Putin, 2014 Krizinin Rövanşını Ukrayna’dan Almak İstiyor.

0

Ukrayna’nın bağımsız olduğu günden beri Rusya’nın Karadeniz’deki rahatsızlığı arttı. SSCB birliği döneminde Rusya’nın en büyük donanması Baltık ile Azak denizinde bulunuyordu. SSCB nin ağır sanayi ve askeri uçak sanayisinin bel kemiğini Ukrayna oluşturuyordu. Yetişmiş insan gücü ve 50 milyon nüfusuyla SSCB birliğinin Avrupa’daki en büyük sömürgesi olan Polonya’dan sonra Ukrayna etkin ülke idi.  Ukrayna,1990 ortalarından itibaren Rusya’ya karşı hamlelerin odak noktası oldu. Ukrayna, Rus doğalgazının Avrupa’ya ulaştırılmasında da kilit roldeydi.

Ne Oldu da Rusya, Ukrayna’ya Düşman Oldu.

En önemli neden Ukrayna’da Rus karşıtı yönetimleri birbiri ardına gelmesi oldu.  Rusya’nın “meydan” gösterileriyle kendine yakın grupları iktidarı getirmesiyle mücadele devam etti. Siyasi arenadaki savaşın sonunda Batı destekçisi, çikolata kralı Proşenko iktidara gelmesiyle Rusya ile Ukrayna arasında ipler tamamen koptu. Rusya’nın hayat alanında olan Ukrayna’nın Batı’ya özellikle NATO’ya yanaşması Rusya’nın Pavlov köpeği refleksine girmesini sağladı. Nitekim, 2014’deki gelişmeler bunu teyit etti. Proşenko’nun AB ve akabinde NATO üyeliğine başvurması bardağı taşıran son damla oldu. Bunun üzerine Rusya’da soğuk savaş adımlarını devreye soktu. Kırım’ı resmen işgal eden Putin, uzun süre  Rusların gerçek yüzünü Dünya’ya bir kez daha gösterdi. Putin, Malezya yolcu uçağını düşürdü. Donetsk bölgesini Ukrayna’dan ayırmak için terör örgütlerine fiilen destekledi. Bölgede binlerce insanın ölümüne neden oldu. 2014 krizinde Almanya başta olmak üzere AB ülkelerinin akabinde de NATO’nun Ukrayna’ya sahip çıkmasıyla Putin, kendi alanında sıkışıp kaldı. Hatta bu süreçte Rusya devletinin derinleri tarafından sorguya çekildi. Putin ülke itibarını ayaklar altına düşürmesinden dolayı az daha koltuğunu kaybedecekti. Putin’de Ukrayna krizini dondurarak, Suriye yönelerek, Rusya’nın itibarını kurtardı.

Suriye İle Ukrayna Krizi Arasındaki Paralellikler

Ukrayna’da sıkışmasının en büyük nedeni Rusya’nın gaz sattığı AB ülkelerin tavrı oldu. Gazprom’un sık sık vanaları kapatması AB yeni arayışları yönelmesini hızlandırdı. AB de enerji güvenliği problemi başladı. AB, kendi üye ülkelerinden Güney Kıbrıs’ın karasularında yer alan tartışılan doğalgaz yataklarını faaliyete geçirmek için Türkiye’yi de kızdıran hamleler yaptı.  Kuzey Irak’taki ve Doğu Akdeniz’deki gaz rezervlerinin potansiyel müşterisi olan AB, boru hatlarıyla çıkacak gazları şimdiden kendine yönlendirmesi için hem çıkarım hem de alım garantisine vermeye başladı. Bu durum Rusya’nın paniklemesine sebep oldu.

Maksat AB nin Gaz Alternatiflerini Etkisizleştirmek

İşid ve el Kaide bahanesi gerçekte ise Esad’ın iktidarını sağlamlaştırıp, doğalgaz hatlarının üzerine oturarak, AB kendisinden başka gaz alacağı alanlarda söz sahibi olmak isteği, Rusya Suriye’ye tabiri caiz se “çöktü.” Rusya,2014’den bu yana istediğini şimdilik aldı. Bu zaman zarfında da ise AB de boş durmadı. Mısır, Yunanistan, Güney Kıbrıs’ı bir araya getirerek doğalgazın AB’ye ulaşması konusunda gerekli destekleri verdi. Bu süreçte AB ile birlikte iki büyük doğal alıcı ülke Almanya ve Türkiye’yi gözden çıkarmayan Rusya, Türkiye’ye adı “Türk akım olan kendisi Rus olan” doğalgaz boru hattını hızlı bir şekilde devreye soktu. Türk akımının Ukrayna’yı bypasslaması Rusya açısından iyi olsa da alıcıların ülkelerin ağırlıklı olarak Balkan devletlerinin olması Rusya’nın isteği sonucu şimdilik doğurmadı. Diğer taraftan Azerilerin Tanap’ı bitirmeleri ardında Tap’la İtalya’ya doğalgazı ulaştırma hamleleri Rusya’yı çıldırttı. Bu sırada Ruslar Almanlara “Kuzey Akım 2 “projesiyle AB içlerine gaz ulaştırma hayali bir nebze olsun gerçekleştirdi. ABD’nin Polonya’nın gazını karşılama garantisi vermesi, Rusya’nın yanlış enerji politikaları sınırındaki ülkeyi ABD eliyle vermesine sebep oldu.  Rusya, enerji piyasalarında istediği hamleler sonuçsuz kaldı. Bunun üzerine Rusya’nın yeni adımlar atmasını zorunlu kıldı. Suriye’de ABD Generallerin yavaş yavaş inisiyatif alması, dengenin değişmesine sebep oldu. Yalnız, ABD Türkiye yerine YPG kanalı ile Kürtlere oynaması Rusya’nın işine geldi. Hemen Rusya, Türkiye’nin yanında yer alarak, Türkiye’yi ile ABD çatıştırma projesini önümüzdeki aylarda özellikle Fırat’ın doğusunda devreye sokmaya çalıştığı görülüyor.

