Son Sözü Abdullah Hoca Söyledi

0

Türk futbolu son dönemlerde yeni bir alışkanlık kazanmaya başladı. Artık takımlar maçları ilk yarı ve ikinci yarı olmak üzere iki ayrı müsabaka gibi görüyor. Başakşehir maça saat 7 de başlamışken, Fenerbahçe maça saat 8 de başladı. İlk yarıda ev sahibi ekip oyuna hükmetti, oyunun tartışmasız hâkimiydi. Fenerbahçe’nin ilk yarıdaki tek pozisyonu Zajc’ın savunma arkasına attığı topta Elif’in şutuydu. 18.dakikada da maçın yıldızlarından olan İrfan Can’ın yaptığı ortada, kaleci Volkan’ın hata yapması sonucunda Robinho golü buldu ve ev sahibi ekip 1-0 öne geçti. Kaleci Volkan’ın son zamanlardaki form durumuna baktığımız zaman üst üste hatalar yaptığını görüyoruz ve bence artık dinlenme zamanı geldi.

Sahadaki kadrolar incelendiğinde Abdullah hocayı tebrik etmek lazım. Şampiyonluk yolundaki kırılma maçlarından biri olan Fenerbahçe maçına çıkarken, oyun planından ve saha diziliminden taviz vermedi, cesur bir kadroyla maça başladı. Robinho, Mossoro, Visca, Arda, İrfan Can ve hatta Emre.. 6 doğrudan top tekniği yüksek ve hücumcu oyuncuyla sahaya çıktı. Orta sahadaki üçlüye baktığımız zaman en defansif oyuncu Emre’ydi. İrfan ve Mossoro serbest 8 numara rolünde oldukça başarılılar. Böylesine teknik ve klas oyuncularla sahaya çıkınca oyunun kontrolünü ele almak zor olmuyor.

Fenerbahçe ise yanlış bir kadroyla maça çıktı. Takımın en kreatif oyuncuları Valbuena ve Mehmet Ekici kulübedeydi. Ersun hocanın klasik söylemi akıllara geldi, “Fenerbahçe rakibine karşı önlem almaz, aldırır”. Fakat Ersun hocanın Caiçara’yı durdurmak için o bölgede Valbuena’nın yerine Elif’i tercih etti ve kendisiyle çelişti. Bu kararın yanlış olduğunu Elif’in sahadaki performansına baktığımız zaman görebiliriz. Elif %54’lük isabetli pas yüzdesiyle kötü bir oyun oynadı ve devre arası oyundan çıktı, yerine Mehmet Ekici girdi.

İkinci yarıda ise Mehmet’le birlikte daha iyi bir Fenerbahçe sahadaydı. Mehmet’in 2.yarıdaki pas isabeti %97’ydi, Elif’in ortalamasıyla kıyasladığımız zaman oyuna etkisini buradan anlayabiliriz. İkinci yarı Fenerbahçe açısından baktığımızda sanki ilk yarı oynayanlar formayı çıkarmış da başka oyuncular formayı giyip sahaya çıkmış gibiydi. İkinci devrede Başakşehir’in topu Fenerbahçe’ye verip, kontradan gol araması da bu durumun başka bir etkeniydi.  Devrenin başında Arda’nın eline çarpan topta hakem Hüseyin Göçek VAR’a gitmeden devam kararı verdi. Bu durumda enteresan olan kısım şu; bu maçtan 1 gün sonra oynanan Alanyaspor – Erzurumspor maçının VAR hakemi de Hüseyin Göçek’ti. Göçek bu maçta Arda’nın el pozisyonuyla çok benzer bir pozisyonda maçın hakemi Mete Kalkavan’ı uyardı ve penaltının verilmesine sebebiyet oldu. Hal böyle olunca anlaması oldukça Gülünç oluyor.

Maçın devamında da bu sefer Başakşehir savunmasında yer alan Attamah’ın yaptığı hata sonucunda, Soldado fırsatçılığını konuşturdu ve golünü attı. Artık maçı izleyen herkes son sözü kimin söyleyeceğini bekliyordu. Bu fırsat gol sonrasında hemen Fenerbahçe’nin eline geçti. Güzel bir hücum organizasyonu sonrasında Zajc altı pastan topu dışarı gönderdi. Bu noktada Abdullah hoca sahneye çıktı ve son sözün söylenmesini sağladı.  Golden 4 dakika sonra günün etkisiz isimlerinden Arda’yı oyundan çıkardı ve yerine Napoleoni kozunu kullandı. 83.dakika da savunma arkasına gönderilen topu golü çeviren isim Napoleoni’ydi ve Abdullah hoca maçtaki son sözü Napoleoni aracılığıyla söylemiş oldu.

Maçın Yıldızı

Maçın yıldızı tartışmasız İrfan Can’dı. İlk golde Togay’ı bir sağa, bir sola çevirip yaptığı ortayla gol perdesinin açılmasına etken oldu. Gençlerbirliği’nden ilk geldiğinde klasik bir 10 numara pozisyonunda değerlendirilmişti fakat istenilen verim alınamamıştı. Serbest 8 numara rolüyle kendisini tekrardan bulduğu görüşündeyim. Çabukluğuyla, hücumdaki dinamizmi oldukça yükseltiyor ve maçta da oldukça istekli bir görüntü çizdi. Attığı 4 çalımla sahada bu alandaki en iyi isimken, fiziki özelliğiyle ön plana çıkan bir oyuncu olmamasına rağmen girdiği 4 hava topu mücadelesinin de 3’ünü kazandı.