Putin’in Nüfuz Stratejileri -I-

0

Putin klasik istihbaratçılığı olan bir kişiliktir. Oyun kuran değil kurulan oyunda rolünü oynayan karakterdir. Klasik Rus devlet aklını çizen Primokov’un öğrencilerindendir. Devlet aklının uygulayıcısı Putin idaresindeki Rusya, son yıllarda onun sayesinde puan üstüne puan kazanmıştır.

Rusya’nın stratejik hamlelilerini alt alta koyduğumuzda ne yapmak istediği görülebilir. Primakov Yeltsin’i iktidardan uzaklaştırdıktan sonra Rusya, Batı karşısında kaybettiği üstünlüğü yeniden kurmanın planlarını yaptı.  Benzer düşünce Dugin’in stratejisinde “Av-Rusya hâkimiyetinin” kurulması fikriyle hayat buldu.  Bunun için Avrasya coğrafyasında anti Amerikancılığı temel alan, Berlin, Tahran, Tokyo hattında yeniden bir Rus Çarlığı hayata geçirme projesi için düğmeye basıldı.  Bu süreçte Almanya, Polonya, ABD, Ukrayna, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, İran, İsrail ve Kuzey Kore de hayata geçirildi.

Rusya’nın Yeni Hedefi

  • Rusya’nın ilk hedefi 1945’te Stalin’in ABD’ye kaptırdığı İran, Türkiye ve Yunanistan hattını “Rus nüfuz alanında” tutmaktır.
  • Buna paralel olarak Almanya’yı Güney ve Doğu Avrupa alanına sokmamaktır.
  • Polonya’nın ABD’nin kontrolü altına girmesini önlemek, Ukrayna’nın da AB ve NATO üyesi olmasını engellemektir.
  • Türkiye’yi de mümkünse NATO’dan çıkarıp, Rus-Avrasya Birliği’ne dahil etmektir.
  • Azerbaycan’ın ve Kazakistan’ın ABD ile olan enerji hamlelerini akamete uğratmak, bunun için gerekirse ailelere gözdağı vermek veya alternatiflerini bulup onlarla yola devam etmektir.
  • Kuzey Kore’yi de Çin’in elinden alıp ABD’ye karşı kullanmaktır.

Bu planlar için Putin ve ekibi, klasik Sovyet stratejilerini terk edip modern taktiklerle sahada psikolojik üstünlüğü kazanarak nüfuz alanlarını perçinleştirmektedir. Asıl gaye, orta vadede 1980 öncesi iki kutuplu, sonrasında ise tek kutuplu dünyada liderliği elde etmektir.

Strateji ve Taktikler

Putin’in Primakov ve Dugin’den aldığı “alan koruma” hedefini kör topal tutturmaya çalıştığı söylenebilir.  Putin’in yeni stratejisinin ilk hedefi ise ABD Seçimleri oldu.

  1. taktik, rakip lideri gebe bırakmaktır. Trump henüz başkanlık yarışında iken dünyanın dikkatini çekmişti. Ruslar da o süreçte Trump’ı kullanabileceklerini keşfettiler. Trump’ın, Hillary Clinton’la girdiği seçim yarışını zor bela geçebileceği gören Ruslar hemen harekete geçtiler. ABD’de yaşayan Rus menşeili avukat, Trump’ın ekibi ile temasa geçirildi. Ruslar Trump’a kendisini kesin olarak seçtirecek imkânları olduğu ifade ettiler. Trump’ın ekibi de hiçbir ihtimali göz ardı etmeden bu teklifi değerlendirdi. Nitekim St. Petersburg’daki Rus hacker ve troller seçim sürecinde devreye girdiler. Bu aktörler sahte hesaplarla Hillary’yi yıpratıp, kamuoyu yönlendirmesi yaptılar. Bir adım daha ileri giderek seçim sonuçlarını manipüle edip Trump’ın güç bela seçilmesini sağladılar. O andan itibaren Putin’e hayran olan bir ABD devlet başkanı modeli karşımıza çıktı. Bu hafta ABD senatosunda ifadeye çağrılan Mueller’ın hazırladığı raporda bu anlatılanlar tüm ayrıntılarıyla maddeler halinde yazıldı. Nitekim Senatörleri uyaran Mueller “2020 seçimlerinde de Rusların benzer adımları atacaklarını” belirtti.
  2. Taktik internet üzerinde devletlerin ana sunucularına girip her türlü bilgiye ele geçiren Rusların, ilgilendikleri ülke vatandaşlarının kişisel telefon, hastane vs. hatlarına ele geçirerek veri toplamasıdır. Ayrıca geliştirdikleri FaceApp, Yandex gibi uygulamalar aracılığı ile her türlü bilgiyi alarak zamanı gelince kullanmak için depolayan Rusya, bu hamleleriyle soğuk savaşı farklı bir boyuta taşıdı.

