Öç almayacaksın. Kin beslemeyeceksin. Komşunu kendin gibi seveceksin… (Levililer, 19:18)

0

Anadolu toprakları asırlardır, farklı milletlere ev sahibiydi. Toprakları bereketli, suları berrak, adeta cennetten bir köşeyi andıran bu coğrafya ne yazık ki savaşlar, göçler ve afetlere de sahne oldu.

Yahudiler 1492 de İspanya’da uğradıkları zulümden Osmanlı padişahı II.Bayezid’in daveti üzerine İzmir, İstanbul gibi Anadolu şehirlerine gelirler. Burada çeşitli meslek dallarında kendilerini yetiştirirler ve topluma adapte olurlar.

Tarih 1897 yılını gösterdiğinde Thedor Herzl’in önderliğinde Yahudiler Avrupa’nın Basel şehrinde ilk Siyonist toplantısını gerçekleştirdiler. Herzl Yahudiler’inde yurdu olabilmesi fikrini fiiliyata dökmek için çalışmalarını hızlandırdı ve Yahudilerin yurdu belirlendi. Orası Filistin’di. Herzl burada yurt kurmak için neler yapılması gerektiğini sistematik hale getirdi. Çünkü bunu gerçekleştirmeye ömrü yetmeyeceğini biliyordu.

Buraya kadar her şey doğal aslında. Dünyanın dört bir yanında yurtsuz yaşayan bir milletin, bir toprak parçası belirleyip orada yurt kurması son derece doğal fakat belirledikleri yerde de yaşayan topluluklar vardı. Bu durumda savaşı kaçınılmaz kılınıyordu. Fakat kendilerini dindar olarak addeden aslında dinleri kültürden öteye geçmeyen bu insanlara yaptıklarının kötü bir şey olmadıklarını düşündürecek bir şey lazımdı ve bu din olamazdı. Hiçbir dinde savaş güzel bir şey olarak görülmezdi, özellikle başkalarının topraklarına göz dikmişken. İşte burada çağın trendi olan ideoloji devreye girdi. Adına Siyonizm dediğimiz Yahudilerin Filistin’de bir devlet kurmak için ne yapılması gerekiyorsa her şey mubahtır ideolojisidir.

Peki, bu ideoloji dünyadaki tüm Yahudileri kapsıyor mu? Her Siyonist Yahudi midir? Her Yahudi Siyonist midir?

Öncelikle Yahudiler dinlerini kültür olarak yaşadıklarından bahsetmiştik. Avrupa’daki Yahudiler Müslüman coğrafyadaki hoşgörü ortamını Avrupa da yaşayamadığından dolayı ikileme düşmüşlerdi. Ya kendilerini yaşadıkları bölgelerden soyutlayacaklardı ya da o topluma adapte olacaklardı. Avrupa’daki Yahudilerin çoğu kendini o topluma adapte olmayı seçtiler ve bunun sonucu olarak yavaş yavaş dinlerinden uzaklaştılar. Rönesans hareketinin bir ürünü olarak din baskısının Avrupa’da azalması Yahudileri de etkiledi. Yahudilik kültürel etiket olarak kaldı ve Avrupa’da yaşayan bir halktan farkları kalmadılar.

Siyonizm hareketi için yapılan toplantılarda Theodor Herzl in en çok sıkıntı çektiği konu anlattıklarının Avrupa’nın değişik bölgelerinde yaşayan bu Yahudilerde bir karşılık bulamamasıydı. Almanya bölgesinde yaşayan Yahudilerin Alman vatandaşlarından, Fransa’da yaşayan Yahudilerin Fransız vatandaşlarından bir farkı yoku. Özellikle yıllardır buralarda yaşayan bu insanlara, Yahudi idealleri aşılayıp başka bir topraklara göç etmeye ikna etmek çok kolay olmadı. Bu gibi sorunları aşan Theodor Herzl ilk etapta neler yapacağını hesaplamış ve bunları madde madde yazıya geçirerek, Yahudi devleti adlı kitabını oluşturmuştur.

Gelinen noktada Yahudiler için toprak belirlenmiş, Osmanlı Devletinden gerekli izinler öyle veya böyle alınmış,1882 yılında  Yahudilerin Filistin bölgesine olan ilk göçleri başlamıştı. İşler Yahudiler açısından iyi giderken Yahudi tarikatları içinde Siyonizm’e ve dolaylı olarak Siyonist Yahudiler önderliğinde kurulan bu devlete karşı çıktılar. Çünkü Hasidi dediğimiz bu grup kendilerini gerçek Yahudi olarak tanıtıyorlardı ve onların düşüncesine göre Yahudi devleti bekledikleri Mehdi tarafından kurulacaktı ve tüm Yahudileri bu kurduğu devlet altında toplayacaktı. Siyonistlerin bu kaderin önüne geçmeleri – Hasidilerin tanımı ile- dinleri açısından aykırıydı. Bu nedenle Siyonistlere yardımda bulunmadılar, yaptıklarını onaylamadılar ve Yahudi eşittir Siyonist söylemine karşı durdular. Âmâ maddi olarak elde ettikleri gücün yanında Siyonistler siyasi olarak da güç elde etmeye ve bunun yanında toprak sahibi de olmaya başladılar ve 1948 yılında David Ben Gurion tarafından İsrail Devleti kurulmuş oldu.

Dikkat çekmeye çalıştığım nokta aslında Hasidilerin yaptıkları. Çok önemli bir cümle, ‘Yahudi eşit değildir Siyonizm’. Bizim yapmamız gereken önce bu ayrımı fark edip zihnimizde bunu hazmetmek. Yüzyıllardır kardeş gibi yaşadığımız bu toplumla ne oldu da bıçak gibi ayrıldık. Yahudi denilince aklımıza hep olumsuz düşünceler gelmesinin sebebi işte bu ‘izm’ ile biten ideolojiler. Dindar gibi görünen bu devletin aslında biliyoruz ki dindar değil. Biliyoruz ki Siyonistleri istemeyen Yahudiler var, biliyoruz ki her ne kadar unutulmuş ve unutturulmuş olsa da Museviler var.