Netpano Spor Yazarı Mehmet Yıldırım “Fenerbahçe’deki Değişimi” Analiz Etti.

0

Mehmet Yıldırım

Fenerbahçe’nin her alanda tam manasıyla köklü değişikler yaşıyor. Ali Koç önderliğinde Fenerbahçe, tamı tamına yirmi yıllık bir düzen sonrasında kabuk değiştirmeye başladı. “Yeniden Fenerbahçe” sloganıyla yeni düzene adım atıldı. Burada tam manasıyla ‘köklü değişimler’ olduğunu savunabiliriz. Köklü değişimleri ana motto olarak alıyorum. Bu noktada baktığımız zaman köklü değişimler, spordan siyasete her alanda sancılı süreçlerin yaşanmasına gebe olmuştur. Fenerbahçe örneğine baktığımız zamanda bunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Kolay değil yirmi yıllık bir başkanlık sonrası yeni bir döneme geçildi, bu başkan da Aziz Yıldırım gibi oldukça dominant ve basında güçlü bir figür olunca Ali Koç yönetiminin her bir hatası daha çok gündem maddesi oldu ve daha çok muhalefetle karşılaştı.

Bu büyük değişiklik Fenerbahçe camiasının çok büyük yüzdesi tarafından isteniyordu. Seçimlerdeki oy sonuçlarına baktığımız zaman da bunu rahatlıkla görebiliriz. Kişisel tahminim, Ali Koç bile böylesine ezici bir seçim zaferi beklemiyordu. Bence de camianın böyle bir değişikliğe ihtiyacı vardı. Peki bu değişime neler etken oldu. Futbol bu nokta ön plana çıkıyor. İki hususa burada önemlidir; saha içi etken olarak sportif başarı, saha dışı etkeni ise taraftar ilişkisi. Fenerbahçe her branşta büyük bir spor kulübüdür ama bu kulübün lokomotifi futboldur. Taraftar da haliyle futboldaki sonuçları daha fazla önemser. Aziz Yıldırım yönetiminin son yıllarına baktığımız zaman da futbolda büyük hatalar ve başarısızlıklardan başka pek bir şey söylenemez. Değişimin zeminini Aziz Yıldırım bizzat oluşturmuştur. Aziz Yıldırım’ın diğer bir hatası da taraftarla arasındaki bağları buharlaştırması olmuştur. Genç Fenerbahçeliler taraftar grubu, Fenerbahçe tribünlerinin öncüsüdür. Aziz Yıldırım’ın bu taraftar grubuyla yaşamış olduğu polemiklerle stratejik bir hata yapmış ve tribün desteğini kaybetmiştir. Bir kulüp yönetimine kendi taraftarından daha büyük muhalefet olamaz. Aziz Yıldırım kendisine onu koltuğundan edecek muhalefeti yarattı ve sonucunda koltuğundan oldu.

Seçim sonucunda Fenerbahçe camiasında büyük bir şölen yaşadı, her şey tozpembe gözüküyordu. Yeni vaatler, heyecanlar ve umutlar.. Fakat realitede bunlar yaşanmadı. Tarihinin en kötü dönemini yaşayan bir Fenerbahçe ve Ali Koç yönetimi vardı. Bunun da sebeplerini incelediğimiz zaman faturayı doğrudan Ali Koç yönetimine kesemeyiz. Çünkü Ali Koç kendi tabiriyle de “bir enkazı devraldım, işim çok zor ve taraftardan sabır bekliyorum” demişti. Dibe vurmuş bir kulüp ekonomisi vardı ve Ali Koç bu rakamları basına açıkladı, bu yolla taraftar desteğini yanına almıştı. Fakat sezonun başlamasıyla Fenerbahçe tarihinin en kötü günlerini yaşadı. Fenerbahçe ligin ilk yarısını küme düşme hattında bitirince, taraftar da Ali Koç yönetimini sorgulamaya başladı.

