Sınırları Zorla ve Harekete Geç

0

İnternette gezinirken karşılaştığım bir resimden bahsetmek istiyorum bugün. Resim Johnson Tsang adında Çinli bir heykeltıraş tarafından yapılmış olan bir heykele aitti. Tsang yoksulluk içinde geçirdiği çocukluk döneminden sonra birçok işe girmiş ve son olarak polislik görevinde bulunmuş birisi. Kil ile de mesleğinin on üçüncü yılında tanışmış ve bir süre uğraştıktan sonra istifa ederek tamamen heykele yönelmiş. Çalışmalarını çeşitli sergilerde sanatseverlerle buluşturmuş. Yaşadıkları ile mi alakalıdır bilemem ama heykellerinde insan yüzleri ve bebek figürleri kullanıyor. En dikkat çekici çalışmaları ise “Lucid Dreams 1-2” ve “Open Mind” adlı seriler. Çalışmalarının hepsi çok anlamlı. Ancak ben “Open Mind” yani “Açık fikir-Açık Zihin” serisi üzerinde duracağım bugün.

Tsang, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak olması gerekeni, vermek istediği şeffaflık ve olumlu düşünme gibi mesajları sürrealist eserleriyle etkili biçimde gözler önüne sermeyi başarıyor. Bu heykeller o kadar çok şey anlatıyor ki aslında bize. Zihnini aç, sınırlarını zorla diyor. Beyninin içinde hapsolma. Tek düşünceye, tek yargıya takılıp kalma. Farklı gözlerle bakabilmeyi, farklı şekilde düşünebilmeyi öğrenmelisin. Gerçekten de öyle değil mi? Biz kendimizi, zihnimizi ne kadar zorlarsak o kadar çok şeyin farkına varırız. Fark ettikçe de hakikate ulaşır ve bunun verdiği hazzı iliklerimize kadar hissederiz. Bu huzurun yüzümüzde bıraktığı izi ve rahatlığı da eserlerinde gösteriyor usta sanatçı bizlere. Bir nevi alacağınız meyve işte bu diyor.

 

Peki, zihnimizi zorlamak o kadar kolay mı? Hayatta bazı dönüm noktalarımız olur. İyi ki yaşamışım dediğimiz anlar. İşte o anlara ulaşana kadar bizi biz yapan çektiğimiz sancılardır. Düşüncelerin içine hapsolmuşken sınırları aşmaya çalışmaktır iyi kilerimiz.

 

 

İnsanı diğer canlılardan özel kılan özelliklerinden birisi de hayal kurmasıdır. Sahip olmak istediğimiz her şeyin önce hayalini kurarız. Sonra o hayale ulaşabilmek için düşüncelere dalarız. Kimisi hayallerinin peşine düşer ve gerçekleştirir kimisi de sınırlarını aşamaz ve hayal kurmaya devam eder. Başarının en büyük anahtarlarındandır aklın sınırlarını zorlamak ve eyleme geçmek. Bu konunun önemini Goethe “Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. Dünyada en zor şey düşünüleni yapmaktır.” Diyerek açıklamıştır. Aynen öyle  düşünmek tek başına yeterli değildir hiçbir zaman.

 

 

Düşüncelerimizle var oluruz biz. Düşündüklerimiz neyse biz oyuzdur. Kişiliğimiz, karakterimiz düşüncelerimize yansır ve zihnimizde şekillenir. Geleceğimizi ona göre inşa ederiz. Ve düşünmeye devam ederiz. Hem insan boşuna mı geldi dünyaya. Herkesin bir amacı yok mu kendince? Bu dünyada bir fark oluşturmak için ideallerimiz olmalı. O ideallere ulaşabilmek için aklın sınırlarını zorlamalı ve ter dökmeliyiz. Acıya direnerek hayallerimizin filizlenip boy vermesi için sabırla devam etmeliyiz. Ancak bu şekilde rahat bir nefes alıp huzura ereriz. Heykeltıraş Tsang, eserleriyle bu mesajı insanlığa en güzel şekilde vermeyi başarıyor. Duygularımızı, hislerimizi ve hayallerimizi, kil ve seramikle canlandırarak zihinlerimizle buluşturuyor. Şimdi sıra bizde. Ne pahasına olursa olsun, hayallerimizden, ideallerimizden vazgeçmeyelim. Arayalım, büyük düşünelim ve aradığımızı bularak yüzümüze ve kalbimize yansıyacak o huzura kavuşalım.