Türk Akımının Hedefi Neresi AB Mı? Türkiye Mi?

0

Mesut Yılmaz hükümeti zamanında Türkiye ile Rusya arasında dünya tarihini en garip doğalgaz antlaşması yapıldı. İşin garipliği Türkiye, kışın tüketimin en yüksek olduğu sarfiyat temel alınarak 450 dolarlık birim fiyatı yaz- kış standart ödemeye başladı ve hala bu yıllık 15 milyar dolarlık bir rakamla sürüyor. 2023 yılında bitecek olan bu antlaşma devlet garantisinde olduğu için, şu ana kadar gelen hiçbir hükümet bunu değiştiremedi. Hatta işin en saçma tarafı Türkiye doğalgazı o zamanlar depolanma alanı olmadığından(şimdi Tuz gölü projesiyle bu mesele çözülme yoluna girdi.) gelen fazla doğalgazı devrin müteahhitlerin teklifi ile doğalgazdan elektrik üretmeye başladık ve hala üretiyoruz. Isınmamızın aşağı yukarı %60 ı, elektriğimizin %40 da doğalgaz geliyor. Kilit soru şu, bu doğalgaz nereden geliyor cevap açık Rusya’dan.  Rusya ile yapılan doğalgaz anlaşmaların çoğu 2021-26 yılları arasında süreleri dolmaya başlıyor. İşin özü buna karşı biz ne yapıyoruz, Ruslar ne yapıyorlar.

Türkiye’nin Rus Enerji Bağımlılığından Kurutulma Hamleleri

Bu doğalgaz antlaşmalarından dolayı Türkiye 2015 e kadar nerede ise enerjinin %60 Rusya’dan alır hale geldi. Türkiye ile Rusya ilişiklerin bozulduğu tarihte, Türkiye enerji alımda çeşitliğine gitti. Katar’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) aldı. Bunu Cezayir, Nijerya ile spot piyasadan alınan doğalgazlar takip etti.  Böylelikle Rusya’ya bağımlılık kademeli azaltırken en büyük atak Azerbaycan’la yapılan doğalgaz antlaşması oldu. Bu süreçte Türkiye enerji merkezi olma yolunda önemli adımlar atmaya başladı. Diğer taraftan, Türkiye son yıllarda enerji çeşitliğinde artırmada büyük bir atağa geçti. Güneş ve Rüzgâr enerji rezervlerini harekete geçirdi. Tüm bunlarda amaç, Rusya’ya bağımlılığı azaltmaktı.

Rusya’ya karşı Türkiye’nin en önemli hamlesi hiç şüphesiz TANAP dır. Türkiye ile Azerbaycan enerji kardeşliğinin Bakü Ceyhan petrol projesinden sonra en büyük Azeri yatırımı olan TANAP projesiyle Türkiye hem doğalgaz ve petrol boru hatlarının geçiş merkezi olmaya başladığı gibi kendi enerji talebinin karışılmasında da alternatif somut hamleler yaptı.  Kuzey Irak doğalgaz (daha çıkarılmadı rezervi bile akbabaları çekmeye başladı) ve Doğu Akdeniz gazının Türkiye’den geçirilmesi şu anda düşünce aşamasında da olsa da Türkiye’nin hem kendi enerji talebi karşılanmasında hem de AB enerji güvenliğinde kilit bir ülke olduğunu bir kez daha göstermeye görülmeye başladı.

Rusya’nın Türkiye’yi Enerji Bağımlığında Tutma Atakları

Özellikle TANAP’ın gündeme gelmesinden sonra Rusya’nın, Türkiye’nin kendi bağımlılığından ayrılma hamlelerine karşı atağa geçti. Rusların enerji konusundaki en önemli hamlesi Ak kuyu Nükleer santralı antlaşmasını Türkiye ile imzalamaları oldu. Ruslar bu sıralarda AB en büyük doğalgaz tedarikçisi olmasından dolayı AB pazarını kaybetmemek için Almanya ile Kuzey akım hattını kuzey akım 2 ile güçlendirme başladı. Böylelikle Almanya ve AB enerji piyasasındaki üstünlüğünü devam ettirmek istiyor. Almanlar enerjisinin aşağı yukarı %40 nı Rusya’dan sağlıyorlar. Ama Alman yatırımlarında Rusya’daki oranında  %40 olması karşılıklı bağımlılık ilkesinden dolayı iki ülkenin birbirlerine hamle yapmaları kısıtlanıyor. Bu yüzden İki ülke denge stratejisiyle yola devam ediyor.

