Tahran Zirvesi Öncesi Taktik Savaşları

0

İdlip’le ilgili bir aydır taraflar arasında yapılan yoğun temas trafiğinin sonuna geldik. Bu süreçte taraflar yoğun kamuoyu oluşturma hamleleri ardı ardına adımlar attılar. Nihayetinde hafta içinde Rusya ilk hamleyi yaparak sözde  idlip’teki terör unsurları yıldırmak için hava harekatı yaptı. Tahran öncesi elini güçlendirdi.

Mevcut Durum

Önce şu an ki duruma bakalım. İdlip, Suriye yönetiminin dışında olan bir yer…Gerek Menbiç, gerek Afrin ve gerekse İşid’den kaçanların kontrolünde olan milyonlarca insanın yaşadığı bir sınır şehri… Haritaya baktığınızda İdlip Hatay’ın hemen yanında … Burada tartışma konusu olan terör unsurların temizlenmesi kamuoyuna sunulan bir hikayedir. Gerçek ise orasının kime ait olacağı idi. Yaz boyunca herkes gücünü  bugünler için topladı. Şimdi sonuç odaklı hareketler başladı. Suriye meselesi Rusya’nın olaya müdahalesinde beri onun istediği gibi gidiyor. Psikolojik üstünlük Rusya’da, Astana görüşmelerinde Türkiye ve İran’da olaya müdahil oldular. Âmâ Astana sonuç odaklı olamadı. Sebebi hala Cenevre görüşmelerinde belirleyici durumudur. Bu da sorunun sürüncemede kalmasını sağlıyor. Esas meseleye baktığınızda Avrupa devletleri  Fransa ve Almanya ile ABD “biz Suriye’de ne alacağız sorusuna” cevap aramalarıdır. Rusya’da onları görmeden Türkiye ve İran’la “ben kendi oyunumu kurarım” stratejisini izliyor. Ama bir taraftan da göz ucu ile Cenevre’deki taraflara bakıyor. Biliyor ki Suriye’de son sözde ABD ile birlikte söylenir. Nitekim, ABD Rusya hava saldırısından sonra konuyu BM taşıyacağı söylemesi üzerine Lavrov’un ABD ile “Suriye konusunda temas halindeyiz” açıklamaları bunu teyit ediyor. Diğer taraftan Rusya, Suriye’deki psikolojik üstünlüğünü yitirmemek için Esad’ı İdlip konusunda yönlendiriyor. Esad yavaş davranınca kendisi hemen askeri müdahalede bulunmaktan çekinmedi. Peki Rusya, bu hamleyi neden yaptı sorusunun cevabını dün Dışişleri bakanı Çavuşoğlu  cevap verdi.

Tahran görüşmeleri öncesi Rusya masaya” eli güçlü” oturmak istiyor. Yarın görüşmelerde Rusya, Suriye konusunda baştan beri savundukları konusunda zorlayıcı hamlelere yaptıracak gibi duruyor. Bu adımlar sonucunda Türkiye’nin yanında olması onun için önemli ama hamleleri Türkiye’yi kendisinden uzaklaştırabilir.

Evdeki Hesap Çarşıya Uyacak mı ?

Son senaryo ne ona bakalım. Esad İdlip’e askeri hamle yapacak, İran ve Rusya bunu fiilen kara ve hava gücü ile destekleyecek, Türkiye buna ses çıkarmaması istenecek, Türkiye’nin buraya PKK gelebilir ve Göçmen konusundaki endişeleri ara formüller bulunacak, evdeki hesap bu bakalım sonu ne olacak yarın göreceğiz. Tahrandan çıkan karar BM ve Cenevre’ye Rusya taşıyarak olayı ABD ve Fransa müdahalesi olmadan bir adım daha öteye götürerek üstünlüğü devam niyetindedir.

Tahran  görüşmeleri öncesi Türkiye çekincelerini yerindedir. Zira yeni bir göç dalgasını Türkiye’nin kaldırması isteniyor. Bu büyük riskleri barındırıyor ki Türkiye’nin yaşadığı ekonomik dar boğaza gelecek yeni göçmen kitlesi toplumsal huzursuzluklara neden olma ihtimali var. Bunun olmaması için Türkiye sınırını blokajlayarak gelen göçmenleri Suriye içinde tutmaya çalışacak ,buna Suriye Rusya pek izin vermeyecektir. Göçmenlere zulümlerini artırarak ,kamuoyu baskısı ile kapıların açılmasını hamlesini yapacaklardır. Amaç gelen göçmenleri Hatay’a yerleşmesini sağlayarak, buradaki Arap nüfusu üstün hale getirip, Hatay’ı Suriye’nin içine çekmektir. Zira Afrin ve Menbic deki Türkiye’nin üstünlüğü kırmak, gerek YPG, gerek Esad’ın elini denize ulaşacak şekle getirmek Rusya’nın en büyük arzusudur.  İşin garibi  Rusya bunu dost kisvesi altında yapıyor. Unutmayalım Esad’ın İdlip’e saldırtan Rusyadır. Türkiye’ye gelip ne yapabiliriz diye sırt sıvazlayan Rusyadır. Putin Suriye konusunda Türkiye’ye karşı ikili oynuyor. İran’ın durumu belli Şia hilali  için zalim Esad’ı hangi dini kisve altında olursa olsun sonuna kadar destekleme çabasında bunun kimlere hizmet ettiğinde orta duruyor.

Suriye Üçe bölünürken Değişen Dengeler

Gelelim ABD Trump ise tweet diplomasisiyle” kızarım ha” gibi saçma açıklamalarını bir yana bırakırsak, Pentagon’un tavrına baktığımızda, Suriye konusunda bu sefer ABD daha aktif bir politika izleyecek gibi görünüyor. Bu konuda ABD adım atmazsa Rusya’nın olaya dahil olacağı açık ve nettir. Her iki tarafta diş göstererek üstünlük almaya çabalarında ama  son söz sahada söylenir. Bunu  herkes biliyor. Fransa’da uzaktan atacağı bombalar dışında başka bir hamle yapamaz.

ABD ve Rusya sonuç belirleyeceklerdir. ABD bu süreçte Türkiye’yi yanında uzaklaştırmadan bir çözüm takip ettiği görülüyor. ABD şimdiye kadar nokta elemanları ve YPG nin taşeronluğu ile olaya müdahil oldu. Yetersiz kaldı.  Özellikle Suriye konusunda psikolojik üstünlüğü alma derdinde bunun için ABD somut adımlar atabilir.

Yarın Tahran görüşmelerinde Türkiye ise Rusya’nın ve İran’ın değil kendi elini güçlendirecek adımlar atması gerekiyor. Bekleyip göreceğiz.