SOKAKLA RUSYA ARASINDA KALAN YALNIZ ADAM SERKİSYAN

0

 

Bir ülke düşünün kara ile hiç bağlantısı olmayan, iki büyük komşusu ile devamlı

problemli olan, ürettiği hiçbir şey olmayan ve dışarıdan gelen yardımla ayakta

durmaya çalışan, böyle bir ülke ne zamana kadar ayakta kalabilir veya yaşayabilir.

Bir başka açıdan değerlendirirsek bu ülkenin vatandaşı olsanız ne yaparsınız? Tahmin

ettiğiniz gibi bu ülke Ermenistan.

1990’larda Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra bağımsızlığını ilan eden

Ermenistan bağımsızlığını ilan ettiği günden itibaren sorunlarla uğraşmaya başladı.

Ülkenin kurulduğu günden beri yakasını bırakmayan en temel sorunu geçim derdi

veya ekonomik problemlerdi.İlk Ermenistan devlet Başkanı olan Petrosyan iktidara

gelir gelmez bu sorunu aşmak için Ermeni Diasporasından yardım istemesine

rağmen özellikle batıdaki diasporanın yardım talebine duyarsız kalması, Diasporanın

“bağımsız Ermenistan” kavramından başka manalarda yüklediği görüldü.Ki onların

kafasındaki Ermenistan’ın Türkiye’nin Doğu vilayetlerini için alan klasik Ermenistan

söylemi olduğu zamanla da ortaya çıktı.

Ter Petrosyan’dan Sarkisyan’a kadar Ermenistan devlet başkanlarının ekonomik

sorunlara karşı en kalıcı çözümü, sorunu görmemezlikten gelip başka problemlerle

onu perdelemeye çalıştılar. Problemleri üstünü örtmek için kullandıkların konu ise

Karabağ meselesidir. “Halk açız” diye sokağa çıktığında Ermenistanlı siyasiler hep

Karabağ sorunu rutinin dışına çıkarıp, Azerbaycan ile mevzi çatışmaya girerek

ülkedeki milliyetçi dalga harekete geçirirler. Ekonomik sıkıntılar dile getirildiğinde

“açlık mı, yoksa ülke bütünlüğümü” ikilemi arasında kalan halk doğal olarak ülke

bütünlüğü ve Karabağ meselesine önemseyerek ekonomik sorunlar geri plana itilerek

yıllarca Ermenistan siyasetin sorun çözememe çark bu şekilde dönmektedir.

Günümüze kadar bu mesele bu şekilde devam edip gitti.

Diğer taraftan ekonomik olarak sıkışan ve iç politikasında yaşadığı problemlerde çıkış

yolu arayan Ermenistan’ın stratejik pozisyonundan dolayı Rusyaya yanaştığı ve

zamanla bağımlı olduğu görülmektedir. Türkiye, Azerbaycan ve İran arasındaki

stratejik pozisyonundan dolayı Ermenistan Rusya için vazgeçilmez bir enstrüman

olarak durmaktadır. 1990’larda Rusya bölgedeki ülkelerden çekilirken,

Ermenistan’dan tam olarak çekilmediği, Ülkedeki askeri üssü olarak varlığını devam

ettirdiği görülmektedir.İlerleyen yıllarda Rusya Ermenistan ilişkileri askeri ve

ekonomik “bağımlı” noktasına gelmiştir. Zaten tarihi süreçte Güney Kafkasya

ülkelerinden Ermenistan, Rusya açısından her zaman sağlam bir müttefiktir. Rusya

ve Ermenistan arasında işbirliğinde Rusya’nın her zaman pozitif ayrımcılığı özellikle

Azerbaycan Ermenistan sorunlarında takındığı tavırlar çok bariz bir şekilde

görülmektedir.1990 sonrasında özellikle Karabağ konusunda Azerbaycanın haklı

olmasına rağmen hep mağdur duruma düşürülmesinin altında hep iki ülke arasında

bağımlılıktan kaynaklanan Görünmeyen ittifak yatar.Bununla beraber Ermenistan’ın

Rusya’ya olan siyasi bağımlılığının yanında ekonomik ve enerji ekseninde bağımlılığı

hat safhalara ulaşmıştır.