Rusyanın Ab deki Gaz Hakimiyeti

2014 de Ukrayna da yaşanan olaylar öncesinde Rusya’nın doğalgazı bir silah olarak kullanması, AB enerji güvenliğinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Zira Berlin, Viyana, Roma hattı ile Doğu Avrupa doğalgazını Rusya’dan alıyor. Bu tarihlerde Rusya’ya karşı yapılan ambargo hamleleri AB ni enerjide yeni yollar aramaya itti. Bunun bir uzantısı olarak TANAP ve TAP projeleri desteklendi. Yine bunun bir uzantısı olarak Güney Kıbrıs, Mısır, İsrail ile Doğu Akdeniz doğalgaz güzergâhının AB sınırlarından geçmesi için Güney Kıbrıs desteklendi. Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında süren doğalgaz çıkarma tartışmaları da AB kendi enerji güvenliği için taraf olmaya başladı. Yine bu AB enerji ihtiyaçları çerçevesinde Kürdistan kurulma hamleleri girişildi. Bunun sonucu Rusya Suriye’de devreye girdi.  Bunun sonucu Suriye’nin üçe bölünmesi hayata geçirildi. Tüm bu kavgalar olurken Rusya’dan daha stratejik bir hamle geldi. Adı “Türk” kendi “Türk olmayan” güney akım doğalgaz boru hattı projesi 2014lerde konuşuldu.2015 hayata geçirildi. Proje ile Rus doğalgaz borusu Trakya bölgesinden geçip, Bulgaristan, Sırbistan üzerinden Avusturya’ya varmayı hedefliyor. Burada amaç Ukrayna’yı bypass etmektir. Aynı zamanda Doğu Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığını sürdürmektir. Rusların bir başka amacı da Azeri gazının gerek İtalya gerekse Bulgaristan üzerinden AB girişini etkisizleştirmek istemeleridir. Zira dünyanın en büyük doğalgaz üretici olan Ruslara karşı bu mücadelede Azerileri dayanma şansları yok. Çünkü Azeri gaz rezervi bunu kaldıracak kapasite değildir. Bunun farkında olan Azerilerde Tanap’ın boru kapasitesini yüksek tuttular. Türkmenistan ve Kazak gazlarını da aynı hat üzerinden Avrupa ulaştırma düşünceleri var. Ama Türkmenler buna yanaşmıyor. Tam tersine gazlarını Çin’e satmaya başladılar. Bu gaz mücadelesinde aslında göz ardı edilmeyen Türk enerjipiyasasıdır.

Tanap’ın açılışı

Aslında Azeri ve Rusların rekabeti Avrupa’nın en büyük üçüncü doğalgaz piyasası Türkiye içindir. Zira 1990 ların başından itibaren doğalgazla tanışan Türkiye, köylerine kadar doğalgazı götürerek kısa sürede Avrupa’nın en büyük doğalgaz pazarı oldu. Gerek İran, gerek Katar, gerek Rusya ve gereke Azerilerin görünmeyen mücadeleleri Türkiye pazarının kime alacağı tartışmasında düğümlendi. Şimdi bu yarışta Azeriler önde gibi gidiyor. Tanapın gazını AB alımında sıkıntı çıkarsa veya proje istenildiği gibi sonuçlanmadığında Azeriler gazı Türkiye’ye satılabilecek seviyede bulunuyor. Tanap’ın bitmesi ve Azeri gaz stoklarını Türkiye’nin bütün enerji ihtiyacını karışlayacak kapasitede olması Rusya’yı harekete geçirdi. Ruslar Akkuyu almaları rağmen doğalgaz pazarı yarışında kopmuş değiller. Şimdi esas soruya cevap arayalım. Türk akımının hedefi AB mi? Türkiye mi? cevap aslında adında gizli hedef AB değil Türkiye’dir.

 

Türk Akımın hedefi Türkiye mi?

Rusya Türk akımı ile AB pazarındaki kontrolünü devam ettirmek istiyor. Aynı zamanda da 2023 de sona erecek Mavi Akım antlaşmasının yerine alternatifi hattı elinde hazır tutmak niyetinde. AB açısından duruma baktığımızda AB enerji politikaları üyelerin bağımsız hareket etmesini engelliyor. Enerji güvenliliği konusunda Rusya’nın lekeli olmasından dolayı AB alternatif politikalar elinde tutuyor.  Daha net ifade ile Rusya ile bir problem yaşadığında, gazın gelememesine karşılık ne yapabilirime cevap bulmaya çalışıyor. Ruslarda bunun farkındalar, o zaman bu kadar milyar dolarlık Türk akımı kimin için yapılıyor. Rusya “AB ne niyet Türkiye’ye kısmet” mantığı ile hareket ediyor. Rusya, Trakya’dan geçecek hattı ani bir kararla mevcut boru hattına bağlayarak gazı Türkiye’ye yönlendirilebilir. Bu olursa Azeri gazının pazarı kontrol etmesine de imkân verilmemiş olur. Her şey 2020lerde itibaren görülmeye başlanacaktır. Türkiye son 25 yıldır Rusya ile enerji ilişkilerinden ders almış olmasından Azeri ve Hazar gazıyla Kürt ve Doğu Akdeniz gazını bu Rusya’ya karşı alternatif oluşturmak için bölgenin en büyük enerji noktası olma konusunda büyük adımlar attığını unutmayalım.