ROHİNGYA MÜSLÜMANLARININ ÇİLESİNİN ARKASINDA HİNDİSTAN MI VAR

0
India's Prime Minister Narendra Modi and Myanmar's State Counselor Aung San Suu Kyi talk to reporters during their joint press conference in the Presidential Palace in Naypyitaw, Myanmar September 6, 2017. REUTERS/Soe Zeya Tun

Buket Temiztürk

Çin’de gerçekleşen BRİCS zirvesinden sonra beş günlük yurtdışı gezisinde bulunan Modi, Rohingya Müslümanları nedeniyle keskin eleştirilere maruz kalan ve uluslararası arenanın gündeminde olan Myanmar’a bu zorlu zamanda üç günlük bir ziyarette bulundu. Myanmar’ın Rakhine eyaletinde yaşanan kriz, Rohingya Müslümanlarından olan bazı kişilerin sınır güvenlik güçlerini öldürmesiyle patlak verdi. Ancak bu krizin kökeni yaşanan olaylarla sınırlı değil. Zira Rohingya Müslümanları, 1948’de İngilizlerden bağımsızlığın kazanıldığı yıldan beri Myanmar hükümeti tarafından dışlanmaktadır. 1982’de askeri yönetimin yaptığı yasa ile de vatandaşlık haklarını kaybetmişlerdi. Yasa gereğince vatandaş sayılabilmeleri için 1824-26 İngiliz-Burma savaşından önce Myanmar’da ikamet etmeleri gerekiyordu. O tarihten beri de ülkede ‘vatansız halklar’ olarak yaşamlarını sürdürme kteler.

 Her Taşın Altında İngilizler çıkıyor..

Myanmar hükümetine göre Rohingyalar esasen İngiliz yönetimi zamanında getirilen Bengalli işçilerdir ve ‘yasadışı          mülteciler’       olarak kaydedilmişlerdi. Rohingyalar ise 12. yüzyıldan beri orada var olduklarına inanıyorlar. Myanmar Kültür ve Dini İşler Bakanı da tarih kitaplarında bir ırk ya da etnik grup olarak Rohingya teriminin hiçbir zaman var olmadığını belirtti. Zaten din, dil ve etnik olarak Rohingya Müslümanları, Myanmar halkının çoğunluğundan ayrılmaktadır. Bu durum da Myanmar hükümetinin Rohingya Müslümanlarını ülke içindeki yüzü aşkın etnik gruptan biri olarak kabul etmemelerini kolaylaştırmaktadır. 1824-26 İngiliz-Burma savaşı sonrası Rakhine eyaletine Hindistan’dan teşvik edilen göçlerin var olduğu bilgisi de ‘Rohingya’lıların Myanmar ulusuna ait olmadıklarının vurgusunun yapılmasını sağlamıştır. Ayrıca Rohingyalıların kullandığı dil de Bengalce’nin bir lehçesi olması da diğer önemli bir ayrıntıdır. Öte yandan Myanmar hükümeti Rohingyalıları zulme tabi tuttuğu iddialarını reddetmektedir. Yaşanan krizin Rakhine’deki olayların bir terör olayı olduğunu ve yapılanların teröristlerle mücadele olduğunu belirtmektedir. Krizin başlama nedeni ise, 25 Ağustos’ta Rakhine eyaletinde Rohingya isyancılarının polis karakollarına ve bir ordu kampına saldırmalarıyla patlak vermişti ve isyan sonucu on iki güvenlik görevlisi hayatını kaybetmişti. İsyanı gerçekleştirenler Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu’ydu. Bunlar silahlı gerilla birlikleridir ve 2016’dan beri aktif olan bu grubun amacı ‘Rohingyalılar için demokratik bir Müslüman devleti’ kurmaktır. Myanmar ordusu bunları temizleme girişimine başlayınca Rohingya Müslümanları da bu durumdanetkilendi.

Modi Myammar ne yapmak istiyor..

