Obama’nın Söylemlerinden Demokrat Adaylara Bakmak.

0

 

Obama sık sık değişik platformlarda görüşlerini açıklıyor. “Trump’ın artık ulusal bir soruna dönüştüğünü” ,  Demokratların nerede hata yapıp, Trump’a yol verdiklerini, kendisini de işin içine kadara eleştirerek, çözümler öneriyor.

Türkiye de maalesef ABD seçimleri magazin boyutu dışında takip edilmiyor. Uzman gözükenlerde gazete haberlerini yorumlamaktan öteye gidemiyorlar.

ABD, aslında çok büyük sistemin mükemmel (!) olduğu imajını  sürdürmek isteyen bir ülke hiç kimse  bunu bozmak istemiyor. Ama ülkede göçmen, ekonomik gidişat, herkesin sağlık sisteminden faydalanmaması, zenginin daha zengin olması, fakirin yaşama hakkı olmaması  her Amerikalının derdi…

ABD Vatandaşları sadece başkan adaylarını o da dolaylı seçerek çözüm bulmak zorunda bu da  halk için başkan adaylarının yaşamsal hale getiriyor. Halk daha ziyade başkanların söylediklerine, partilerin ne yapacaklarına odaklanacaklarına basının algı yöntemi ile magazin haberleriyle vakit kaybediyorlar. Kafalar karışıyor. Seçmen zihinsel manipüleye maruz kalıyor.

Son yıllarda Rus hacker ve trolleri de ABD seçmenlerini müdahale ve yönlendirmesi bu konuda istihbaratının zafiyeti ABD seçimlerini içinden çıkılmaz hale getiriyor.

Birkaç aydır eski başkan Obama her platformda yeni öneriler attığı gibi şikâyetlerde de bulunuyor. Favori adayların tek tek şanslarından ziyade sistem tartışması açıyor. Bu da ABD için geç kalan bir tartışmayı tetikliyor. “ABD sistemi mükemmel mi, mevcut patiler ve adaylar bunu değiştirebilir mi ?”  yazıyı  bu gözle okuduğunuzda aslında her şeyin görüldüğü gibi olmadığını müşahede ediyorsunuz.

Demokratları yaptıkları yapamadıkları

Demokrat adaylardan adı öne çıkan aday Biden ama o da oğlunun Ukrayna’daki işlerinden ve yaşından dolayı sıkıntılı. Buna rağmen Trump Biden’i kendine rakip görüp, belden aşağı strateji kurup saldırma başladı. Hatta bu konu da devlet imkânlarını kullandı. Ne olduysa ondan sonra oldu. Her şey eline yüzüne bulaştı.  Şimdi azil süreci ile karşı karşıya kaldı. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi Trump’ın kâbusu olmaya başladı. Hatta Pelosi tek başına demokratlar adına Trump’a muhalefet edip, arkasına kamuoyu desteğiyle idam ipliği başkanın boynuna geçirmek üzere..

Seçmen Bu

Buna karşı Trump da kendi borazanı olan FOX news’le kamuoyunu desteğini sıcak tutmak istiyor. Sıkışınca da halka gidip, mitinglerle “sizin hakkınızı koruyorum” tezini işliyor. Trump’ın hitap ettiği Amerikalılar, milliyetçi denebilecek sokak adamlarından oluşuyor. Bunlar Texaslı, vs. aşağı işlerde çalışan beyazlar, Meksikalılar işini aldığı için onlardan nefret eden Tır sürücüleri,  Mc Donalds da yemek yiyen, sağlık imkânlarına zenciler yüzünden ulaşamadığı için Obama’ya dolayısıyla Demokratlardan nefret eden, Şükran gününde aile değerlerini hatırlayan, pazarları arada sıra da kiliseye giden, ABD yumruğunu vurduğunda yerleri titrettiği günleri özleyen, Amerikanlılardır.  Kısaca bu halk Trump’ı seviyor. Çünkü  zengin o yüzden para yemez, Çünkü o bir TV yıldızı gösterişli,  Amerikalıyı iyi yansıtıyor. Çünkü o kural tanımaz, Washington’un sinir bozucu bürokratlarını hizaya getirir. Çünkü o Çin’e kafa tutar. Tüm bu çünküler yanında zaten o Amerikalılar her gün Fox news seyrediyorlar. Onun her dediğini doğru kabul ediyorlar. Birde  Başkanları Trump’a Demokratlar “hain diyorlar” onu düşürmek istiyorlar.O artık bir “mağdur” . Tüm bu argümanları Trump kullanarak ikinci dönem elde etmek niyetinde…

Sistem Tartışması 

Obama’nın tüm bu unsurları görüp Demokrat adaylara önerileri de bulunuyor. Ben Cumhuriyetçilerin yerinde olsam dikkate alırdım. Eski Başkan Barack Obama, yakın zamanda Demokrat Partinin adaylarının çok fazla hareket edemediklerinden yakınıyor. Adayların sistemi yeniden düzeltilmek için kurumsal öneriler getirmelerini talep ediyor. Obama bu konu da haklı,  çünkü ABD sistemi böyle giderse 21.yy yakalama şansı yok.

