Türkiye’nin Rusya Karşı Güçlenen Kartı: Ukrayna

0

Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin geçmişi Osmanlı dönemine kadar gider. SSCB yıkıldıktan sonra 1999-2009 yılları arası Rusların sarhoşluk döneminde, Varşova Paktı ülkeleri yavaş yavaş AB ve NATO’ya doğru kaydı. Bunların arasından Rusya için en hayati pozisyona sahip ülke şüphesiz Ukrayna idi. Perde arkasında Primakov’un idare ettiği Rusya, Yeltsin zamanında hayat alanı olan Ukrayna’yı Batı’ya vermemek için her türlü enstrümanı kullandı. Bunlardan biri de ticari amaç üzere döşediği doğal gaz boru hatlarını Ukrayna’ya karşı ilk kez silah olarak yöneltmesiydi. Sonra benzer taktiği Avrupa ülkelerine yapınca Gazprom o andan itibaren dünyanın en güvensiz gaz tedarikçisi olarak anılmaya başladı. Rusya’nın Ukrayna siyasetine müdahil olması, Putin’in Ukrayna’ya gidip seçim mitinglerinde Ukraynalılara seslenmesi gibi Rusların hayatında yapmadıkları davranışları Ukrayna’da gerçekleştirdiler. Burada amaç, “yeter ki Ukrayna Batı’nın kontrolüne geçmesin” idi. 2014 yılı Ukrayna, Putin’in başarısızlık hanesine koca bir sıfırın yazıldığı tarih olarak kayıtlara geçti.

Ukrayna’da Çıldıran Putin

Putin, Ukrayna’da Malezya uçağını düşürmesi nedeniyle hala savaş suçlusu etiketini üzerinde taşır. Putin Ukrayna politikasında, Ukrayna’ya ait Kırım’ı işgal edip Rusya topraklarına katarak halkına “bakın bir toprak aldım” demekten öte bir şey yapamadı.  Bu tarihten itibaren itibarını kaybeden Putin sorunu dondurup Suriye’ye yönelmesiyle tekrar “Batı’ya karşı kafa tutan Rusya” pozisyonuna geldi. Böylelikle Batı’ya kaşı “psikolojik üstünlük” elde etmiş oldu.

Kırılan Türk-Rus İlişkileri

Tüm bu süreçler dolaylı olarak Türkiye-Rusya ilişkilerini de etkiledi. Ukrayna, Kırım meselesi, Meydan olayları, Suriye’de düşen Rus uçağı gibi olaylar sonrası kopan Türkiye-Rusya ilişkileri, hain Fetö’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tam tersi şekilde gelişmeye başladı. Düzelen Türk-Rus ilişkilerine nazaran Ukrayna-Türkiye ilişkileri geriledi. Ukrayna’nın boşluğu tekrar Rusya tarafından dolduruldu. Zira Rusya’nın Türkiye ile ilişkilerinin bozulduğu dönemde Putin gelişen Türk-Ukrayna münasebetlerinden çok de rahatsız oluyordu.

Ukrayna, Rusya’nın Alternatifi Olabilir mi?

Aslında esas soru şuydu: Türkiye için Ukrayna Rusya’nın alternatifi olabilir miydi? Bu süreçte Karadeniz’de Rusya’yı dengeleyecek en önemli oluşumun Türkiye-Ukrayna işbirliğinin olduğu görüldü. Türkiye-Ukrayna ilişkilerinde Ukrayna’ya biraz daha yakından bakmak lazımdır. Sovyetler döneminde Rusya’nın ağır sanayisinin en önemli merkezi Ukrayna idi. Silah fabrikaları, ağır ve uçak sanayisinin yine Ukrayna’da yer almaktaydı. Yine tarihi ve dini açıdan Kiev Kilisesi de Moskova için hayati öneme sahipti. Bunun yanında Ukrayna, 55 milyonluk yetişmiş insana sahip Türkiye’ye yakınlığının yanında, dünyanın önemli buğday ve orman ürünlerini üreten ülke olmasıyla da dikkat çeker.

