Putin Gürcistan İzlediği taktiği Ukrayna da devreye koydu;Doğu Ukrayna’da Rus pasaportu dağıtma kararı ne anlama geliyor?

0

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna Devlet Başkanlığı seçimlerinden 3 gün sonra bu ülkenin doğusunda Donetsk ve Luganks’daki ayrılıkçı Ukraynalılara Rusya pasaportu verilmesine ilişkin kararı imzaladı.

Eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko bu kararın bölgeyi provoke etmek amacıyla alındığını ileri sürerek konunun BM Güvenlik Konseyi’nde ele alınmasını talep etti.

Rusya Federasyonu’nun daha önce Güney Osetya, Abhazya ve en son Kırım’da ilhak süreci öncesinde nasıl bir strateji izlendiği Ukrayna yetkilileri tarafından çok iyi biliniyor. Savunma ve güvenlik doktrinine göre Rusya, kendi sınırları dışında yaşayan Rus vatandaşlarını korumak için askeri güç kullanma hakkına sahip.

Bu nedenle 24 Nisan’da alınan söz konusu pasaport dağıtılması kararı, Ukrayna başta olmak üzere batı başkentlerinde de şaşkınlık ve tedirginliğe neden oldu. AB ülkeleri ve ABD bu kararı Ukrayna’nın iç işlerine karışmak olarak gördüklerini ve şiddetle protesto ettiklerini açıkladılar.

Putin bu hamle ile AB önderliğinde geliştirilen ve Doğu Ukrayna’da barışı öngören Minsk sürecini işlevsiz hale getirdi. Şu anda Ukrayna ve Batı başkentlerinde cevabı en çok aranan soru ise Putin neden şimdi böyle bir hamle yaptı? Kırım’dan sonra sıra Doğu Ukrayna’ya mı geldi? 24 Nisan’da alınan Doğu Ukrayna’da Rus pasaportu dağıtılması kararı ne anlama geliyor?

Doğu Ukrayna’da bugüne kadar neler yaşandı?
Doğu Ukrayna’daki olaylar 2014 yılında Rusya yanlısı eski Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in “meydan gösterileri” sonrasında Rusya’ya sığınması ile başladı. Yanukoviç, Ukrayna’nın doğusundaki bölgelerden büyük destek alıyordu. Bu bölgelerde Rusça konuşan halk, Yanukoviç’e ve Rusya ile olan bağlarına önem veriyordu. Tepki içerisindeki halk, Rusya tarafından sağlanan silah desteğiyle nisan ayında Donestk ve Luhansk’ta hükumet binalarını ele geçirdi. Kiev yönetiminin sert tutumu gerilimi daha da artırdı. Donetsk ve Luhansk’taki 11 Mayıs’ta yapılan referandum sonrasında muhalifler bağımsızlıklarını ilan etti. Kiev yönetimi ve Batılı ülkeler bu kararı tanımadıklarını deklare etti.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri olayları bastırmak için terörle mücadele harekatına başladı. Ağustos ayında Ukrayna ayrılıkçı muhaliflere karşı üstünlük sağlamaya başladı ve önemli bölgeleri ele geçirdi. Ancak, Rus birliklerinin örtülü şekilde sınırı geçerek ayrılıkçı gruplara destek sağlaması çatışmaların yönünü tamamen değiştirdi. Eylül ayı sonunda Rusya destekli ayrılıkçı muhalif unsurlar Donetsk ve Luhansk bölgelerinde kontrolü tamamen ele geçirdi.

Rusya, Ukrayna, AGİT ve ayrılıkçı grupların temsilcilerinin katılımıyla Minsk şehrinde çatışmaların durdurulması kararı alındı ve bu süreç Minsk-1 süreci olarak adlandırıldı. Ateşkes Anlaşması kapsamında çatışmalar sonucunda tarafların bulunduğu bölgelerde sınır hattı belirlenerek kontrol ve geçiş noktaları oluşturuldu. AGİT ateşkesin devamının sağlanması ve kontrolü maksadıyla gözlem misyonunu üstlendi.

Çatışmaların tekrar şiddetlenmesi üzerine Ocak 2015’te Almanya, Fransa’nın devreye girmesiyle Minsk-2 süreci başlatıldı ve tekrar ateşkes anlaşması imzalandı. Buna göre, çatışmaların durdurulması, tarafların askeri birlikleri arasında tampon bölge oluşturulması, Donetsk ve Luganks’a kendi yerel seçimlerini yapma, polis ve hakimlerini atama, Ukrayna Parlamentosu tarafından yapılacak düzenleme ile bölgeye özel bir statü verilmesi, çatışmalara katılanların af kapmasına alınması ve esirlerin süratle iade edilmesi gibi hususlar karara bağlandı.

Ancak sahada Minsk-2 süreci hiçbir zaman tam olarak uygulanamadı. Çatışmalar tamamen durdurulamasa da kısmen azalma gösterdi. Rusya ve ayrılıkçı gruplar Ukrayna’yı söz verdiği yasal düzenlemeleri yapmamakla suçladılar. Ukrayna ise ayrılıkçı grupların ellerindeki silahları bırakarak çatışmaları sonlandırmalarını, Rusya’nın Ukrayna topraklarında bulunan tüm silah ve teçhizatı ile görevlendirdiği askerlerini çekilmesi sonrasında söz konusu kararların