Obama tartışmaya açtı. Şöyle bir soru ile muhatap olması kaçınılmaz.” O zaman kendi dönemizde bunları niye yapmadınız ?” Bu tartışmayı  bir kenara bıraktığımızda  Obama’nın ABD devlet sisteminin, bürokratından, askeriyesine kadar yeniden çağa uygun hale getirme istediğinde haklılığı var. Çünkü ABD sistemi gerçekten problem yumağı halinde, her şey dıştan göründüğü gibi değil. Diğer taraftan buna kaldıracak demokrat adaylara baktığımızda ümit vermiyorlar.

sanders

Demokrat Adaylar

Biden’in  son yaşananlardan dolayı bu hamleyi yapma şansı yok. Onun yerine Sanders hemen aklımıza geliyor. Sıkı sosyalist olan 80 lerindeki müzmin  muhalifin  söylemleri şehirli, beyaz yakalı orta  gelirli, Amerikalı için cazip gelse de toplumun tamamının  bu fikirleri kaldırma  şansı  soru işaretli.. Çoğu şehirli  “biz mi sistemi değiştireceğiz” deyince Sanders’in şansı azalıyor.

Obama’nın ortaya attığı sistem sorunun en önemli kaleminden biride genel sağlık sigortasının tüm nüfusu kapsaması “Obamacare” idi. Trump gelir gelmez sigorta şirketleri ve lobilerinin yardımı ile kaldırdı. Bu konuda halkı manipüle edildi. Amerikan halkı çabuk kandırılır, Unutmayalım.

“Ortalama bir Amerikalı ,Demokratların sistemi tamamen yıkmak ve yeniden yapmak zorunda kalacağını düşünmüyor” Bu bir tespit aynı zamanda da demokratlar başka bir handikap.

Demokratlardan adaylardan Obama’nın düşündüğü köklü hamleleri yapabilecek iki aday var: Biri Massachusetts’in eski valisi ve Obama’nın kişisel arkadaşı Deval Patrick ve Diğeri de New York’un eski belediye başkanı Michael Bloomberg.

Deval Patrick ve Obama

Deval Patrick, Obama’dan sonra ikinci siyahi asıllı eski bir vali, siyasi kampanyasında “bu yarış bir kişinin değil ülkenin kader yarışı “diye sahalar çıktı. https://devalpatrick2020.com/

Patrick ,Martin Luther King’in  Rüyasını yapabileceğini, ülkede sistemsel değişiklikleri savunuyor. “Politikalarımızı değiştirmeden politikalarımızda kalıcı hamleler yapamayız” diyen devrimci bir ruha sahip, eğitim, bilgi peşinden koşan bir ülke vaat ediyor.

Deval’ın bu söylemleri ülkeyi fazla sola ittiği tartışmaları yanında beyazların bu kadar fazla radikalleştiği ortamda siyahi adayın yeniden sahnelere çıkması ne kadar etkili olabilir o da ayrı bir tartışma konusu tabii ki.

Michael Bloomberg

Bir diğer aday New York’un eski belediye başkanı Michael Bloomberg. Yeni bir Trump olabilir mi? Trump gibi bir yaşantıya sahip olsa da değişimci biri olarak beyaz şehirlileri arkasına alabilecek gibi gözüküyor. Ama garip olan bir durum var. Dünyada seçmen kitlesi daha radikalleşiyor. Siyasiler “ötekileştirme” ile puan kazanıyor. Kimsenin derdi sistemi değiştirmek değil, herkes “miş gibi” yapmaktan öte gitmiyor. Bu trendin ABD seçimlerinde kırılmaya sebep olacağı aşikâr.

“Dip Dalga”

Dünya geneline baktığımızda yeni bir “dip dalga” geliyor. Günümüzdeki bu siyasi dilin bir kaç sene arasından yok olacağı gözüküyor. İlk etap Kitleye karşı Siyasetçilerin ötekileştirme dili, vatan, millet sloganlarını bol miktarda daha kullanacağı söylemek mümkün ise de dünyada daralan ekonominin sonucu yaşanan sosyo-ekonomik  krizler uzun vadede Obama’nın ortaya attığı sistem probleminin gündeme geleceği reformcu ve değiştirici taleplerin artıp, yeni yüzyıla doğru devlet sistemlerinin tamamen  sorgulayacağını ve buna gerçekçi çözüm üretenlerin dünyada etkin olacağını  görülüyor.

Zira 1990 doğumlarla birlikte 21.yy nesli hayatta etkin olma başlıyor. Onları korkular ötekileştirmeler ilgilendirmiyor. Tam tersine farklılıkları, Renk kültür gibi zenginleştirici olarak görüyorlar. Evrenselliğe inanıyorlar. Çevreci refleksler daha belirginleşiyor. Paylaşımcı insan haklarından hayvan haklarına kadar tüm konularda küresel tepki verebiliyorlar. Ve bu dünya sistemin güncellenmesini olmazsa yeni bir sistemin kurulmasını istiyorlar. Buna uygun dil geliştiren dünya siyasetçilerinin etkin olacaklarını diğerlerinde tarih olacaklarını biliyorlar garip olan şu anki muhatapları bunun farkında değiller.