Türkiye Yönünü Almanya, İngiltere Ve Fransa’ya mı Çeviriyor?

0

Geçen hafta Tahran’da Türkiye, Rusya ve İran arasında yapılan zirve tarihe not düşülecek bir görüntüye şahitlik etti. Genelde uluslararası toplantıların hele bu tip zirveler canlı yayınlanması gibi bir gelenek yoktur. Bu gelenek İran tarafından bozuldu. Bunun bir strateji hamlesi olduğu sonradan anlaşıldı. Kamuoyu daha çok basın toplantısı ve zirve başlamadan önce verilen resmi görür. Basın toplantısında ayarlama sorular olmazsa, gazeteciler içerideki tartışmalı bölümleri, soruların cevaplarıyla alır. Zirvenin iyi veya kötü olduğunu yorumlardı. Ama geçen hafta Tahran zirvesi öncesiyle, yaşanan taktik savaşlarının bir yenisini canlı yayında da görmüş olduk. Suriye konusu masa da iken herkesin gerçek yüzü ortaya çıktı.

Türkiye’nin Dik Duruşu, Rusya’nın Gerçek Yüzünü Gösterdi.

Zirve Öncesi uzmanlar, tarafından hazırlanan Bildirideki kitlenen konular Liderlere bırakılmıştı. İran ve Rusya’ya göre metin tamamdı. Hemen resmi konuşmaları yapılıp,12 maddeyi açıklayalım derdindeydiler.  Başkan Erdoğan’ın konuşmasıyla zirvenin havası birden bire değişti. İran’ın ve Rusya’nın meydanlarda yaptığı ittifak masada ayan beyan ortaya çıktı. Türkiye’nin Suriye krizinin başladığından bu yana sorunun insanı tarafına olan ilgisi ve vurgusu bir kez ortaya çıktı.

Tahran Zirvesi Öncesi Taktik Savaşları

İdlip’deki İnsanları Türkiye’den Başka Düşünen Yok Mu ?

İdlip’de son haftalarda yaşanan katliamların organizasyonunu yapanın Rusya olduğu, İran’ında buna çanak tuttuğu bir kez daha görüldü. Tahran’da görülen bir gerçekte idlip’den sürülecek insanların Türkiye’ye özellikle Hatay’a gönderilmesinin düşünüldüğü satır aralarında hissedildi. Amaç ilerleyen yıllarda orayı da Suriye krizinin içine çekmek… Türkiye sınırlarına yönelik  yeni bir göçmen akımına izin vermeyeceği açık net bildirdi. Göçü engellemek için önerdiği ateşkes antlaşmasının Rusya tarafından alenen ret edilmesi Türkiye ile Rusya’yı Suriye ilk kez bu kadar açık olarak karşı  karşıya getirdi.

2016 yılında beri Türkiye Rusya ilişkileri,  zirve dönemlerini yaşarken, Putin her konuşmasında Türkiye’yi överken, “ona hep çanta keklik” gibi davranıyordu. Türkiye, Tahran zirvesiyle Rusya’yı karşısına alarak, Suriye’de  etkin rol almak istiyor. Bu da yetmezmiş gibi dünde Türkiye,Reyhanlı saldırısını yapan Suriye istihbarat ile dolaylı olarak Rus istihbaratının ürünü teröristi Mit vasıtasıyla, Suriye’nin içinden söküp aldı.Bunlar sahada Rusya’yı iyice rahatsız etti. Nitekim Türkiye’deki Rus lobisi hemen karşı manşetlerle kamuoyu oluşturmaya başladı.

Şimdi yeni soru şu, Türkiye’nin yönü nereye kayıyor.?

Başkan Erdoğan’ın bu ayın sonunda Almanya’ya yapacağı ziyaretle bozulan Alman Türk ilişkilerini düzeltmekle kalmayacak, önümüzdeki aylarda farklı bir birlikteliğe de imza atacak gibi duruyor. Türkiye özellikle son aylarda yaşadığı “dolar tabanlı” ekonomik krizinde, sıcak para arayışında alternatif girişimlerde bulundu. Bu süreçte Çin’le yapılan para antlaşması istenilen sonuç vermeyince Katar faktörü ile ara formüller geliştirildi. Ama ekonomi de istenen bir rahatlama olmadı.

Türkiye’nin Sıkıntısında Faydalanmak İsteyenler Var..

Tahran’da yaşanan kriz akabinde Rusya’nın Türkiye’ye karşı gösterdiği ikiyüzlü politikalar ister istemez, Türkiye’yi Batı blokuna tekrar yöneltti. Eskiden Batı bloku denince tek parçadan  söz edilirdi. Trump’la beraber artık ABD,  Avrupa’dan yavaş yavaş ayrışmaya başladı. Bu durumda ABD ile ciddi sıkıntılar yaşayan Türkiye’de İngiltere ve Fransa ile Almanya’ya yavaş yavaş yanaşıyor. Türkiye’nin Fransa ve İngiltere ile ekonomik yakınlaşmalarına yanında bu hafta Türkiye’deki hızlı trenin yapımının 35 milyar Euroluk bir antlaşmayla Almanya verilmesi dikkatlerden kaçmadı. Türkiye’nin Tahran’dan sonra yönünü AB den ziyade Avrupa’nın başat ülkelerine yönelttiği anlaşılıyor. Bu yönelmenin bir rota mı olduğunu ilerleyen aylar bize gösterecek.