Suriye Üçe bölünürken Değişen Dengeler

0

1919 Paris Konferansı sonrası tanımlanan ve 1939 İngiliz askeri metinlerinde geçen

Ortadoğu’da kurulan sistem 100 yüzyılını doldurmak üzere ve yine yeni harita değişiklikleriyle bölge

anılmaya başlanıyor.

1920 lerde kurulan Ortadoğu’da azınlığın çoğunluğa hükmettiği tek adamların (Kral,Sultan

Asker ve Diktatörlerin) hakim olduğu bu yapı “Arap Baharıyla” sorgulanmaya başlamış olsa da Mısır

örneğinde olduğu yine askeri darbe ile tek adam yönetimleriyle devamına karar alındı.Arap Baharı

sonrası Ortadoğu’daki mevcut yapının tekrar korunması veya gerekirse yeni harita değişikliklerine

iten en son gelişme hiç şüphesiz 2011 den beri devam Suriye Krizidir.

Suriye Krizi ilk başladığında klasik Arap Baharı talepleri şeklindeki halk hareketleri olarak

gelişti. Zamanla bölge ülkelerinin özellikle Türkiye’nin de olaya müdahalesiyle 2012-2013 den sonra

ise sorun bir iç savaş boyutuna taşındı Milyonlarca Suriyeli göç etmesiyle başta Türkiye Ürdün,

Lübnan gibi ülkeler göçmenlerle dolduğu gibi son birkaç aydır mesele artık Avrupa ile Ortadoğu

arasında bir göçmen krizine dönüştü.

Türkiye son dönem dış politikasında Esad’ın gitmesi bir namus meselesi olarak görüldü.

Türkiye,S.Arabistan,Katar gibi ülkelerin Suriye’deki muhalifleri yardımıyla ülkedeki çatışma ve kaos

ortamı artırdı. Süreç ülkede ve bölgede yeni bir terör gücünü doğurdu İŞİD. İşid’in işin içine girmesiyle

Suriye sorunu uluslararası oyun kurucu güçlerin (ABD,Rusya)önceleri perde arkasında şimdi (Ekim

2015 itibariyle) perde önünden dahil küresel bir meseleye dönüştü.

Obama Putin zirvesinden sonra Rusya’nın Suriye’de Esad’ın yanında savaşa dahil olmasından

sonra Suriye’de saflar netleşmeye başladı. Rusya’nın olaya dahil olmasıyla akabinde Rus uçaklarının

Türk sınırındaki tacizi, Özgür Suriye ordusuna ait merkezlerin Rus uçaklarınca bombalanmasıyla

Türkiye’nin Suriye konusundaki tüm girişimleri etkisiz hale getirildi. ABD ise PYD Suriye’de güvenilir

partner olarak kabul etmesi yanında ona silah desteğini artırdı.PYD nin PKK nin Suriye versiyonu

olmasına ve Türkiye’nin karşı olmasına rağmen ABD,PYD silah desteğini artırmaya başladı.Suriye’deki

bu mücadelenin İŞİD’e karşı gibi yapılır olmasına rağmen İŞİD’e bir türlü öldürücü darbe vurulmaması

akabinde Ankara’da 10 Ekimde 100 kişinin öldürüldüğü katliamın İŞİD yapmasıyla Türkiye’yi

Ortadoğu bataklığa içine çekilme risklerinin belirdi.Tüm bunları sonucu Suriye kriz yeni bölgesel savaşı

tetikleyici bir alan haline getirilerek yeni bir safhaya itildi

Sonuçta Suriye meselesinde bundan sonra kesinleşe evrelerine baktığımızda

1. Esad’ın gitmesi diye bir durum yok,

2. Rusya’nın Kontrolünde küçültülmüş ama Esad’ın hakim olacağı bir Suriye oluşacak,

3. PYD kontrolünde ve ABD himayesinde Suriye’nin kuzeyinde Kürt devletinin ortaya

çıktığı görülüyor,

4. Suriye’deki yeni Kürt devletinin Kuzey Irakt’aki Kürt devletiyle etkileşime geçme

ihtimalinde Akdeniz’e ulaşan bir Kürt devletinin temeli atılmaya çalışıyor,

5. Suriye’deki Kürt devletini Türk kamuoyunun kabulü aşamasında olduğu görülüyor,

6. Oluşacak yeni Kürdistan’a(?) Türkiye’deki PKK eksenli Kürt oluşumda uzun vade de

dahil olması için Türkiye’nin uzun vade de terörize edilmesinin yolu açılıyor,

7. Bunun içinde ayrıca Türkiye’nin Suriye’ye bir askeri operasyonun önü açılmaya

çalışılıyor,

8. bunun içinde Türkiye’nin kara harekatının yapıp Misak-ı Millinin tartışılmaya

açılması hedefleniyor,

9. Rusya ile Türkiye’nin Suriye’de karşı karşıya getirilmesi de bir başka düşünülen konu

olarak karşımızda durmakta,

10. Bunların sonucunda karşımıza Üçe ayrılmış Suriye çıkıyor. Rusya’nın kanatları altına

Esad’ın Suriye’si ABD kontrolünde Kürt Suriye’si ve İŞİD’in kontrolünde Suriye

haritasına kendimizi hazırlamalıyız.

11. Bütün gelişmeler sonucunda Türkiye Dış Politikası kendisini gerçekçi zemine

oturtmazsa en çok kaybeden ülke olacaktır.