Trump’ın Polis Reformu Fos Çıkınca Cumhuriyetçiler Kendi Polis Reformunu Hazırladılar.

0

Amerikalı siyah George Floyd’un ölümünden 3 hafta sonra Demokratlar’ın ardından bu defa Cumhuriyetçiler polis reformu yasa tasarısı açıkladı. Senato’daki tek siyah Cumhuriyetçi senatör olan Tim Scott’un içeriğini hazırladığı tasarı, Demokratlar’ın tasarısından farklı olarak polis şiddetine kurban gidenlerin ailelerinin polise dava açmasına imkan tanımıyor.

Senato’daki Cumhuriyetçiler’in lideri Senatör Mitch McConnell tasarının metnini hazırlayan Senatör Tim Scott ile birlikte düzenlediği basın toplantısında tasarının gelecek hafta içinde oylayacağını söyledi. Demokratlar da kendi tasarılarını Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda 4 Temmuz’a kadar oylamayı planlıyor.

Basın toplantısında polis şiddetine kurban gidenlerin ailelerine, “Sizi anlıyoruz. Kaygılarınıza kulak veriyoruz” sözleriyle seslenen Senatör Tim Scott, polis reformu yasa tasarısının hem şüpheliler hem de polis için daha güvenli koşulları oluşturacağını belirtti.

Polis tarafından durdurulduğunda kendisinin daha önce yaşadığı tecrübeyi anlatan siyah Cumhuriyetçi Senatör Scott, Kongre üyelerine “bunun siyahlar ya da kolluk kuvvetleri arasında bir tercih meselesi olmadığını anlamaları” çağrısında bulundu.

106 sayfalık tasarı, Demokratlar’ın açıkladığı polis reformu tasarısı kadar kapsamlı değil. Ancak protestolarla birlikte ülke gündeminin ne kadar hızlı dönüştüğünü ve seçim yılında Cumhuriyetçiler’in yeni bir önceliği gündemlerine almalarını göstermesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

“George Floyd ve Walter Scott Yasası”

Cumhuriyetçiler’in hazırladığı reform paketi, “Toplumları Her Yerde Güçlendirmek İçin Adil ve Birleştirici Çözümler” başlığını taşıyor ve farklı isimlerde tasarıları kapsıyor.

Pakette yer alan tasarılardan biri 25 Mayıs’ta Minnesota’da polis tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Amerikalı siyah George Floyd ve 2015 yılında Güney Carolina’da polis tarafından durdurulduktan sonra vurularak öldürülen Walter Scott’un adını taşıyor. Bu tasarı kolluk kuvvetlerinin güç kullanmasıyla ilgili raporlama yapılması kurallarını sıkılaştırıyor.

Cumhuriyetçiler’in hazırladığı paket, ihbarsız mülke giriş izni uygulamalarının takip edilmesini öngören “Breonna Taylor Bildirimi Yasası” adlı bir tasarıyı da kapsıyor. 26 yaşındaki Taylor, geçen Mart ayında Kentucky polisinin ihbarsız mülke giriş iznini kullanarak Louisville’deki evine girmesinin ardından öldürülmüştü.

Tasarı polis teşkilatlarına polisin, gözaltı işlemi sırasında zanlıyı, boğazına bastırarak etkisiz hale getirme yöntemini kullanmamaları yönünde teşvik ediyor ve aksi halde federal bütçeden aldıkları kaynakları kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri uyarısında bulunuyor. ABD genelinde çok sayıda büyük şehirde polis teşkilatları bu yöntemi artık kullanmıyor.

Yasa tasarısı aynı zamanda polise gerilimin azaltılması konusunda eğitim verilmesi, aşırı güç kullanımının engellenmesi ve “müdahale etme görevi” adı verilen protokolün oluşturulması için kaynak sağlanmasını öngörüyor.

Bu protokol, George Floyd’un boynuna diziyle bastıran polis memuruna olay anında orada bulunan diğer polis memurlarının neden müdahale etmediği konusundaki tartışma kapsamında gündeme gelmişti. Floyd’un öldürüldüğü Minneapolis’te bu protokol 2016 yılından bu yana yürürlükteydi.

Polislere “ABD’de ırkçılığın tarihi” eğitimi

Pakette aynı zamanda Smithsonian Afro-Amerikan Tarihi ve Kültürü Ulusal Müzesi’nin kolluk kuvvetlerine ABD’de ırkçılığın tarihiyle ilgili eğitim verilmesine yönelik bir müfredat hazırlaması için kaynak sağlanması teklifi yer alıyor.

Cumhuriyetçiler ve Demokratlar’ın tasarılarındaki farklılıklar

Demokratlar’ın ve Cumhuriyetçiler’in yasa tasarılarında benzer unsurlar yer alıyor. Örneğin her iki tasarı kapsamında da “linç etme” federal nefret suçu olarak değerlendiriliyor. İki tasarı da polislerin üniformalarına takılı kameraların kullanımının yaygınlaştırılmasını ve polise daha iyi standartlarda eğitim verilmesini teşvik ediyor.

Demokratlar’ın hazırladığı polis reformu tasarısı “nitelikli dokunulmazlık” olarak bilinen uygulamayı kaldırarak polis şiddetine kurban gidenlerin ya da mağdurların ailelerinin polise sivil mahkemede dava açmalarına imkan tanıyor. Cumhuriyetçiler’in yasa tasarısında ise bu yönde bir madde yer almıyor.

Demokratlar’ın tasarısı polisin zanlının boğazına bastırarak gözaltına alma yönteminin doğrudan ve kesin olarak yasaklanmasını ve öldürücü güç kullanımını sınırlandıran yeni kuralların getirilmesini öngörürken, Cumhuriyetçiler’in hazırladığı tasarıda bu unsurlara yer verilmiyor.

Cumhuriyetçiler’in tasarısı daha çok federal bütçe kaynaklarının polis teşkilatlarının reformları uygulamasına teşvik etmek amacıyla kullanılmasını temel alıyor.

Kongre’nin iki farklı polis reformu tasarısıyla ilgili nasıl ilerleneceği konusunda görüş birliğine varıp varmayacağı ise belirsiz.

Demokratlar Cumhuriyetçiler’in tasarısını yetersiz buluyor. Senato’daki Cumhuriyetçiler’in lideri Mitch McConnell ise Demokratlar’ın “her zamanki gibi aşırıya kaçtığını” söyleyerek tasarının Senato gündemine gelemeyeceğini belirtti.

kaynak;voa