Tahtı Sallanan Dolar Bugünlere Nasıl Geldi

0

Dünya ekonomisi sürprizlerle dolu fırtınalı günler yaşarken, birçok ülkenin ekonomisi bu fırtınadan zarar görerek zayıfladı ve alarm vermeye başladı. Dünya ekonomisinde meydana gelen bu dalgalanmaların kaynağında ise ABD’nin dolara değer kazandırmak için aldığı agresif kararlar yer almaktaydı. Doların küresel sistem üzerinde değer kazanması ile başlayan süreç, birçok ülkenin yerel para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesiyle devam etti. Doların dünya üzerinde böylesinde güçlü olması, doların kendi sınırları dışında uluslararası arenada ortak para birimi olarak kullanılması ile meydana gelmişti. Birçok ülkenin kendi ekonomilerini güçlendirmek ve dolar karşısında dirençli hale getirmek için yoğun çalışmalar sürdürdüğü, dış politikalarında ise diplomasi trafiğini günden güne arttırdığını görmekteyiz. Euro, Avrupa Birliği üyesi devletlerin ortak para birimi ve dünya üzerinde kabul gören para olmasına rağmen dünyanın gündemini dolar meşgul etmektedir.

 

Peki dolar nasıl bu kadar güçlü bir hale geldi? Doların dünya gücü olmasında ki etkenler nelerdi? Doların dünya üzerindeki gücü gerçekten fazla mı? Doların sistemli bir şekilde güçlenmesinin tarihine indiğimizde banknot sistemine geçişin ilham kaynağının Çin olduğu ortaya çıkmıştır. 7 yy’da ticaret yapan tüccarlar hırsızlık nedeni ile madeni ile paraları yanında taşımayıp, güvenli kurumlara emanet bırakırlardı ve karşılığında emanet senedi gibi mühürlü resmi geçerliliği olan evraklar alıyorlardı. Zaman ilerledikçe tüccarlar değerli metal paraları taşımak yerine; emanet senetleri ile ticaret yapmaya başladılar. Emanete bırakılan altın paraların (döneme göre altın, gümüş gibi değerli madeni paralar olmuştur) oranına göre sahibine emanet senedi verilirdi. Tüccarların elindeki bu emanet senetleri daha kullanılır hale geldi ve bir başkasına direk elden devredilebilen bu senetler ile madeni para da el değiştirmiş oluyordu. Ticaret, kağıt evrak üzerinden daha kolay ve güvenli olmaya başlayınca 1120 yılında Çin merkezi hükümeti, kağıt senet basımını tekelleştirdi ve devlet kontrolü ile basımını yapmaya başladı. Çin’e giden Venedikli tüccarlar bu kağıt para sistemini çok beğendikleri için İtalya üzerinden Avrupa’ya taşıdılar. İtalyan bankaları tarafından daha geliştirilen bu sistem İtalyanca ‘’nota di banço (banka notu)’’ kısaca banknot olarak finans siteminde kağıt para olarak yerini aldı.

Pasifiğin Kıyıları Dolar Mı ?

1694 yılında İngiltere Merkez Bankası kurulduktan sonra bankaya altınlarını verenlere, altınlarına karşılık resmi senetler vermeye başladı. Böylece bu kağıtların el değiştirmesiyle karşılığı altın olan kağıt para sistemi de (banknot) gittikçe yaygınlaştı fakat altın tacirleri giderek banka gibi çalışmaya başlayınca, piyasayı korumak ve yönetmek için kağıt para basımı için tek yetkili olan İngiltere Merkez Bankası (Bank of England) fiilen göreve başladı. 19’uncu yüzyıla gelindiğinde kağıt para giderek yaygınlaşmaya başladı ve İngiltere yerel para birimi sterlini altına bağlı para birimi olarak belirleyince; dünya tarafından kabul gördü ve dünyadaki en önemli rezerv para birimi haline geldi.

 

Altın standardı sistemi, ülkelerin kendi kağıt paralarını merkez bankası kasalarında bulunan saf altın olarak tanımlamasıyla ortaya çıkmıştır. Kağıt para ile altın arasında oluşan bu parite merkez bankası tarafından referans olarak kabul edilip, alım satımlarda bu pariteye oranla kasada rezerv altın alım veya satımı yapılır. Böylelikle kağıt para ve altın birbirlerine çevrilebilmektedir. 20’inci yüzyıla gelindiğinde altın standardı uluslararası alanda yaygınlaştı ve kağıt para basımı yetkisi hükümetler tarafından tekelleştirilerek merkez bankalarına verildi. İngiliz sterlini altın standartlı ilk para olması ve dünya üzerindeki ağırlığı neticesinde dünyanın en itibarlı parası haline gelmiştir. 1. Dünya savaşına kadar kusursuz işleyen bu sistem, savaş sırasında merkez bankalarına olan altın talebi artınca altın standardı kuralı rafa kaldırıldı ve para basımı yasal zorunluluk olarak sağlandı. 1. Dünya savaşı bittiğinde altın standardı yeniden kullanılmaya çalışılsa da (İngiltere uzun süre altın standardında kalmayı denedi fakat o da başarılı olamadı) başarılı olunamadı. Savaş sonrası parasını altın standardına bağlı olarak tutmayı başarabilen bir tek ABD oldu. Bu nedenle dolar yeni dünya parası olarak, sterlinin yerini aldı.

