Türk Akımı Mavi Akımın Yerini mi Alacak? -I-

0

Enerji, devletlerin en önemli kalemidir. Şöyle düşünün,  güçlü pazılarınız olsun. Zeki olun. Çalışkan olun. Mideniz boşsa enerjiniz yok demektir. Eliniz kalkmaz, kafanız çalışmaz. Yine bu örnekten gidersek sizi besleyen sebze, meyve, et vs. rakibinizde geliyorsa o size bunları nasıl verir bir düşünün. İlk önce sizi kendine bağımlı yapar ve bunu devam ettirir. Sizin hiçbir zaman ona rakip olmanıza fırsat vermez. Bütün gıdalarınız başka dükkânlardan alacak alternatifiniz olmasına rağmen onun dükkânında alıyorsanız, sizin durumunuz giderek zorlaşıyor demektir. Bu süreçte, çözüm pahalı dükkândan gıda almak yerine farklı ürünleri elinizdeki paraya göre pazarlık yaparak, en iyi ve kaliteli olarak farklı yerlerden almalısınız ama hepsinden önemlisi kendi tarlanızda üretmelisiniz.

Temiz Enerji Derken…

Sanırım bu örnek 1994 bu yana Türkiye Rusya enerji birlikteliğini ne güzel anlatan bir misal olsa gerek. Türkiye, 1980’lerin sonunda Ankara’nın kirli havasının tüm Türkiye’deki il ve ilçelerde görülmesiyle birlikte temiz enerji arayışına yöneldi. Bunun sonucunda günümüzde Avrupa’nın en büyük üçüncü doğalgaz pazarının da temelini attı. Petrol da dışa bağımlı olan ülkemiz1980lerde herkesin arabası olmaması o tarihlerde petrol konusunda sıkıntıları belli oranda kaldırabildi. Ama zamanla artan gelir durumuyla, artan araba sayısıyla, Türkiye’nin petrole olan ihtiyaç arttı. Temiz enerji arayışlarında Türkiye doğalgaza yöneldi. Türkiye, doğalgazı tüm Anadolu’ya yaygınlaştırarak kömür ve suyu terk etti. İthal doğalgaza yöneldi. Bir adım daha ileri gitti. Doğalgazdan dünyada az bir devletin yaptığı işi yaptı. Garip olan doğalgaza sahip olan devletlerin dahi yapmadığı  dışarıdan gelen doğalgazdan elektrik üretmeye başladık. Petrolde dışa bağımlılık yanında ısınma ve aydınlatmada doğalgazı kullanmamız sonunda Türkiye’nin enerjisinin tüm boyutlarıyla dışa bağımlığı hat safhaya çıktı.

mavi akım

Mesut Yılmaz Hükümetleri…

Bu süreçte doğalgaz arayışlarında ANAP hükümetlerinden Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı sırasında Türkmenistan’dan doğalgaz almayan Türkiye’nin kendisine en pahalı doğal satan Rusya’yı tercih etti. Dönemin Türkmenistan başkanı Sefer Murat Türkmen başı, Mesut Yılmaz’ın enerji bakanına Cumhur Ersümer’e kameraların önünde “bizim 50 dolara Ruslara verdiğimiz gazı bizden değil de Ruslardan niye 450 dolara alıyorsunuz “sorusuna cevap veremeyen bakan daha sonra yüce divanda yargılanması ayrı bir not olarak tarihi düşülecekti. Türkiye bu tarihlerde Yılmaz hükümetin yaptığı” Mavi akım” adını alan Türkiye Rusya doğal antlaşmasıyla 25 yıllığına Rusya’ya bağlanmış oldu. İşin ilginci doğalgazın fiyatı kışın en yüksek tüketim temel alınarak yazında aynı rakamın alınmasıyla Türkiye’ye tarihinin en pahalı doğalgaz alışını Ruslarla yaptı. Ruslar, gerek Bulgaristan gerekse Samsun üzerinden borularla 1990 yılların sonunda Türkiye’yi teslim aldı. Isınmanın %60 nı, aydınlatmanın %40 Rusların gönderdiği doğalgazla sağlamasıyla Türkiye, soğuk suya konulan kurbağanın yavaş yavaş suyu kaynatılmasında sıcaklığın 90 derece gelmesi örneğinde olduğu gibi “yandım bile” diyemeyecek kadar enerji de Rusya’ya bağımlı oldu.

kuzey akım1-2

Bağımlılık, En Kötü Hastalık

Enerjide bir rakip bir devlete bağımlı olmak ülke güvenliği açısından en riskli durumdur.  Ki bu ülke Rusya olunca bir kez değil yüzlerce kez düşünmeniz gerekir. Benzer durumda olan Almanya’nın Kuzey akım bir ve iki ile Rusya’dan doğalgaz temini konusunda benzer bağımlığı yaşıyorlar. Ki Almanlarda doğalgazların   %40 nı Ruslardan alıyor. Bağımlığın çözümü gayet basittir. Sizde onu kendinize bağımlı yapacaksınız. Almanların Rus ekonomisinde yatırımları dikkat çeker. Rusya’daki yabancı yatırımların %40 Almanlara aittir. İki ülke karşılıklı bağımlılıklardan dolayı birbirilerine üstünlük sağlamadılar.  O Rusya ve Almanya arasında bir denge politikasıyla ilişkileri sürüyor.

Yarın Devam edeceğiz…