Peki Ali Koç yönetiminin hataları neler oldu. Evet, Ali Koç zor günlerde elini taşın altına koydu, büyük bir ekonomik enkazı devraldı diyebiliriz. Fakat siz taraftarın çok sevdiği Ali Koç bile olsanız, başarı yoksa eleştirilirsiniz, doğanın kanunu bu. Ali Koç yönetiminin hatalarından en büyüğü Fenerbahçe’nin kültüründe değişiklikler yapmasıdır. Büyük değişimlerin bir anda olması hata getirir. Değişimler zamana yayılmalıdır; kısa, orta ve uzun vadede uygulanmaya geçilmelidir. Samandıra tesisleri kulübün mahremidir. Uzun zamandır aynı yönetimin, futbolcu topluluğunun ve teknik ekibin orada olmasıyla, oranın bir kültürü oluşmuştur. Ali Koç yönetiminin yaşadığı ilk problemlerin kaynağı da hep Samandıra merkezli problemler oldu. Çünkü oranın alışılagelmiş geleneklerinde yeniliklere gidildi ve huzursuzluklar yaşandı. Bu huzursuzluktan haliyle ilk etkilenenler futbolcu topluluğu oldu. diğer taraftan yapılan on transferle, samandıra’ya fazlasıyla yabancı yüzler eklend,. Bir takımın en önemli özelliği birlik olmasıdır fakat Fenerbahçe bunu sağlayamadı. Bu konuda Ali Koç başta Volkan olmak üzere takımın sembol oyuncularından da gerekli desteği göremedi. Sonrasında Volkan’ın kadro dışı kalması da tesislerdeki huzursuzluğun yükselmesini etkiledi. Yapılan transferlerden de istenen verimin sağlanamamasıyla Fenerbahçe’nin çöküşü hızlandı.

Diğer bir hata ise Ali Koç’un “vizyon” kelimesinin tuzağına düşmesi oldu. “Ali Koç vizyonu” söylemleriyle bir başka problemin zemini oluşturuldu, hoca meselesi. Yabancı, gelecek vadeden bir hoca hayaliyle Cocu takımın başına geçirildi. Bu da hızlı değişikliğin bir hatası oldu. Kulüp hakkında hiçbir bilgisi olmayan bir hoca ve her alanda yenilenmeye çalışan bir Fenerbahçe olunca, bu değişimlerden sonuç alınamadı. Başarısızlıklarla Cocu gitti yardımcısı Koeman devam etti. O da başarısız olunca belki ilk gün yapılması gereken Ersun Yanal takımın başına geçti. İstikrar sağlamak yönetimlerin başarı almasındaki anahtar kavramlardan biridir. Fakat Ali Koç yönetimindeki Fenerbahçe çok kısa bir süreçte üç hoca değiştirdi. Belki de “Ali Koç vizyonu” çok ön planda tutulmasaydı ve takımı tanıyıp bilen bir yerli hocayla sezona başlanmış olsaydı, bazı şeyler daha farklı olabilirdi.

Sonuç olarak, Fenerbahçe’de yönetim değişikliğinde iki husus önemli oldu; sportif başarısızlık ve taraftarla iletişimin kopması. Sonrasında Ali Koç yönetiminin değişikliklerde aceleci olmasıyla, kültür bozulması yaşadı Fenerbahçe. Ali Koç yönetiminin acelecilik ve amatörlükle suçlayabilirim. Peki bu noktada ne yapılmalı, beklenmeli, sabredilmeli. Ana mottomda belirttiğim köklü değişiklikler bir anda yaşanmaz ve doğrudan başarılı olunması beklenmez. İstikrar sağlamak burada önemli olan husustur. Fenerbahçe elbet yapılan doğru tercihlerle daha iyi duruma gelecek, futbolcular arası iletişimin artması ve Ersun hocanın takıma sağlayacağı katkıyla daha iyi duruma gelecektir.