3-Taktik troller ve internet üstünden manipülasyonlar yaparak halk üstünden siyasi lideri kontrol altına almaktır. Eğer lider kontrol altına alınamıyorsa başvurulan yol bu, yok alınıyorsa yöntem farklı oluyor. O zaman lidere çalışılıyor. Onun ya zafiyetler kullanılarak ya da siyasi ve ekonomik hamlelerle bağımlı yapma taktiği devreye sokuluyor. Bağımlı hale getirmek için düşman liderin zafiyetleri (para, güç, iktidarı paylaşmamak gibi özellikleri) belirleniyor. Buradaki amaç, lider kontrolden çıkarsa zafiyetlerini rakipleriyle paylaşılarak onun iktidardan düşmesini sağlamak veya düşürmekle tehdit etmektir. Bu süreçte lider tekrar Ruslarla temasa geçer. Şartları kabul ederse bu sefer de rakipler ekarte edilir.  Machiavelle’nin taktiği olan “kötülüğü adamına yaptır, onu kötü bilsinler sonra onu görevden al seni iyi bilsinler” hamlesi lidere yaptırılır.  Finalde muhalif grup, var olan iktidar tarafından etkisizleştirilir. Bu süreçte her iki tarafı da idare eden Rus istihbaratı sonunda o lidere “seni biz kurtardık “cümlesiyle “bağımlılığı tamamlama” görevini gerçekleştirmiş olur, tıpkı Venezuela örneğinde olduğu gibi..

  1. Taktik Trump üzerinde de uygulanan, rakip ülkenin desteklenen adayının seçilmesi için sosyal medya ağları ile trollerin devreye sokulmasıyla kamuoyunu yönlendirme hamlesidir. Bu troller Amerika’da “klasik Amerikalı”dır. Tartışmalarda beyaz ırkı öven, ABD milliyetçiliği destekleyen, siyahi ve İspanyolları yerin dibine batıran, tweetleriyle liderin basın karşısında söylediği bir sözünü kısa zaman içinde kamuoyuna mal edip algı yönetimi ve korku tekniklerini kullanan troller, halkı ağlarına düşürürler.

    rus enerji şirketleri
  2. Taktik ise enerjidir. Bu taktiğin bir numaralı uygulayıcısı GAZPROM’dur. 1990’ların sonunda Ukrayna’ya ve Türkiye’de dâhil olmak üzere tüm Güneydoğu Avrupa’ya döşenen ucuz doğalgaz boru hatlarıyla ülkeleri enerji bağımlısı yapıp, kendi kontrolü altına girmek istemeyen rejimler iktidara gelirse veya bu ülkeler Rus nüfuzundan çıkmaya çalışırlarsa vanaları kapatarak bu taktiğini uygulamaktadır. Türkiye gibi bazı ülkeler doğalgazı sadece ısınma için değil elektrik içinde kullanılınca bağımlılıkları iki kat artmış oldu. Mesut Yılmaz hükümetleri zamanında yapılan Mavi Akım Türkiye’nin aldığı en pahalı gazdı. Türkiye örneğinden devam edersek, geçen yıllarda Türkiye’nin 81 ilinin 80’inde yaşanan ve bir-iki gün süren elektrik kesintisi bağımlılığın ne gibi sonuçlar doğuracağına en güzel örnektir. Bu misal Türkiye’nin kritik altyapı güvenliğindeki zafiyeti de ortaya çıkarmıştır.

Küçük bir dipnot; Ruslarla yapılan doğalgaz antlaşmaları 2023-26 arası bitmek üzeredir. Bu antlaşmaların yenilenip yenilenmemesi ayrı bir tartışma konusudur.