Türk Alman ilişkilerinin önündeki 5 Engel

0

Euronews’ın yorumuna göre Türk Alman ilişkileri önündeki beş engel değerlendiriliyor.Değerlendirme şöyle;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Alman mevkidaşı Frank-Walter Steinmeier’ın davetlisi olarak 27-29 Eylül tarihleri arasında 3 günlük bir ziyaret için Almanya’da olacak. Yakın dönemde iki ülke arasında yaşanan gerginliklere Ankara ile Washington ilişkilerinde yaşanan soğuk rüzgarlar ve Türk ekonomisinde baş gösteren sıkıntılar da eklenince söz konusu ziyaretin önemi arttı.

Almanya ve Türkiye’den bozulan ilişkileri tamir etme yönünde zaman zaman iyi niyet açıklamaları geliyor.

Peki iki ülke ilişkilerini bekleyen zorluklar neler?

İlişkilerde güven sorunu

Almanya’nın Türk siyasilere geçen yılki referandum öncesi seçim mitingi yaptırmama tutumu Türk hükumet yetkililerinin sert sözleriyle karşılık bulmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’nın bu tutumuna karşı Başbakan Merkel’i “Nazi Uygulamasına Başvurmakla” eleştirmişti.

Erdoğan Alman hükumetinin ülkesindeki Kürt grupların Nevruz gösterilerine izin verdiğini ancak referandum kampanyası için miting yapmak isteyen AK Partili siyasilere bu iznin verilmediğini belirterek Merkel hükumetini iki yüzlü olmakla suçlamıştı.

Türk hükumetinden Almanya ve Hollanda’ya yönelik Nazi suçlamaları sonrası bu ülkelerle ilişkiler tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşadı. Söz konusu gergin dönem atlatılmış gibi görünse de unutulmuş değil. Almanya’da genel seçimler, Türkiye’de de referandum öncesine denk gelen çalkantı sonrası ilişkilerde henüz güven oturtulmadı.

Erdoğan’ın hızlı taraf değiştirdiğini savunan eski Almanya Yeşiller Milletvekili aynı zamanda hukukçu Memet Kılıç bu yüzden Alman hükumetinin ihtiyatlı davrandığı görüşünde.

Ekonomi faktörü

Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya ziyareti kapsamında Alman iş adamlarıyla da bir araya gelecek. İki ülkenin maliye bakanları geçen hafta Berlin’de görüşmüş ve ekonomik ilişkileri geliştirme yönünde mutabakata varıldığı açıklanmıştı. Türkiye ayrıca yeni yatırımlarda bulunması için Alman firmaları ikna etmeye çalışacak. Alman hükumetinin de bu firmalara kredi güvencesi vermeye devam etmesini istiyor.

Ankara, Avrupa Birliği’nin Gümrük Birliğini daha da genişleterek güncellemesini talep ediyor. Ankara – Berlin hattında yaşanan diplomatik kriz Gümrük Birliğinin güncellenmesi çalışmalarının askıya alınmasıyla sonuçlanmıştı.

Geçen yıl Türkiye’de faaliyet gösteren 680 firmayı ‘teröre destek verdiği’ suçlamasıyla Almanya’ya şikayet eden Türkiye, kısa süre sonra bu listeye geri çekmişti. Ancak Ankara’nın bu adımı iki ülke ilişkilerinde gerileme sürecini başlatan fitili ateşlemişti.

Almanya eski Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel de “Hukuki güvencenin olmadığı bir ülkede hiç kimseye yatırım yapma tavsiyesinde bulunamayız”demiş ve Alman vatandaşlarının Türkiye’de ‘keyfi şekilde’ tutuklandığını belirterek bunun ekonomik sonuçlarının olacağı uyarısında bulunmuştu.

Türk hükumet yetkililerinin daha önce bir araya geldiği Alman yatırımcılara hukuki değil siyasi güvence verdiğini belirten ekonomi profesörü Ümit Akçay, bu formülün kriz ortamında işlemesinin zor olduğuna dikkat çekiyor.

Ankara’nın en büyük ticaret ortağı olan Almanya’nın Türkiye’de doğrudan yatırımlarını sürdürmesi ve Gümrük Birliği’nin önündeki engelleri kaldırarak destek olabileceğini belirten Akçay’a göre kriz vesilesiyle Türkiye’nin AB ile yakınlaşacağı ve bunun Türkiye’de mevcut siyasi iklimi yumuşatacağı düşüncesi gerçekçi değil.