Rusya 2000 Yılların başında Saakaşvili iktidarıyla Gürcistan’ı elinden kaçırdıktan

sonra Ermenistan’ı tamamen elinde tutmak üzere özellikle ekonomi,askeri ve enerji

alanında Ermenistanı dolaylı bir şekilde kontrol altına aldı.Rusya Ermenistan’ın

enerji dağıtım ağları Kademeli olarak tamamen Rusya kontrolü altına aldı. Haziran

ayının ortalarında elektriğe gelen yüzde 17lik zammın Rus Şirketi’nin olmasına

Karşılık siyasi faturanın Sarkisyana çıkması bir tezatlık gibi görünmektedir.Ülkesini

bu kadar Rusyaya bağlayan Sarkisyana Rusyanın böyle bir hamle yapması iki nedene

bağlı olabilir bir Sarkisyan’ın özellikle Rus askeri üsleri konusunda alttan alan tavrına

Karşılık sıkıştırma hareketi olabilir veyahutta Sarkisyan sonrası oluşacak yeni siyasi

yapı için atmosferin hazırlanması için bir hamle olarak değerlendirmek

lazımdır.Bunun sonuçlarını ilerleyen aylar gösterecektir. Olaylar başladığında dikkat

çeken bir diğer çıkışda Rusya ve ABD gelen Açıklamaların satır araları dikkat çekicidir.

Rusya Medyası ısrarlı bir şekilde Olayların kendilerinin ilgisinin olmadığı

vurgulamalarının manası ” bu arkasında biz varız, Ermenistan bize ait

demektir.Benzer şekilde de ABD Erivan büyük elçisinden gelen tepkiye baktığımız

Zammı protesto eden Gençler’e polisin Orantısız güç kullanılmasının eleştirilmesinde

“sokak hareketlerini Dolaylı destekliyorum” manasında çıkarmak mümkün

sanırım.Bununla aslı Ermenistan bağımsızlığını Kazandığı tarihten bu yana ABD deki

diaspora üstünden ABD Ermenistan’da kendine alan açma çabaları şimdiye kadar

Rusya Tarafından hep engellendiği de görüldü.Aslında Haziran ayındaki sokak

gösterilerine bakıldığında da benzer reflekslerin olduğu bariz bir şekilde de

görülmektedir.Bu da bize Rusya’nın Ukrayna’dan sonra özellikle kGüney

Kafkasya’daki hayat Alanında her hangi bir taşın oynamasına izin verilmek

istemediğini göstermektedir.

Diğer taraftan Ermenistan’daki sokak gösterileri ve Sarkisyan’ın tavrına incelemeye

değer ip uçları bize vermektedir. Buradaki anahtar kelimelerden gitmekte fayda var

bunlarda ilki sokak kavramı,ikincisi soğuk savaş siyasetçisi ve üçüncüsü ise genç

Kuşak kavramlardır.

Sarkisyan eski kuşak bir siyasetçi, soğuk savaş politikacısı, Karabağ katliamının baş

mimarı gibi sıfatları olan bir idareci olarak karşımızda durmakta. soğuk savaş

Siyasetçinin tip özelliklerini üstünde barındıran Sarkisyan örneğinden devam

ettiğimizde bu Siyasetçinin özelliği siyasetini korkular ve algılar üzerine

kurmasıdır.Genellikle kullanılan korku ülkeye saldıran güç onlara karşı ülke

bütünlüğünü koruyan yılmaz Savaşçı bu portrede vatan millet Kavramları Öne

çekilerek duygusal hava oluşturulur.Bu politik oyunda mutlak bir veya birden fazla

düşman vardır hatta ülkenin dört bir yanı düşmanla çevrilmiştir bu Düşmanlar el

birliği etmiş her an ülkeyi yıkmak istemektedirler vefakâr Çilekeş yönetici de onun

için mücadele eder. Bunun için parlmontoyada sormadan askeri siyasi angajmanlara

girer Eleştiriye gelemezler çünkü bunun hepsini Vatanı için yaparlar bu algılar v

korkular soğuk Savaş’ta çok işe yaramıştır.Am 1990 llarda doğup şimdilerde 25

yaşlarını geçen soğuk savaş sonrası nesil açısından baktığımızda ise önceliklerin

tamam siyasetçiden farklı OLDUĞUNU düşman bütünlük gibi kavramların onun zihin

dünyasında bir mana içermediğini görmekteyiz.Bu genç Kuşak için sosyal medya

internet bilgisayarla küresel ölçekli Dünyasına Karşılık soğuk Savaş siyasetçisinin

yerel Düşmanlar Dünya’sı Çatışması ise genellikle sokaklara doğru akan tepkinin adı

oluyor. Bugünlerde Ermenistan’da yaşanan Olayların bir başka boyuta bu Kuşak

çatışmasıdır. Burada dikkat çeken bir diğer nokta ise sokak kavramıdır. Özellikle 2000

