Rusya’nın Gayr-i Meşru Çocukları Oligarklar

0

SSCB yıkıldıktan sonra Yeltsin dönemimde yaşanan “sersemlik devrinde “ülkenin en büyük problemi “yolsuzluk” oldu. Yolsuzluk sadece Rusya’nın değil tüm Sovyet ülkelerinde de genel problemi haline dönüştü. Polonya’dan Azerbaycan’a Kazakistan’dan Bulgaristan’a kadar ülkelerde satılmayan hiçbir şey kalmadı. Sırada insanların gelirinin 50 dolar olduğu Kırgızistan’da halkın giderleri 800 dolardı. 750 dolar ise kara para olarak sıradan insanların hayatlarının bir parçası oldu.  Bazı devletlerin bürokratları “kara para” aklamada dünya tarihi geçtiler. Bu süreçte düne kadar devletlerin para kazanan veya batıran kurumlarını idare edenler bürokratlar devlet otoritesinin olmadığı süreçte “devletin malı…” atasözünün hakkını sonuna kadar verdiler. Devlet mallarını kendi zimmetlerine geçirmeye başladılar. Hatta 1990-2000 arasında Rusya da satılık uranyumdan savaş uçağına kadar piyasada ne ararsan vardı.  Tüm bu süreçte Yeltsin de kızıyla ülkeye soymaya devam etti. Sonra birden bire piyangodan Putin’in çıktı. Putin’in koltuğa geçebilmesi için Yeltsin’in ikna edilmesi gerekti. Yeltsin’e kendi döneminde yaptıkları ve kızının serveti dokunulmayacağı garantisi verilerek koltuk bıraktırıldı.

Sistem Gayr-i Meşru Olunca ..

Yeltsin dönemi Batı tarafından Rusya’da demokrasinin başlangıcı olarak lanse edildi. Yeltsin, “Tankın üstüne çıkan adam” olarak batı basını tarafından kültleştirilince Rus devleti yeni gardlar geliştirdi. Ama 20 yıl ilk on yılı Ruslar devletlerinin itibarlarını, onurlarını, kaybede kaybede Dünya’ya rezil oldular. Sistem gayr-ı meşruluğu “meşru” kabul etmek zorunda kaldı. Batı sermayesinin girişi hızlandı.  Rus devlet sermayesinin ekonomik, insan, mal vs. ülke dışına çıktı. Düne kadar sıralarda hayatlarını tüketen Rus vatandaşları şimdi yaşamak için ellerinde ne varsa bedenleri de dâhil satmaya başladılar. Halkın bu eziyetine karşılık gayr-i meşru sistem kendi çocuklarını doğurmaktan gecikmedi. Nitekim Bu sistemin çocukları Oligarklardı.

Gorbachev’den Putin’e: Rusya’da “Yeni Politik Kültür İnşası”

Kim Bu Oligarklar

Ortak özellikleri SSCB döneminde devlet memurları, orta veya büyük işletmeler de idareci tandanslılar olmalılar idi. Gayrı meşru dönemde ise idare ettikleri kurumların mallarını zimmetlerine geçirip bunları ucuz fiyatlara satanlardı. Yusuf Has Hacib “devlet parasıyla hovardalık yapılmaz” der ama bunlar yapanlardı. Kısa süre de gelen zenginlikleriyle kendilerini Forbes dergisinin sıralamalarda buldular. Düne kadar bir maaş yaşayanlar şimdi katlar, atlar, yatlarla, lüks yaşama geçtiler. Yaptıklarını utanmadan medyada paylaşmaya başladılar. Bunu gören halkta aynı işi yaptı. Tabiri caizse devletin çivisi çıktı. Günah kamuya yayıldı.

viktor-vekselberg ve putin

İşte Bazı Oligarklar

“Aleksey Mordaşov (19,6 milyar dolar) -Vladimir Potanin (17,8 milyar dolar),Viktor Vekselberg (15,4 milyar dolar),Andrey Melniçenko (15,4 milyar dolar),Vagit Alekperov (14,8 milyar dolar),Aliler Usmanov (14,4 milyar dolar),Roman Abramoviç (13,9 milyar dolar)
liste böyle uzayıp gidiyor. Bunların bazıları ilgili internete dolaşan kısa bilgilere baktığımızda özellikle yaşlarına uğraştıkları sahalar dikkat çekiyor.