 Modi’nin Myanmar ziyaretinde Rohingya krizi ile ilgili de bir adım atması beklendi. Ancak, Modi’nin açıklamaları incelendiğinde Rohingya meselesinin üzerinde pek de durmadığı görülüyor. Modi’nin Myanmar’ın Rakhine eyaletinde yaşanan bu krizi ‘aşırı şiddet’ olarak yorumlaması dikkat çekti. Hindistan başbakanı, Myanmar’ın endişelerini paylaştığını ve Myanmar’ın ülke ve ulus bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, Rakhine eyaletinde yaşanan aşırı şiddetten dolayı kaygılı olduğunu söylerken, Rohingya Müslümanları hakkında ve uluslararası basında belirtildiği gibi onların zulme tabi tutulduğuna dair söylemlere değinmedi.Myanmar hükümeti bu olayı bir ‘terör tehdidi’ olarak değerlendiriyor. Hindistan başbakanı da Myanmar’ı bu konuda desteklemektedir. Hatta Myanmar lideri Suu Kyi, Hindistan’a bu konudaki desteğinden dolayı teşekkür etti. Her iki lider de ülkelerinde terörizmin kök salmasına izin vermeyeceği konusunda hem fikir. İkili görüşmeler sonrası deniz güvenliği, açık bilgi paylaşımı, ticaret, enerji, kültür vb. gibi birçok farklı alanda 11 tane anlaşma imzalandı. Ayrıca Modi bu ziyaretinde Hint göçmenlerle de görüştü. Modi’nin Myanmar ziyaretinde Hint göçmenler ayrı bir önem arz ediyordu. Çünkü Myanmar, Hint insan unsurunun en yoğun olduğu ülkedir.Hindistan’ın, Myanmar’da yaşanan bu krize olan tavrını iç politika unsuru, hükümetin ideolojisi, dış politika tercihleri gibi birçok açıdan değerlendirmek gerekir.

Hindlilerde  Rohingya Msülümanlarını sınır dışı ediyor..

Hint hükümeti, Rakhine için yardımlarını genişletse de Modi geçen ay ülkede bulunan 40.000 Rohingya mültecilerini sınır dışı etme sözü verdi. Bu karara olumlu olumsuz tepkiler gelmeye devam etmektedir. Bu karara muhalif olanlar Hindistan’da Tibet, Sri Lanka, Burma, Afganistan gibi birçok ülkeden mülteci olduğunu, bunun Hindistan’ın ‘altın geleneği’ olduğunu ve Rohingyaların bir tehdit olduğunu belirten hiçbir delil olmadığını ifade etmektedirler. İnsan Hakları İzleme Örgütü üyelerinden Meenakshi Ganguly ise Hint hükümetinin Rohingya mültecilerini bu durumda tecrit etmesinin doğru olmayacağını ve bunun uluslararası hukuka da aykırı olduğunu belirtmektedir.

 Keşmir’e Gelen  Rohingya Müslümanlarından Rahatsız Olan Hindistan

Öte yandan, ülkede bulunan birçok mülteciye rağmen Hint hükümetinin bu unsurlar için belirli bir politikası da yoktur. Hindistan hükümeti için Rohingya Müslümanları ‘yasadışı mülteciler’dir. BM İnsan Hakları Komisyonu kapsamında yaklaşık 16,500’ü kayıtlıdır, ancak kayıtlı olsalar da Hint hükümeti BMİHK’nin kararını tanımamaktadır. Myanmar’dan gelen Rohinya Müslümanları Hindistan’da Keşmir, Cammu, Haydarabad, Haryana, Delhi, Uttar Pradesh ve Rajastan’a yerleştiler. Açıkçası, Hindistan hükümeti bu yasadışı göçmenleri tehdit olarak algılıyor. Özellikle Keşmir konusundaki hassasiyeti ve oraya yerleşenyaklaşık7.000 Rohingya mültecileri Hindistan’ı rahatsız etmektedir. Özellikle 11 Eylül olaylarından sonra ve 2000’li yılların başında ülkede yaşanan terör olaylarından sonra İslami terör konusundaki artan endişe ve tarihten gelen Müslümanlara olan olumsuz bakış açısı Rohingya Müslümanlarının ‘terör tehdidi’ olarak algılanmasına neden olmaktadır. Ayrıca mevcut hükümetin savunduğu Hindutva ideolojisi ve bu ideolojiyle değişen toplum yapısı ve algısı da bu düşünceyi güçlendirmektedir. Sumit Ganguly de bu rahatsızlığın sebebinin anti-Müslüman fikirlere dayandığını savunmaktadır. Zira Afganistan, Bangladeş, Pakistan gibi ülkelerden gelen Hindu, Sih, Budist, Jain, Parsi ve Hristiyan olan kişiler daha rahat vatandaşlık alabilirken Müslüman olanlara zorluklar çıkarıldığı da belirtilmektedir.

Hindistan Myanmarla Olan ilişkilerini  Önemsiyor..

