Safran Rengi Lotus Çiçeği Kuzeydoğuda Çiçek Açtı

0
107

Hindistan federal bir cumhuriyet. Bu nedenle seçimler, ulusal ve eyalet bazında olmak üzere iki farklı kanattan yapılmakta ve bu seçimler farklı zamanlarda gerçekleşmekte. Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Tripura, Nagaland ve Meghaland eyaletlerinde ise 2018 seçimleri yapıldı. Ancak bu seçimler Hint basınında tarihi bir olay olarak lanse edildi.

Adı geçen eyaletlerde seçimi kazanan Hindistan’ın ulusal partilerinden BJP’ydi. BJP, Hindutva ideolojisini savunan sağ kanat bir parti. BJP, üst kastlara hitap eden ve genel olarak “Hint Kemeri” olarak bilinen, ülkenin kuzey bölgesine hâkim olan güçlü bir parti. BJP’nin kuzeydoğuda iktidarı kazanmasının tarihi bir olay olarak anılmasının başlıca nedeni, ülkenin güney ve kuzeydoğusunda hâkim ideoloji olan Sol’un kalelerinden biri olan Tripura eyaletinde ezici bir çoğunluk elde etmesi oldu. Zira Sol, 25 yıldır Tripura eyaletinde iktidar koltuğundaydı. Seçim sonuçlarına göre BJP, Tripura’da % 1,3’ten % 43’e yükseldi. Nagaland’da ise 59 koltuktan 35’ini elde etti.

Sol ideolojinin kaybetmesinin başlıca nedeni olarak marjinalleşerek seçim kampanyalarında tek başına ilerleyememiş olması gösterilmekte. Bu nedenle, gelecek yıl yapılacak seçimlerde Sol’un diğer eyaletlerdeki varlığını sürdürebilmesi için tüm laik partilerle işbirliği içine girmesi gerektiğini savunanlar var. Öte yandan, Kongre Partisi’nin giderek zayıflaması, yeterli kurumsal teşkilatlanma alt yapısının olmaması, Sol’un onunla ittifaka girmesinde çekinceler oluşturmakta. Yakın zamanda Sonia Gandhi, Kongre Partisi’nin liderliğini oğlu Rahul Gandhi’ye bıraktı. Ancak Rahul Gandhi, parti lideri olarak güçlü bir duruş sergileyememekte. Bu açıdan bakıldığında, Kongre Partisi’nin lider çıkaramama durumu kendi aleyhine işliyor.

Kongre’nin bu durumu, Sol’un kaybettiği gücü yeniden kazanması adına onunla ittifak yapması yerine iki ayrı kanattan BJP’ye karşı duruş sergilemesi gerektiği söylemleri de mevcut. Zira bu stratejinin, Sol’un Hindistan topraklarında yaşaması için gerekli olduğuna inanılıyor.

BJP’nin kuzeydoğudaki başarısını ise kurumsal teşkilatlanmadaki başarısına borçlu. Bağlı olduğu ideoloji olan Hindutva ve ona bağlı olan diğer kuruluşların, ki bunlar Sangh Parivar adıyla bilinir, faaliyetleri bu başarıda büyük bir rol oynamaktadır. Ayrıca BJP’nin diğer bir sırrı ise koalisyon kurmadaki başarısıdır. Böylece BJP, muhalefeti indirgeyerek iktidara oynayabilmekte. BJP’nin bu stratejisi yeni değil. 90’lı yılların sonundan beri aynı stratejiyi yürütmekte. Bu stratejisindeki başarısı ona 2018 yılı itibariyle, 29 eyalete sahip Hindistan topraklarının 21’inde iktidara götürdü.

Ayrıca Kongre’nin eski ve yeni lideri olan ana-oğul Sonia ve Rahul Gandhi’nin zayıf ve tartışmalı parti liderliklerine nazaran Modi güçlü bir tavır sergilemekte. Zaten, kuzeydoğudaki başarının ardında Modi’nin imajının önemli bir rol oynadığı da görülmektedir. Kuzeydoğunun kalbini kazanan BJP, Modi aracılığıyla bu eylemlerine devam ediyor. Seçimlerden birkaç hafta sonra Modi, kuzeydoğunun Hindistan’ın organik tarım merkezi olabileceğini ve ülkenin gelişimi adına “yeni bir motor” gücü sağlayacağını dile getirdi. Sol’un kalesi olarak bilinen Tripura eyaletindeki BJP’nin başarısı fazlasıyla gündemdeydi. BJP’nin eyalet başbakanı seçimi de önemli bir adımdı. Biplab Kumar Deb olarak bilinen eyaletin yeni başbakanı, Tripura’yı iyi bilen biri. Zaten oralı ve orada eğitim görmüş. Daha sonra başkentte Hindutva’nın başat örgütlerinden olan ve Sangh Parivar’ın kültürel kanadını oluşturan RSS’in gönüllülerinden. Ayrıca eski bir yoga eğitmeni.

Hindistan’ın kuzeydoğusu, İngiliz sömürgesi döneminden kendine miras kalan bir parça. Bu anlamda bölgenin ülkeye entegre edilmesi uzun zaman aldı ve bu süreç hala devam etmekte. Bağımsızlık döneminde Assam adıyla tek bir eyaleti teşkil eden kuzeydoğu, zamanla farklı eyaletlere ayrıldı. Bu farklı eyaletlerdeki halklardan bazıları ayrılıkçı hareketlere girişti. Örneğin, bu seçimde BJP’nin eyalet yönetimine geçtiği ve Kongre’nin tek bir koltuk bile kazanamadığı Nagaland bunlardan biri. Nagaland’ın sakinlerini oluşturan Naga halkı, güçlü ve militan bir grup. İngilizlerin etkisiyle Hristiyanlaşmış ve alfabe olarak Latin alfabesini benimsemiş. Nagaland örneği gibi, ayrılıkçı hareketler ve Sol ideolojinin hâkimiyeti bölgenin diğer bölgelere nazaran ülkeye entegre olmasını zorlaştırmaktaydı. Ayrıca bölgenin coğrafi olarak uzaklığı da bunda önemli bir etkendi. Bunun için bağımsızlık döneminde kuzeyden bölgeye insan transferi yapılarak ‘insani’ bağlar oluşturulmaya çalışılmıştı.

Bu seçimlerle birlikte, Hindistan büyük oranda safran rengine boyanmış ve birçok eyaletinde “lotus” çiçeği açmıştır. Lotusun yeni açtığı kuzeydoğunun Hindistan için önemine değinmek gerekirse, bölge ülkenin Güneydoğu Asya’ya açılan kapısı. Hindistan’ın “Doğu’ya Bak” politikasına verdiği önem düşünüldüğünde bölgedeki istikrar ve gelişim büyük önem arz etmektedir. Bölgenin ideolojik yapısı nedeniyle Çin’in bölgeye olan müdahaleleri de Hindistan için büyük tehdit ve tehlike oluşturmaktaydı. Sonuç olarak, Sol’un bölgeden “temizlenmesi” sadece BJP’nin siyasi başarısı ya da Hindistan’da sağın yükselişi söylemlerinin çok ötesindedir.