Mesela

“Alexey Alexandrovich Mordashov, iş adamı, Metal, enerji ve madencilik şirketleriyle ilgilenen bir Rus şirket olan Severstal’ın ana hissedarı ve başkanıdır. Nisan 2019’da CEOWORLD dergisi, Mordashov’un Rusya’nın en zengin 4. üyesi olduğunu ve tahmini 20.5 milyar dolar olduğunu yazdı. 26 Eylül 1965 doğumlu…

Vladimir Olegovich Potanin bir Rus milyarder, girişimci, servetini, Rusya’nın 1990’ların ortalarına kadar ortasındaki tartışmalı hisse senedi kredisi programı aracılığıyla edindi. 3 Ocak 1961 doğumlu…

Andrey Igorevich Melnichenko, Rus milyarder, sanayici , Gübre üreticisi EuroChem Group ve kömür enerji şirketi SUEK’in ana yararlanıcısıdır. Her iki şirkette de strateji komitesi başkanıdır. 8 Mart 1972  doğumlu”, Roman Abramoviç’i tanımayan yok zaten…

Her devletin bir sarhoş dönemi olur. O dönemde sistem bozulunca sistem kendi gayr-i meşru çocuklarını doğurur. Bunlar bir müddet sonra devlet içinde devlet olurlar. Nitekim 90larında sonunda bunları Rusya yaşadı. Sonunda devlet kendisi de oligark  gibi davranacak birini sistemin tepesine atadı. O da Putin’di.

Putin Devletin Oligarkı

Halk arasında bir söz vardır “Dinsizin hakkından imansız gelir.” Bu söz Putin için söylenmiş olmalıdır. Devletin malı ile dünyanın en zengini olan oligarklara karşı devleti bir sopa ve mafia gibi yöneten Putin kısa sürede kimi oligarkın malına el koyarak, kiminin canını alarak büyükleri ortadan kaldırdı. Sonra yeni bir tartışma başladı. Oligarkların malları nereye gitti Hazineye mi yoksa Putin ve yandaşları arasında pay mı edildi. Tartışmaları kısık sesle seslendirilmekten öteye gidemedi. İşin ilginç tarafı Oligarklar mallarını ve paralarını batıya taşıyarak Rusya ya en büyük darbeyi vurdular. Bir kısmı daha Putin’in tehdit ve şantaj yöntemi sonucunda ya paralarını Rusya’ya gönderdi ya da servetlerini Rus devletinin dışarıdaki operasyonlarını finans etmede kullanmaya söz verdiler.

Oligarkları Kullan

Putin’in yeni geliştirdiği metotla batı sermaye grupları içerisinde yer almaya başlayan bu oligarklara yaşama garantisi karşılığında batı sistemine adapte olan artık bir işadamı kisvesi yeni görevler verilmeye başladı.  Oligarklar bulundukları ülkelerdeki kritik ihalelere katılmaya başladılar. Ülkelerdeki sermaye değişikliklerinde banka, batık devletler şirketlerini özelleştirilmesinde Rusya’nın dış eli olarak hareket etmeye başladılar. Bu yeni durumda batıyı daha savunmasız yakaladı. Enerjide, Maden, Bankacılık ve Sigorta da sektörlerinde batılı şirket gibi gözüken oligarklara ait şirketlerin şu anki sermaye alanlarına ve etkili oldukları ülkelere bakarsanız fotoğrafı daha iyi görürsünüz.

Sonuçta gayr-i meşru çocuklar dünyanın “meşru ve meşhur çocukları” olarak hayatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Malların gerçek sahibi Rusya’da yaşayan sıradan insanlar yine geçim derdi ile savaşıyorlar.