 

1944 yılında IMF ve Dünya Bankası kurulduğunda dünya üzerinden altın standardına göre para birimi olan tek ülke ABD olmuştu. Alınan kararlar neticesinde ABD para birimi olan dolar, altına çevrilebilen (konvertibilite) tek para olarak dünya ekonomi sisteminde yerini almıştı. Doların altın karşılığı ise ‘’35 USD = 1 Ons’’ olarak standart kabul görmüş ve dolar bu orana göre altın karşılığı basılmaya devam edilmişti. Dünya üzerinde altın standardına bağlı olarak basılan tek para birimi olan dolar diğer ülkeler tarafından referans alınmaya başlandı. Diğer tüm ekonomiler, doların altın standardına  olan bağlılığı nedeni ile yerel para birimlerinin çevrilmesinde (konvertibilite) dolar kurunu kullanmaya başladılar. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde dünyadaki tüm ülkeler altın standardını terk ederken, doların altın karşılığı basılması onu yeni dünya parası haline getirdi ve kullanım oranını arttırdı. Meydana gelen tüm bu gelişmeler ABD ekonomisinin, dünya ekonomisindeki büyüklüğü, dünya ticaretindeki hacmi, küresel finans sistemindeki önemi dünya üzerinde çok fazla etkili oldu. Doların değer kazanmasında ayrıca dünya üzerinde en çok kullanılan değerli iki malın; altın ve petrolün, dünya pazarında dolar üzerinden fiyatlandırılıyor olması da etkili oldu. Özellikle petrolün dolar üzerinden fiyatlandırılması, körfez üzerinde ki İngiltere gücünün ABD’ye geçmesine neden oldu.

 

1971 yılı dünya ekonomisi için bir kırılma noktası oldu. Vietnam savaşı sonrası psikolojik açıdan yıpranan ABD’de mali ve parasal sıkıntılar meydana getirmeye başlayınca ekonomik kriz patlak verdi. Yaşadığı bu krize daha fazla dayanamayan ABD altın karşılığı dolar basma prensibinden vazgeçti ve karşılıksız para basan ekonomiler arasına girdi. Dünya üzerindeki diğer devletler para basarken paralarını dolar üzerinden altın ile işkillendirdikleri için, ABD’nin karşılıksız para basmaya karar vermesi sonucunda tüm ekonomiler karşılıksız para basar hale geldi. Basımı yapılan tüm kağıt paralar, hiçbir unsura endeksli olmadan karşılıksız kalmış oldu. Karşılıksız basılan paralar ‘’Fiat Para’’ yani ‘’olması gereken’’ para piyasasını oluşturdu. Bu piyasadaki değerleri hükümet kararları ve çıkarılan yasalar belirlemeye başladı. Yani olmasını istediğiniz para değerini belirlemeye çalışırsınız.

 

Dolar, tarihte yaşanan gelişmelere göre dünya üzerinde kabul görmüş bir para birimi olarak kullanıma devam etti. Çoğu ülkeler ekonomileri zayıf olduğundan, merkez bankalarında altının yanında daha değerli olan para birimi dolar rezerv etmeye başladılar. İnsanlar istikrarın olmadığı ekonomilerde, paralarını değerli kılmak için dolar saklamaya başladı. Bu gelişmeler ise doları dünya sahnesinde daha kullanılır hale getirdi. Örneğin ekonomik krizinin yaşandığı 2002 yılında Türkiye’de toplam mevduatın %55’i dolar iken, istikrarın yaşandığı 2008 yılında toplam mevduatın %23’ü dolardı.

Dünya üzerindeki tüm ülkelerin merkez bankalarında bulunan döviz rezervlerine baktığımızda ortalama;

USD % 63, EURO % 20, Yen % 5, Sterlin % 5, Kanada Doları % 2, Avustralya Doları % 1.8, Yuan %1.1…

Şeklinde yer almaktadır. Arz-Talep oranına göre değer kazandığı göz önüne alındığında doların dünya üzerinde talebi çok olduğundan dünya rezerv parası konumunda güçlü olarak yer almaktadır. Doların kullanım yaygınlığı ise onu güçlü kılan unsurdur.

Saygılarımla