Thom Hartmann Yazdı: “Koronavirüsü ABD Devletini ve Toplumunu Bitiriyor.”

0

Koronavirüs krizi, Amerika’da artık felsefi ve politik tartışmalar konusundan hiçbir şey yapmadığımız gerçeğini hastanelerimizde bir krize dönüştürerek insanların ölmesine ve sağlık çalışanlarımızı tehlikeye sokmasına neden oldu.

 

Her şey Çin’den Geliyor.

Daha da kötüsü, düştükten sonra bizi yakalayacak bir şey yok, çünkü  1930’ların sonlarında olduğu gibi geri çekilerek  ayağa kalabilecek bir üretim tabanımız yok artık.

Artık tıbbi malzeme ve reçeteli ilaçlarımızın çoğu Çin’den geliyor.  Bu hastanelerimizde bir kriz yaratıyor çünkü  Çin  sadece altı ay önce olduğu gibi N95 maskeleri, ventilatörleri ve solunum cihazlarını ihraç etmiyor.

Geçmişte Üretim Tabanlı İdik.

Geçmişte İngiliz sömürgesinde yaşarken, İngilizlerde, Amerikan toplumu da üretimin bir ulusun temel gücü olduğunu biliyorlardı. Bu yüzden 1770’teki kolonistler İngiltere’den ithal edilebilecek çoğu ürünü üretimini yasakladılar. Nitekim bir başka İngiliz sömürgesi Hindistan halkları da bile pamuğu kumaş ve giysilerini kendileri ürettiler. (Gandi’nin çıkrık protesto buna güzel örnektir.).

Bir Şeyler Yapmalıyız.

Amerika sömürgeci İngilizlerin ekonomik zulmünü devirdi. 1791 Alexander Hamilton Kongreye Amerika’yı tarımsal bir yapıdan imalat devine dönüştürmek için ayrıntılı bir plan sundu. Bu planda şunlar öneriliyordu.

  • “ithalat tarifesi” olarak adlandırılan vergiler çıkarılmalı, Yabancı malların ithalatını engellemeli ve Amerikan yapımı malların üretimini teşvik etmeliyiz.
  • Bu ürünlere düşük tarifelerle yabancı hammadde ithalatını ve mamul ihracatını teşvik etmeliyiz.
  • Para ve sanayi tabanımızı oluşturacak altyapıya devlet parasıyla – kapsamlı bir şekilde – yatırım yapmalıyız. Korumacı ve çalışkan olmalıyız.

Hamilton, federal hükümetin kuruluşundan İç Savaşı’na kadar olan gelirinin yüzde 100’ünün tarifelerden geldiğini ve bu ülkede ihtiyaç duyduğu her şeyi üretmeyi öğretti.. Politikaları İç Savaştan sonra da devam etti. Tarifelerle ABD yeniden İnşa edildi.

1791’den 1980’lere kadar üretilen mallar üzerindeki ithalat tarifeleri ortalama yüzde 30-40 civarındaydı. Sonuç olarak, buraya kadar bir şeyler yaptık.

“Bir şeyler yapmanın” yararı, başka herhangi bir şekilde mümkün olandan daha hızlı değer katmanızdır. Hem bireysel hem de ulus olarak daha zengin ve diğer yollardan daha hızlı hale getirdik.

50 tonluk ham pamuğu 5 milyon dolarlık tasarım giysisine dönüştürmek, sadece on binlerce dolarlık emek ve bir milyon dolarlık makine / fabrika ile yapılabilir. Birkaç dolarlık demir cevherini milyonlarca dolarlık lüks otomobile dönüştürmek inanılmaz derecede karlıydı

Yerli üretimden uzaklaşmak bir ulusal güvenlik meselesidir. Çin’den gelen parçalar olmadan bir seyir füzesi üretemiyoruz.  Pentagon büyük ölçüde o ülkede yapılan bilgisayarlarla çalışıyor. Ancak, daha da kötüsü, Amerika’da satılan ilaçların neredeyse tamamı Çin veya Hindistan’da üretiliyor ve her iki tedarik hattı da koronavirüs krizi nedeniyle tehlikede. Hastane koruyucu giysiler ve vantilatörler gibi sofistike makineler içinde durum aynı…

Tüm bunlar için, NAFTA ile müzakere eden Reagan ve Bush yönetimlerine ve Çin’e Daimi Normal Ticari İlişkiler veren Clinton yönetimine (ve bir Cumhuriyet Kongresi) teşekkür edebilirsiniz.

Çin’e ABD Başarısız Başkanları Sayesinde Adım Adım Teslim Olduk.

Çin ve Hindistan’da emek ucuzdu. Bu nedenle çok sayıda lobiciler sayesinde ortalama ithalat tarifelerimizi yüzde 2 ila 3 alanına indirdik.

Sonuç kolayca tahmin edilebilir. Üretimimizin çoğu yurt dışına çıkarken, yabancı malların satışından elde edilen kârlar birkaç elin tekelinde yoğunlaştı .( Çin ve Hindistan’ı üretim ve hizmet sektörlerimize sürükleyen şirketler Walmart ve General Electric’i düşünün ne yaptıklarını görürsünüz).