Putin Karadeniz Gerginliğini 2014den Beri Hazırlıyor.

Rusya Kırım’ı işgali sonrası Azak denizinin statüsü ve karasuları tartışması dikkate almadan   Kreç boğazına köprü yaptı. Kırım’a S-300 füze savunma sistemini konuşlandırdı. Akabinde iki ülke arasında daha önce yapılan antlaşmalarla gemi geçiş kuralları belirlenmiş olmasına rağmen Ukrayna’nın gemilerine çarpıp, el koyup ve gemicileri gözaltına alan Rusya krizde ikinci seviyeye geçmeye karar verdi.

Rusya’nın Sonraki Adımı Azak Denizini Tamamen Kontrol Altına Almak

Rusların Azak krizindeki ikinci sayfası Azak denizini tamamen kontrol altına alarak, Ukrayna’nın donanmasının bir kısmının Karadeniz’e çıkışının engellenmesi akabinde Donetsk’de var olan kendi terör gruplarını da harekete geçirerek, Ukraynalıları tamamen Azak’tan uzaklaştırmaktır. Âmâ hepsinden önemlisi Putin, NATO’nun Ukrayna üzerinden Karadeniz’de aktif olarak girmesini istemiyor. Bu süreçte oyunun kaderini NATO belirliyor. Zira 2014 de benzer süreçte NATO’nun devreye girmesi Rusların elini kolunu tamamen bağladı. Bunun farkında olan Proşenko’nun sıkıyönetimin ilan edip, savaş pozisyonuna geçmesi ardından NATO’nun “arkanızdayız” açıklamaları Putin’in hemen yelkenleri indirmesine sebep oldu. Proşenko’yu şov yapmak suçladı. Aslında şovu kendisi yapmak istiyorsa da NATO’ya karşı kafa tutacak askeri gücü olmadığından olayı yine sürümce de bırakarak fırsat kollamaya başlayacaktır.  Diğer taraftan Türkiye’nin devreye girmesi Putin’in elini güçlendirecek nitelikler barındırıyor.

Türkiye, Karadeniz Krizini Fırsata Dönüştürebilir.

İki, ülke ile sıkı işbirliği olan Türkiye, bu krizde iki ülke arasında arabuluculuğa soyunması doğru bir karardır. Bu krizden Türkiye’nin hem NATO üyesi olması hem yeni gaz trafiğinin kilit ülkesi olması hem de Putin ve Proşenko’ya lafını dinlettirmesi açısında pozisyonu yerinde olan bir ülkedir. Türkiye’nin yapması gereken Rusya çıkarlarına göre değil, kendi çıkarlarına göre hareket etmesidir. Zira Ukrayna krizini Rusya kendi lehine çözerse Suriye’de bizi sıkıştırıp, ilerleyen yıllarda da benzer politikaları Türkiye’ye karşıda izlemesi kaçınılmazdır. Enerjide Türkiye’yi kendine bağımlı yapan Rusların, askeri ve siyasi açıdan da benzer politikalar izleyerek, adım adım Türkiye’yi çevrelediği görülüyor. Türkiye, Rusya’nın gizli ajandasını da gözeterek, Kırım’ı Ukrayna toprağı olduğu, Azak denizinin uluslararası su olduğu, Donetsk bölgesindeki ayrılıkçı terör unsurlarından andırılmasını tezlerini kullanmalıdır. NATO adına Karadeniz’deki inisiyatifin kendi üzerinde olduğunun da altını çizmesi gerekiyor. Bu senaryo dâhilinde Rusya ve Ukrayna’ya Türkiye yanaşırsa birden fazla fırsat elde edebilir. Yoksa Putin’in isteklerine uygun politikalar izlerse kaybeden olur. Sonuçların ne olacağını ilerleyen haftalarda göreceğiz.