibi olan, bir kasabada 1000 fit kareden az evi olanlar, hükümetin belirttiği alanlarda 100 fit kareden az evi olan ve belirtilmeyen alanlarda 200 fit kareden küçük evi olanlar %10’luk kota hakkında faydalanabilecekler. Böylece Modi hükümeti tarihi bir adım atmış olup “kast”ı rezervasyon için tek uygunluk kriteri olmaktan da çıkarmış oldu. Modi’nin bu adımının seçim öncesi üst kastlara verilen sus payı olarak yorumlayanlar da var. Bunun yanında Hindu Mahasabha (Hindu Büyük Meclisi) ise bu oranın yeterli olmadığını belirtmiştir. Modi’nin seçim öncesi bu zekice adımı neden attığına gelirsek, Hint Yüksek Mahkemesi alt kastların Tarifeli Kast ve Kabilelere Karşı Zulmü Önleme Yasası’nı kötüye kullanıldığını hükmederek, üst kastların lehine bir karar almıştı. Bu yasaya göre üst kastlar tarafından mağdur edilen bir alt kast mensubunun şikayetiyle, şikâyet edilen üst kast üyesi hemen sorgulanıp cezalandırılabilirken, Yüksek Mahkeme’nin kararı sonrası ilk olarak cezanın soruşturulması için bir memur atanması kararlaştırılmış ve zanlının gerektiğinde de kefalet ile serbest kalabilmesinin yolu açılmıştı. Ancak Nisan 2018’de Yüksek Mahkeme’nin bu kararına alt kastlar ülke geneli bir protesto ile karşı çıkmış, uzun süren gösteriler sonrası hükümet mahkemenin kararını geri çekmek zorunda kalmıştı.

Modi hükümetinin alt kast lehine verdiği bu karar ise mevcut iktidar partisi olan BJP’nin temel destekçilerinin üçte birini oluşturan üst kastları fazlasıyla rahatsız etmiştir. Diğer Geri Kalmış Kastlar ve Yeni Dalit diye adlandırılan ve ekonomik olarak yükselen kesim de diğer üçte ikiyi teşkil etmektedir. Alt kastların yükselişiyle toplumsal bir dönüşüm yaşanırken ve bunun sancısını en çok çeken kesim üst kastlar olunca, alt kastların yararına verilen karar BJP’nin köşeye sıkışmasına neden olmuştu. Modi hükümetinin bu adımı ise, partinin temel destekçileri olan üst kastları gücendirmiş ve BJP’nin Madhya Pradesh, Rajasthan ve Chhattisgarh eyalet seçimlerini kaybetmesine sebep olmuştu. Ayrıca bu seçimlerle birlikte, üst kastların BJP’ye karşı tavrının değiştiği de söyleniyordu. Bu nedenle söz konusu yasa Modi’nin üst kastların şikayetlerini ele alma girişimi olarak değerlendiriliyor. Zamanında benzer adımı Narasimha Rao hükümeti de atmıştı, ancak Rao’nun bu hareketi Yüksek Mahkeme’nin %50 sınırına takılmış ve başarısız olmuştu. Ancak şimdi Modi ile herşey mümkün!