İki yüzyıldan kalan çok fazla nakit ve  “gerçek varlıklarımız” (gerçek, fiziksel zenginliklerimiz) vardı. Bu servetin orta sınıfın ellerindeki payı çoğunlukla evlerimizde, arabalarımızda ve emeklilik / tasarruflarımızda yer aldı.

Aramızdaki, zalim zenginler Amerika’daki bu son servet rezervlerine bakışlarını çevirdiler. 1981’den başlayarak, Reagan yönetimi ve sonraki her Cumhuriyet yönetimi, hem bankaların hem de yatırım şirketlerinin serbestleştirilmesiyle Amerikan halkına ait malları yemeğe devam ettiler.

 Bush Fed’in Oyununa Düştü.

George W. Bush Fed’in oyuna girdi. En büyük kurumsal borçlular için faiz oranlarını enflasyon oranının altına düşürdü. Bu kan emicilere kumar oynamak için ihtiyaç duydukları tüm parayı verdi, böyle evimizde olan petrolden altına kadar metalar gözükmeden azaltıldı.

2008’de, bugünün erken uyarısını tüm Amerikan toplumu iliklerine kadar hissetti. Fed, 2008 ve 2009’da milyarderleri, Hedge fonları ve yabancı şirketleri kurtardı. Trilyonlar dolarlık bankacılık sisteminde işler istikrarlı görünüyordu, ancak yapısal hiçbir şey değişmediği için şimdi borçlandığımızdan daha fazla borçluyuz.

1929-1938 arasında Büyük Buhran Florida’da bir emlak patlaması ile başladı. Bankacılık ve menkul kıymetlerin kurallarında radikal bir şekilde düzenlemeden geçiren Cumhuriyetçi yönetim izledi. Bu Florida emlak balonu 1927’de patladı ve 1929’da Wall Street’e yayıldı.

Her şeyin Sorumlusu Neoliberalizm Sorumludur.

Bugün tanık olduğumuz şey neoliberalizmin (örn. Reaganomics) ölümüdür, ancak ABD merkez akım medya bunu söylemiyor.  Bu neoliberalizm  hem Cumhuriyetçi hem de Demokratik idareciler tarafından 40 yıl kucak kucağa geçirdiler. Neoliberalizmle Trump yönetiminin yetersizliği ile  koronavirüs de oranlarımızda dahil olmak üzere  her şeyden her zaman sorumludurlar.

 

Roosevelt öldü. Ama Programı Hala Yaşıyor.

“Roosevelt öldü,” dedi Rush Limbaugh, G.W. Bush’un Başkanı olarak atanmasıyla , “ama programları devam ediyor ve biz de bununla ilgili bir şeyler yapma sürecindeyiz.” diyordu.

Şimdi biz söylemeye başlayalım ne olduğunu..-Friedrich von Hayek, Milton Friedman ve “ödünç al , harca” sloganlı Reagan’ın ekonomik teorileri tamamen gözden düştü. 1980’lerde GOP tarafından teşvik edilen ve 1990’larda Clinton Demokratları tarafından kabul edilen “küreselleşme” deregülasyonu ve özelleştirmenin bariz bir şekilde başarısızlığa uğradı.

ABD  Ekonomisi Çöküyor.

Günümüzün koronavirüsla ABD ekonomisi çöküşe girdi. Koronavirüs krizi bir veya üç yıl içinde geçecektir. Sonra hepimiz yeterince bağışıklığa sahip olacağız veya bir aşı yaygın olarak mevcut olacak. Ama ekonomi ve sosyal hayattaki   bastırılmış talep açılacak.. Malların çoğu tekrar Amerika’da üretileceğinden emin olmak için ticaret sistemlerimizi şimdi (veya bir sonraki yönetimde) yeniden düzenlemeliyiz.

Şimdi Herbert Hoover’ın 1929’daki pazar çöküşünün derslerini tekrarlarını “yeniden keşfediyoruz”, eğer üretim kapasitesini bu ülkeye geri taşımaya başlamazsak, birkaç yıl içinde, 1932’deki Amerikalılardan çok daha kötü olacağız.

 

Hamilton tarafından kullanılan (ve son 30 yılda Çin tarafından öykünülen) önlemler yoluyla Amerikan üretimini yeniden başlatmayı başarabilirsek, bu krizden kurtulmamız Amerikan orta sınıfı için yeni bir şafağa işaret edebilir.

Kaynak;AlterNet

Makale yazarı ThomHartmann Radyo veTv Talk Showcu,  Oylama Savaşı Gizli Tarihi’nin  ve 30’dan fazla  kitabın yazarıdır Bağımsız Medya Enstitüsü’nde yazar olarak görev yapmaktadır  .

https://en.wikipedia.org/wiki/Thom_Hartmann

Bu makale Bağımsız Medya Enstitüsü’nün projesi olan Herkes İçin Ekonomi tarafından hazırlanmıştır  .

Netpano Bağımsız Medya Enstitüsüne ve  Thom Hartmann’a Teşekkür eder.

Editör.