Dış politika tercihleri açısından değerlendirildiğinde ise Hindistan’ın Myanmar ile olan ilişkilerine ve dış politikasındaki ana hedeflere değinmek gerekir. Hindistan-Myanmar ilişkilerigüvenlik ve stratejik çıkarlar üzerine yoğunlaşmaktadır. Hindistan bağımsızlığından beri gerek iç gerek dış politikada ahlaki unsurları göz önünde bulunduran bir ülke oldu. Ancak, şu an ki zor durumda insanların ülkeden gönderilmesi kararı ve sürekli savunduğu manevi ve ahlaki değerlerin aksine bir politika izlemesi Hint hükümetinin sert eleştiriler almasına neden olmaktadır. Bunun temelinde yine Hindistan’ın, 1990’lı yılların başında dış politika stratejisinde atılan önemli adımlar ve yapılan değişiklikler vardır. 90’ların başından itibaren ekonomik liberalizasyon sürecine giren Hindistan, ‘büyük güç olma’ amacı için oyunu kurallarına göre oynaması gerektiğinin farkına vardı. Dış politikada idealizmden reel politikaya yönelen Hindistan, dış politikasının merkezine ekonomi stratejisini yerleştirdi. Bunun için dış ilişkilerini geliştirmeye ve yeni pazar arayışına koyuldu. Uzun zamandır komşularından uzak kalan Hindistan, komşularına yönelmeye karar verdi ve ‘Doğuya Bak Politikası’nı geliştirdi. Bu politikayı izlerken 16.000 km den fazla sınırı olan komşusu Myanmar başta geliyordu. Bu anlamda Modi’nin Myanmar ziyaretinde söylediği ifadeler, Hindistan’ın Myanmar ile ilişkilerine atfettiği öneme dayandırılabilir. Myanmar Hindistan için kilit ülkelerden biridir. Hindistan’ın enerji ihtiyacı,Myanmar’daki güçlü diasporası, Myanmar ile olan ticari ilişkileri Myanmar’ı Hindistan’ın gözünde değerli kılsa da asıl sebep, başta Asya’da ve daha sonra küresel arenada büyük güç olma amacıdır. Bu amaca odaklanan Hindistan için yükselen Çin başlı başına önemli bir tehdittir ve Çin’in Myanmar ile olan yakın ilişkisi Hindistan’ı tedirgin etmektedir. Ayrıca Myanmar ve Çin’in ticari ilişkileri de kendisiyle olan ilişkilerinden bir hayli yüksektir. Öte yandan, Myanmar üzerinden Hint Okyanusu’na ulaşmak isteyen Çin, Hindistan’ın endişesini daha da artırmaktadır. Hindistan’ın Hint Okyanusu’na dair politikaları baz alındığında endişesinde haksız da sayılmaz. Bu anlamda Myanmar, Hindistan’ın Çin ile olan rekabetinde kilit ülkelerden biridir. Çünkü Myanmar, Hindistan’ın Güneydoğu Asya ve ASEAN ülkelerine açılan bir kapısıdır.Bu amaçlar için Hindistan’ın Myanmar üzerinden yürüttüğü birçok proje de bulunmaktadır. Hindistan, yaklaşık 26,5 milyar dolarlık Yagyi-Kaleva kara yolu projesi ile Hindistan-Myanmar-Tayland’ı birbirine bağlamayı planlamaktadır. Hint hükümeti tarafından Myanmar’da üç hastane yenilenmiş ve Nay Pyi Taw’da ise yeni bir hastane inşası gerçekleştirilecektir. Ayrıca Myanmar’da inşa edilecek havaalanı projesini de finansal olarak desteklemektedir. Tüm bunların yanında deniz güvenliği Hindistan için hayati derecede önemlidir. Bu anlamda Hindistan, Myanmar’da krizin yaşandığı Rakhine eyaletinde Kaladan Çoklu Model Projesi kapsamında Sittwe limanını inşa etmişti ve bu liman Hindistan’ın Mizoram eyaletinden iki ülke arasında bir ana koridor görevi görür. Kolkata’dan Sitwe’ye Myanmar üzerinden Mizoram’a nakliye yapılmaktadır.

