Mollalar Bir Kırk Yıl Daha Kalabilir mi? –Son-

0

Dünyevi meselelere dalıp ulvi meselelere asla dikkatle bakmayanlar, molla olmaya ya da mollaları takip etmeye cesaret edemeden mollaları yüceltenler ne bedbaht insanlardır.” 1711’de Montesquieu İran Mektupları’nda bunu anlatıyor. Sanırım bu kısa alıntı 40 yıllık İran Devrimi’nin özetini bize sunuyor.

Yazı dizimizle 20. yy’ın son çeyreğinde ortaya çıkan İran İslam Devrimi’ni hata ve sevaplarıyla değerlendirmeye çalıştık. Bu değerlendirmenin sonunda ulaştığımız başlıkları burada sizinle paylaşmak istiyorum.

Devrimin Artıları

  • 1919 Paris Barış Konferansı’nda ve Arnold Toynbee’nin Medeniyetler Yargılanıyor kitabında ortaya atılan “İslam’ı 20. yy’da yok etmek isteyen Batı’ya en net söylem Çanakkale’de ve bağımsız Türkiye’nin ortaya çıkmasıyla verildi.
  • Ama 1920’lerden sonra Batı, İslam ümmetinin “ümmet bilincini” kaybettirdi. Onun yerine ırk, ulus söylemleri ve oryantalizmin oyunlarıyla ümmeti travmaya maruz bıraktı. 20.yy’da ümmetteki herkes birbirinin kanını döktü ve hala kanlar akmaya devam ediyor.
  • İslam toplumlarındaki İslami hareketler illegal sistemler tarafından bilerek itildiler. Onların çatışmacı dille savunmalarını istediler. Mısır’da Hasan El Benna, Pakistan’da Mevdudi vs. dönemin İslam entelektüelleri bu tuzağa düşmemeye özen gösterdiler.
  • İran’da Şah tarafından Molla Kaşani’den Humeyni’ye kadar İslami söylemlerde illegalleştirildiler.
  • İran’da camileri kontrol eden mollalar, Şah’ın devrilmesinde önemli rol oynadılar.
  • Ali Şeriati’nin toplumu bilinçlendirmesi sonucu 1979’larda İran Devrimi dünya siyasal İslam’ının sistem değiştirici rolünü tanıdı.
  • CIA’in Ortadoğu’daki başkenti Tahran’dı. Buna rağmen CIA, Humeyni’yi göremedi.
  • ABD, Reegan döneminde İran konusunda dünyaya rezil oldu.
  • Humeyni’nin çıkış şekli ümmeti etkiledi.

Devrimin Eksileri

  • Kâbe baskını, hac gösterileri, Irak Savaşı sonrası Şii milliyetçiliği İran’ın çuvallamasına sebep oldu.
  • Mısır’da, Türkiye’de, Pakistan’da ve İran’da biriken İslami duyarlılık ilk kez İran’da patladı.
  • CIA, İran’da rezil olduktan sonra “İslam’a karşı İslam” stratejisini devreye soktu.
  • 1990’larda bu strateji Medeniyetler Çatışması tezi ile birlikte ümmet üzerinde devreye sokuldu.
  • Türkiye’de FETÖ benzeri yapılanmaların 1990’lardan sonra ortaya çıkması da tesadüf değildir.
  • Bir ateşi kontrol edemiyorsanız, etrafına daha büyük ateş yakıp onun oksijenini alarak söndürürsünüz.
  • Irak Savaşı Humeyni’nin tüm ateşini ve oksijenini bitirdi.
  • 1979-83 arasında devrimin heyecanını da Humeyni istediği gibi yönetemedi.
  • İran Devriminin Sonucu: Toplumsal Düalizm -IV-

  • Kendini iktidara taşıyan tüm grupları rakip ve hain görerek ortadan kaldırıp, İslam’la ilgisi olmayan otoriter bir sistem kurdu. Maalesef Batı, İslami rejimlerini böyle tanımlamaya başladı.
  • Şah’ı eleştirenler zamanla Şah’a benzediler.
  • AB, ABD, Rusya “Şeytan” ilan edilirken, Humeyni’nin yıllarca yaşadığı Fransa hiçbir zaman şeytan olmadı.
  • Mollalar ulvi işleri bırakıp, dünyevi menfaatlerin peşinde gitmeye başlarken sistem bunlara karşı çıkmadı.
  • Baskıcı rejimin altında halk düalist yaşama itildi.
  • Dini terminolojiye siyaset karıştırıldı.
  • Dini duygular kirlendi.
  • Camiler slogan alanlarına, Cumalar gösteri merkezine döndü.
  • Yeni nesil, namaz kılmak yerine slogan atmaya başladı.
  • Dini söylemli rejim kırk yıl sonunda dindar olmayan, ateizme kayan bir toplum inşa etti.
  • Samuel Hungtinton’un söylemleri ile İslam Batı’nın düşman listesine sokuldu. İran bunda konu mankeni oldu.
  • yy başındaki söylemlerin 11 Eylül 2001’de “İslam terörü” kavramına dönüştürülmesinde Humeyni’nin ifadeleri bol miktarda kullanıldı.
  • Irak Savaşı sonrası Şia milliyetçiliğine dönüşen İran İslam Devrimi ile karşılaştık.
  • Petrol ambargosu sonunda ülkede rüşvet resmileşti.
  • Devletin petrol parasını yiyen gruplara, mollalara sistem pirim verdi.
  • Ahmedinejat gibi adı rüşvete karışan bir kişi, Tahran belediye başkanı ve cumhurbaşkanı oldu. Sistem ve halk bundan rahatsız olmadı.
  • Muhalefet siyasette yol almaya çalıştı. Halkı kazanmayı düşünmedi.
  • Devrim Muhafızları, Ahlak Zabıtasıyla 1900 başındaki İran’ın kurucu ayarlarına bu sefer mollalarla devam edildi.
  • İslam ümmetine “ümit olan” İran, kırk yıl sonunda tam aksine ümmeti bir kez daha savurdu.

Netpano İran Dosyasını Açıyor: İyisi ve Kötüsüyle 40 Yıllık İran Devrimi;Humeyni Kimleri Aldattı?-1-

 

Tüm bunların sonunda, yukarıdaki soruyu tekrar soralım kendimize: “Bir 40 yıl daha Mollalara kalabilir mi?” Eğer tekrar dindarlaşmazlarsa veya “Allah’ı Allah’la aldatmayı bırakmazlarsa”, tekrar ümmet bilincine ulaşmazlarsa, Şii bakışı açısı ve ulus-devlet refleksleri ile hareket ederlerse, dini siyasete alet etmezlerse, dini hayatın içine Peygamberi metodu entegre etmezlerse, toplumun bütün renklerini kucaklamazlarsa sonuç bellidir. Mollalar, ikinci kırk yılın olmasını bekliyorlarsa en azından bunların tersini yapsalar belki şansları olur, o da belki…