Ağır sanayisi ile uçak ve silah endüstrisi tecrübesine sahip olan bu ülkenin, Türkiye’ye aktaracağı çok önemli tecrübeler olacağı aşikârdır. Bozulan Türk-Rus ilişkileri döneminde, iki ülke arasındaki münasebetler hızlı bir ivme kazanmıştı. Temmuz 2016 başında Varşova’da yapılan NATO devlet başkanları toplantısında Polonya, Romanya, Ukrayna ve Türkiye’deki NATO füze sistemlerinin aktif hale getirilmesinin ardından on beş gün sonra Türkiye’de yaşanan hain darbe teşebbüsü nedeniyle bozulan Batı-Türkiye ilişkilerinin durumu, Ukrayna-Türkiye münasebetleri de yansıdı. 2017 sonrası gelişen Türk-Rus ilişkilerinde ise Türkiye’nin Rusya’yı önce rakip, sonra müttefik çizgisine taşınmasına kadar bir dizi rota gözlemledik.

2018’de Fırat kalkanı ve İdlip operasyonlarında Türkiye’ye karşı Suriye’deki hava kalkanını kaldıran Ruslar, Türkiye’yi Suriye meselesinde İran ve ABD’ye karşı dengeleyici ama kendi kontrolünde hareket edecek şekilde pozisyon almaya zorladı.

2018’in son altı ayında Türkiye-ABD, Türkiye-NATO, Türkiye-Ukrayna ve Türkiye-Rus ilişkilerinde farklı gelişmeler ardı ardına gelmeye başladı. Tüm bu süreçte oyun kurucu olmaya çalışan ama bunu kısmî olarak başaran bir Türkiye gördük. Zira Rusya’yı dengelemek için ilişkileri bozmadan S-400’lere karşı Patriotları, Soçi Zirvesi’yle Suriye’deki etkinliği, 14 Aralık’taki Başkan Erdoğan-Trump gelişmelerinde de ABD’yi Suriye de farklı pozisyon almaya zorlayan bir Türkiye karşımıza çıktı. Benzer durum Türkiye-Rusya ilişkilerinde de yaşandı.

Fener, Putin’e Gol Attı.

Türk-Rus İlişkilerinin Fren-Gaz Ayarı Ukrayna

Son altı aydır Türkiye’nin kâğıt üstünde karışmadığı ancak dolayı olarak yönlendirdiği Ukrayna Fener Patrikliği münasebetlerinde, Ukrayna’da Proşenko’nun elini güçlendirirken Putin’i elini zayıflattı. En sonunda Fener Patriği Bartelomos’un Ortodoks dünyasının tarihine kökten etki yapacak olan Kiev Kilisesi’nin bağımsızlığını kabul etti. Böylelikle Ukrayna halkını kilise üzerinden kontrol etmek isteyen Putin’e atılacak en büyük gol de patrik eliyle atıldı.  Bu süreçte Türk basınındaki Rus lobisinin yanında Kremlin, Türkiye’nin meseleye dâhil olup Patriğe baskı yaparak, Proşenko’nun elini güçlendirecek girişimleri engelleme talebine Türkiye’nin dini mesele deyip dâhil olmaması, Putin’i Suriye üzerinde Türkiye’ye karşı yapacağı hamleleri zorlaştırdı.

Türkiye yavaş yavaş bir şey gördü: Suriye’de PKK’yı etkisizleştirmenin yolu IŞİD ve ABD’den, Putin’inde yolunun Kiev’den geçtiğini test ederek öğrendi. Türkiye’nin Rusya’ya attığı en son gol ise Türkiye’nin ürettiği İHA ve SİHA’ların Ukrayna’ya satılması oldu. Türkiye’nin artık yerli ürün silahlarıyla küresel silah piyasasında, özellikle hava gücüyle, etkili aktör olma yolunda bir adım da attı.  Ukrayna’nın Türk üyeyle alenen yaklaşması, Ukrayna ile Türkiye arasında vizenin kalkması, Ukrayna ağır sanayi ve silah üretiminde ilerleyen yıllarda gelişecek olan ikili işbirliği, seçim üzeri Proşenko’nun ülke içindeki pozisyonunu güçlendirdi.  Ayrıca Türkiye’nin Suriye’de de Rusya’yı yönlendirecek bir pozisyona geçtiği görülüyor.

Oyun Kurmanın Kuralı

Oyun kurmanın birinci rolü senaryo yazmak, ikinci ise sahneye koymaktır. Sahneye koyarken gücünüz sınırlı ise aktörleri başka taşlarla yönlendirerek sonuç alabilirsiniz. Bunun en güzel örneklerini yakın zamanda Türkiye, Suriye, Ukrayna, Moskova ve Washington denkleminde görüyoruz.  Dileriz bunun arkasını Türkiye ilerleyen aylarda ve yıllarda da  getirecektir.