 Myanmarın Liderinin Hindistan Geçmişi

Hindistan’ın    Myanmarn ’da yürüttüğü projeler Çin’in tüm Asya ülkelerini birbirine bağlayacak olan Yeniİpek Yolu projesine karşılık bölgede kendi varlığını ortaya koyduğunun kanıtlarıdır. Bu anlamda Rakhine’de istikrar ve güvenin sağlanması Hindistan için büyük önem arz etmektedir. Modi’nin ziyareti sırasında bu amaç için Myanmar’ın güvenliğinin sağlanması adına iki ülkenin işbirliği yapacağı belirtildi. Zira Hindistan’ın Myanmar’daki çıkarları düşünüldüğünde ülkede terörle mücadele edilmesi, güvenliğin ve istikrarın sağlanması şarttır. Bu amaç doğrultusunda Hindistan, Myanmar’da bir hükümet değişikliği olmasını da istemiyor. Öte yandan, Myanmar lideri Suu Kyi’nin Hindistan ile güçlü bağları var. Suu Kyi,Delhi’deki Lady Shri Ram Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi okudu ve 1964’temezunoldu. Shimla’daki prestijli Hint İleri Araştırmalar Enstitüsü’nde görev yaptı. Eşi ve oğullarıyla Hindistan’da vakit de geçirmektedir. Hatta Modi,SuuKyi’nin Hindistan hakkında bir araştırmasını twitter hesabında yayınladı.SuuKyi’nin Hindistan ile olan bağlantılarını sağlamlaştırmak istediği de görülmektedir. Bunun ilk nedeni ise Suu Kyi’nin Myanmar anayasasını demokratikleştirme çabasının altında yatar. Suu Kyi Hindistan’ın Myanmar’ın demokratik bir ülke olma yolunda iyi bir destekçisi ve anahtar bir rol üstlenmesini istemektedir. Zira dünyanın   en büyük demokrasisi olarak bilinen Hindistan bunun için biçilmiş bir kaftandır.

Arakanda Enerji Kavgası mı Var..

Hindistan’ın Myanmar ile olan ilişkilerini geliştirmesinin ardında yatan diğer bir konu ise Myanmar’ın sahip olduğu enerji kaynaklarıdır. Büyük güç olma yolunda ilerlerken Hindistan enerji konusunda yeterli kaynaklara sahip olmadığı için kaynak arayışına koyuldu. Myanmar’daki krizin yaşandığı bölgedeise1.2 trilyon metreküplük gaz ve 2.1 milyar varillik petrol rezervi olduğu bilinmektedir. Çin, bu enerji kaynaklarından yararlanabilmek için 2013’te tamamlanan iki ayrı projeyi sonuçlandırdı. Bu güzergâhlar üzerinde bulunan şirketlerin başında ise BP, Shell, Chevron, Total gibi Batılı şirketler var. Duruma bu taraftan bakıldığında Çin de Batı da kazanıyor görünmektedir. Ancak tüm bu aktörlerin yanı sıra kendine çizdiği ideali için Myanmar ve Myanmar’daki enerji yarışında Hindistan da bu oyundaki ana oyunculardan biridir.Modi’nin Myanmar ziyareti ve ziyaretteki tutumu Hindistan’ın iç ve dış politikasındaki çıkarları değerlendirildiğinde tutarlı görülmektedir. Bu kritik zamanda gerçekleştirilen bu ziyaret, Hindistan’ın Myanmar’da özellikle Rakhine’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasının iki ülke çıkarları için de elzem olduğunun altını çizerken,Hindistan’ın bölgedeki var olan enerji yarışında ‘bende bu yarışın içindeyim’ söyleminin fiili göstergesi olmuştur.

 Bölgedeki  Güçler Yeni İslam Devletinin Kurulmasından Rahatsız

 Ayrıca krizin temelindeki ‘Müslümanlar için ayrı bir devlet’ söylemi Hindistan’ın yakın geçmişinde yaşadığı fazlasıyla tanıdık bir ama bir o kadar da ağır bir acının Myanmar’daki aksidir. Bugün Pakistan ve Bangladeş olarak varlığını sürdüren ağır acının kalıntıları, Hindistan’ın Myanmar krizindeki tutumunu daha anlaşılır ve tutarlı kılmaktadır. Ayrıca yine aynı sloganlarla Keşmir’de yaşanan isyanlar da Hindistan’ın Myanmar’a empati yapmasını kolaylaştırmaktadır. Öte yandan, Myanmar liderinin demokratikleşme çabaları için Hindistan’dan beklediği yardım ve Hindistan ile olan sıkı bağlantıları Hindistan’ı Çin’den bir adım öne geçirmektedir. Ancak, Hindistan bu yarışta derece almak istiyorsa, Hint-Myanmar ilişkisinin Çin-Myanmar ilişkisinden hemen her alanında daha ön plana çıkmasını sağlamalıdır. Bunları yaparken özellikle bu kriz bağlamında Hint hükümeti, ülkesindeki Rohingya mültecileri konusunda Myanmar ile ilişkilerini bozmadan gerek iç ve gerek dış arenada imajını zedelemeden doğru bir politika yürütmelidir.