Türkiye ekonomisinin zor dönemden geçtiğini belirten Alman Sosyal Demokrat Parti vekili Aydan Özoğuz “Almanya, sadece Türkiye demokrasiye dönmeyi açıkça gösterirse ekonomik yardımda bulunabilir.” dedi.

Herkesin iki ülke arasındaki hassas ilişkinin farkında olduğunu belirten Özoğuz, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Türkiye’de hukukun üstünlüğü ve Alman vatandaşlarına yönelik siyasi tutuklamalar gerginlik yaratıyor. Ancak yine de Türkiye ile siyasi diyaloğu sürdürmek ve kaygılarımızı iletmek hayati önemde. Bu ziyaret tüm yönleriyle yoğun bir görüşmeye sahne olacak. Umarım bu ziyaret ileriye doğru adımlar atmamızı sağlar.” diye konuştu.

DİTİB

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) Almanya’da 900’ü aşkın camisi bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan Köln’e yapacağı ziyarette yeni bir caminin açılışını daha yapacak.

DİTİB’e bağlı bazı camilerde görev yapan imamların 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türk konsolosluklarına Gülen hareketi hakkında bilgi aktarımı yaptıkları yönündeki iddialar Ankara ile Berlin ilişkilerinde gerginlik yaratan faktörlerden biri haline geldi. Daha önce DİTİB’e teşvik vermeyi askıya alan Almanya iç istihbarat servisinin, Erdoğan’ın ziyareti öncesi Türk diyaneti hakkında inceleme başlattığı ileri sürüldü.

Avusturya hükumeti 7 camiyi kapatma ve maaşları Türkiye’den ödenen Avrupa Türk İslam Birliği’ne (ATİB) bağlı imamların oturum izinlerini iptal etme kararı almıştı. Camilere yönelik tepkilerin büyüdüğü bir diğer ülke Hollanda. Rotterdam İslam Üniversitesi’nde öğretim üyesi Prof. Dr Özcan Hıdır, bu ülkelerde ortaya çıkan sorunların domino etkisi yaparak diğer ülkelere de sirayet etme ve dolayısıyla Türkiye ile ilişkileri de olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.

Alman tutuklular sorunu

Türkiye’de darbe girişimi sonrası tutuklananlar arasında onlarca Alman vatandaşının da olması iki ülke ilişkileri açısından birçok sorunu beraberinde getirdi. Alman hükumeti, iç kamuoyunun da baskısıyla, vatandaşlarının serbest bırakılmasını ilişkilerin onarılmasına şart olarak koştu.

Alman hükümetii Büyükada davasında, aralarında Almanların da bulunduğu tüm tutukluların tahliye edilmesini ilişkilerin geliştirilmesi yönünde olumlu bir adım olarak görse de bunun yeterli olmadığını düşünüyor.

Geçtiğimiz haftalarda Ankara’yı ziyaret eden Almanya’nın yeni Dışişleri Bakanı Heiko Mass, tutuklu Alman vatandaşlar serbest bırakılmadıkça Türkiye’nin Almanya ve Avrupa Birliği ile ilişkilerinin canlanamayacağını söyledi.

Türkiye’de halen darbe suçlamasıyla gözaltında ya da tutuklu olan 50 Alman vatandaşı bulunuyor.

NATO subaylarının iadesi

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Ankara’nın geri çağırdığı çok sayıda NATO subayı Avrupa’nın farklı ülkelerinde iltica başvurusunda bulundu. Almanya İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz yıl Kasım ayında Almanya’daki NATO üslerinde görev yapan 40 Türk subayının iltica başvurusunda bulunduğunu doğruladı.

Toplamda kaç subayın bu yola başvurduğu bilinmiyor. Ancak bu durum Türkiye ile Almanya arasında gerginlik oluşturmaya devam ediyor. Türkiye, Almanya’yı terörle mücadele kapsamında iki ülke arasında yapılan işbirliği ve iade anlaşmalarına uymamakla suçluyor.

Darbe girişimi sonrası yurt dışındaki NATO üslerinde görev yapan yüzlerce Türk subayın görevine son verilmişti.

Türk hükumeti 15 Temmuz darbe girişiminden Fethullah Gülen ve hareketini sorumlu tutuyor.

Kaynak:Euronews