Trump Polis Reformu Kararnamesini İmzaladı.Reform Fos Çıktı.

0

ABD Başkanı Donald Trump, 22 gündür polis şiddetinin protesto edildiği gösterilerin ardından ilk somut adımı atarak polis reformu öngören kararnameyi imzaladı. Başkanlık kararnamesi aşırı güç kullanma sicili olan polis memurlarına ilişkin federal bir veri tabanının oluşturulmasını öngörüyor. Trump Beyaz Saray’da düzenlenen imza töreninde polisin bütçesinin kesilmesine karşı çıktı; “Polis olmazsa anarşi olur” dedi.

ABD’nin Minneapolis şehrinde George Floyd’un ölümünün ardından başlayan ve ABD geneline yayılan olaylı protestolar sırasında “kanun ve nizam” söylemini benimseyen Başkan Donald Trump, “Güvenli Toplum için Güvenli Polislik” adını taşıyan kararnameyi Beyaz Saray’daki Gül Bahçesi’nde düzenlenen törende imzaladı.

İmza törenine Adalet Bakanı William Barr, Senato’daki Cumhuriyetçiler’in lideri Mitch McConnell ve Senato’ya sunmak üzere polis reformu tasarısını hazırlayan isimlerden olan Senatör Tim Scott başta olmak üzere Cumhuriyetçi bazı Kongre üyeleri ve farklı eyaletlerde görev yapan şerifler ve kolluk kuvvetleri temsilcileri katıldı.

ABD Başkanı Trump kararnameyi imzalamadan önce yaptığı konuşmada “farklı geçmişlerden geliyor olsak da toplumda eşitliğin sağlanması konusunda aynı görüşteyiz. Biz birlikte yas tutan ve yaralarını birlikte saran bir ülkeyiz” dedi.

Son dönemde polis şiddetine kurban giden kişilerin aileleriyle bir araya geldiğini belirten Trump, “Tüm Amerikalılar sizlerle birlikte yas tutuyor. Sevdikleriniz yok yere hayatını kaybetmiş olmayacak. Acınızı hafifletmem ama adalet için birlikte mücadele edebiliriz” ifadelerini kullandı. Trump şu kişilerin aileleriyle görüştü: Ahmaud Arbery, Botham Jean, Antwon Rose, Jemel Roberson, Atatiana Jefferson, Michael Dean, Darius Tarver, Cameron Lamb ve Everett Palmer.

Trump: “Polis olmazsa kaos ve anarşi olur

Protestolarda da bazı aktivistlerin gündeme getirdiği “polisin bütçesinin kesilmesi” ya da “polis teşkilatlarının lağvedilmesi” taleplerine de değinen Trump buna karşı olduğunun bir kez daha altını çizdi, “Amerikalılar kanun ve nizam istiyor. Polis olmazsa kaos ve anarşi olur. Güvenlik olmazsa felaket olur” dedi.

Trump, suç oranının düşürülmesi çabalarının ve polis teşkilatlarına daha yüksek standartların getirilmesinin birbirini dışlayan amaçlar olmadığını söyledi.

ABD Senatosu’nda da polis reformu konusunda bir yasa tasarısı üzerinde çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Trump, ABD Kongresi ile bu konuda birlikte çalışmaya hazır olduğunun mesajını verdi.

Başkan Donald Trump’ın imzaladığı kararname şu unsurları kapsıyor:

Aşırı güç kullanan polis memurlarına ilişkin federal bir veri tabanının oluşturulması ve bu veri tabanı üzerinden bilgi paylaşımı yapılması,

– Polis memurunun hayatı tehlikede olmadıkça polisin zanlının boynuna baskı uygulayarak gözaltına alma yönteminin yasaklanması,

– Polis teşkilatlarına güç kullanımına ve gerilimin düşürülmesine ilişkin verilecek eğitimler için Adalet Bakanlığı bütçesinden kaynak sağlanmasına öncelik verilmesi,

– Uyuşturucu bağımlılığı ya da evsizlerle ilgili şiddet içermeyen vakalarda kolluk kuvvetlerinin olaya müdahalesine sosyal çalışanların da dahil edilmesi.

Polis reformu kararnamesi nasıl yankılandı?

İnsan hakları örgütleri ise Başkan Trump’ın imzaladığı kararnamenin içeriğini yeterli bulmadıklarını ifade ediyor.

Vatandaşlık ve İnsan Hakları Liderlik Konferansı’nın başkanı Vanita Gupta yaptığı yazılı açıklamada, “Kararnameyle ileriye dönük bazı adımlar atılmış olsa da, kapsamlı ve cesur adımlar bekleyen bir ülke için yeterli bir yanıt değil” ifadesini kullandı.

Vanita Gupta’nın Senato Adalet Komisyonu’nda polis reformuna ilişkin düzenlenecek oturumda da konuşması bekleniyor. Gupta’nın buradaki konuşmasında ülke genelinde dile getirilen tepkinin münferit bir olay ya da “birkaç çürük elma”nın kusurlu davranışına karşı bir tepki olmadığını, bunun siyahların polis tarafından korkunç şekilde öldürüldüğü bütün vakalara karşı bir tepki olduğunun altını çizmesi bekleniyor.

Kongre’de polis reformu konusunda iki ayrı tasarı

ABD Kongresi’nin hem Demokratlar’ın çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi hem de Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu Senato kanadında iki ayrı polis reformu yasa tasarısı yer alıyor. Temsilciler Meclisi’nin kapsamlı tasarıyı bu ay içinde oylaması bekleniyor. Bu tasarı “nitelikli dokunulmazlık” ilkesi olarak bilinen uygulamayı değiştirerek, polis şiddeti mağdurlarının ya da ailelerinin polise dava açması imkanını veriyor.

Cumhuriyetçiler de kendi hazırladıkları tasarının içeriğini Çarşamba günü açıklayacak. Bu tasarı da polisin kamera kullanımının genişletilmesi, polisin zanlıyı boyuna baskı yaparak gözaltına alması yöntemine kısıtlama getirilmesi gibi adımları içeriyor.

İki tasarının şu ana kadar bilinen içeriğine bakıldığında Demokratlar kusurlu davranışta bulunan polise ailelerin dava açabilme imkanına sahip olmasını isterken, Cumhuriyetçiler polis sendikaları üyelerine sağlanan istihdam korumasını sınırlandırmak istiyor.

Bazı Cumhuriyetçiler polis reformu konusunda Demokratlar’la aralarındaki görüş ayrılıklarının giderilemeyeceği görüşünde ve bu sebeple de 4 Temmuz resmi tatiline kadar nihai bir adım atılmasını beklemiyor.