Yılların ortasından itibaren başta Ukrayna Tayland Almanya ve Türkiye’deki sokak

protestoları ciddi kırılmaların adresi haline geldi.En son Ukrayna’daki meydan

hareketi ise Rusya açısında kötü ,yenilgilerin olduğu bir sokak gösterileri olarak

değerlendirildi.Yukarıda bahsedilen soğuk savaş siyasetçilerinin korku dolu

politikasında basit sokak hareketlerinin anında yönetime Yönelik kitlesel hareket

olarak değerlendirilip sert şekilde bastırılmalarında yangına körükle gitmek oluyor

nitekim Erivan’da yalan ve üç hafta Süren Olayların gelişim aşamasında Yaşananlar

bize bunu bir kere daha teyit etmektedir.Nitekim,Ülkede eski Sovyet teknolojisi ile

yapılmış ve yarattığı sızıntılar yüzünden Petrosyan döneminde sokak yürüyüşlerine

neden olan Nükleer santral gösterilerinin bağımsız Ermenistan’ın doğuşunu

hazırlayan olaylarında sokak gösterilerinden başladığını unutmamak lazımdır.Aslında

Sarkisyan ve Rusya’yı endişelendiren ise bu geçmişde yaşanan olaylardır.

Genellikle bölgedeki siyasi gelişmelere baktığımızda sokağın yön belirleyici olduğu

da ortaya çıkıyor, öncelikle umutsuz ve mutsuz bir kitle oluşuyor, haklı taleplerini

göstermek için protesto eylemlerine başlıyorlar, masum olan eylemler polis

güçleriyle sert bir şekilde bastırıldıktan sonra ise şiddet, Ukrayna örneğinde olduğu

gibi kutuplaşma ve ayrışmaya doğru giderek siyasal iktidar değişikliğine yol açıyor.

Ermenistan benzeri ülkelerde egemen demokrasi anlayışı ile ötekinse karşı yaşam

hakkı vermeyen en küçük masum politik protestoları vatan hainliği ile yaftalayan

Sovyet artığı zihniyetin bir kez daha son olayda bu davranış içerisine girdiği

görülmektir. Bu davranış kodlarını okuduğumuzda Ermenistan son elektrik zamları ile

başlayan ve yaklaşık üç hafta süren meydan hareketine karşı Rusya destekli

Sarkisyan hükümetinin davranışının daha öncekilerle benzerlikler arz ettiğini

görmekteyiz. İşin garip olan tarafı, ülkedeki elektrik dağıtımının Ruslar tarafından

yapılması. Avrasya Birliği üyesi olan, enerjiden ekonomiye ve güvenliğe kadar

Rusya’ya bağlım bir Ermenistan sokakların etkin ve tehdit edici dili diktatör ve kişi

tabanlı rejim olan Sarkisyanı sorgular hale getirmiştir.

Bu gösterilerin bize gösterdiği fotoğraftan gelen verilere baktığımızda, Sovyetçi

baskıcı politik anlayışlar uzun vadede bölgede sorgulanmaya başlamasıdır, ekonomik

kalkınmayı sağlamayan dışa bağımlı ekonomilerin halkların refah seviyelerini

yükseltmedikleri sürece benzer sorgulamaya açık oldukları, temel sorunlarının her

an sosyal patlama zeminine dönüşebileceği, sosyal medyanın sosyal olaylarda

toplanma, organize olma ve ortak tepkide etkin bir şekilde kullanabildiği,

yönetimlerin doğal tepkilerinin hep ölüm kalım meselesi gibi görülmeden karşılık

anlayışı içinde çözmenin şu etapta Ermenistan gibi ülkelerde daha da hızlı olmadığı,

soğuk savaş siyasetçi tipinin artık yavaş yavaş bölgede öneminin yitirmeye başladığı,

genç kuşakların milliyetçi söylemlerle susturulamayacağı, geçimin ve en basit hayat

standartlarının karşılanması isteklerinin biran önce Ermenistan vb ülkelerin çözmesi

gerektiği aksi takdirde sert tepkilere neden olabileceğini Ermenistan’da ki son

gelişimlerle bir kez daha göstermiştir