‘Türkiye’nin Savaşın Bir Tarafı Olmasını İstemeyiz’

0
157

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Bu mesele, bir memleket meselesi, bir ulusal güvenlik meselesi olarak tartışılacaktır. Dolayısıyla biz de ‘Yarın kara harekatına başlayalım, Türkiye bir savaşın parçası olsun’ asla bunu istemeyiz” dedi.

Kurtulmuş,CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, kara harekatı ve PYD’ye yönelik açıklamalarının” hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti: “Durumun hassasiyetine binaen söylenmiş sözlerdir. Bunların hepsini saygıyla karşılarız. Zaten ulusal güvenliğimiz söz konusu olduğu zaman bütün siyasi partiler, bunlarla ilgili olarak oturacak, konuşacaktır. Bu mesele, bir memleket meselesi, bir ulusal güvenlik meselesi olarak tartışılacaktır. Dolaysıyla biz de ‘Yarın kara harekatına başlayalım, Türkiye bir savaşın parçası olsun’ asla bunu istemeyiz. Biz, son derece hassas bir şekilde Suriye’deki gelişmeleri izleriz ama bu gelişmeleri izlerken de eğer Türkiye’nin ulusal güvenliği tehdit altında olacaksa, ona da yönetenler olarak müdahale ederiz. Sonuçta, en az Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli kadar biz de bu bölgede bir savaşın olmasına ve Türkiye’nin bu savaşın bir tarafı haline gelmesine asla rıza göstermeyiz, bunu istemeyiz.”

Kurtulmuş, A Haber’de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Kurtulmuş, ülkenin birliğinin, bütünlüğünün, selametinin, ulusal güvenliğinin korunması gerektiğini, bu konuda, herkesin hassas bir şekilde hareket edeceğini ümit ettiğini söyledi.
Kurtulmuş, “Savaş, bu çatışmalar ne kadar uzun sürerse, ne kadar çok buraya müdahil olunursa, o kadar çok çıkmaz sokaktır burası. Onun için biran evvel herkesin bir barış düzenine katkıda bulunması lazım. Bunu ümit ediyoruz, arzuluyoruz. Yoksa bir asır evvel yarım kalan hesabı kapatacaklar daha doğrusu şimdilik kapatacaklar”

Osmanlı’nın 20 yıl içerisinde 4,5 milyon kilometrekareden, 780 bin kilometrekareye düştüğünü anımsatan Kurtulmuş, “20 yılda koskoca Balkanlar, Arap dünyası paramparça oldu. Kime yaradı bu? Hala Balkanlar, Arap dünyası belini doğrultamıyor. Şimdi inanın ki 91’den sonra bu bölgede fiilen neredeyse en az 9 ülke siyaseten yönetilemez hale gelmiştir, bölgedeki bütün ülkeler bölünmüş, parçalanmış hale gelmiştir. Bunun karşısına çıkacak bir siyasi akla ihtiyaç var. Bu insafla, izanla, vicdanla olacak bir şeydir. Ortak bir tarihdaşlık şuuruyla, coğrafyayı ortak bir şekilde paylaştığımız şuurla olacak bir şeydir. Bu bölgedeki bütün ülkeler, rejimler arası siyasi farklılık olabilir ama savaşların bedelini rejimler ödemiyor. Savaşların bedelini masum insanlar ödüyor. Dolayısıyla buna herkesin mani olacak bir perspektife sahip olması lazım. Yoksa uzaktan gelen adamın canı yanmıyor ki… 10 bin kilometre öteden gelmiş, onun canı yanmıyor. Gelip bizi işgal eden o müstevli ülkelerin de canı çok yanmadı. Biz ayağa kalkıp bağımsızlığımızı aldık o ayrı. Ama sonuçta onlar geldiler, savaştılar ve gittiler. Biz, bu bölgede savaş olsa da kıyamete kadar bu bölgede yaşayacağız. Herkesin aklını başına alması lazım, barışı nasıl sağlayabiliriz perspektifiyle olaylara müdahale etmesi lazım.”
PYD‘ye müdahaleye yönelik” bir soruya, Kurtulmuş, “Türkiye, kendini, milletimizin ulusal menfaatleri çerçevesinde, herhangi bir maceradan koruyacak şuurla hareket eder. Ama bu, Türkiye’nin kendi güvenliğini korumak konusundaki hassasiyetlerini de bertaraf etmez. Türkiye bir macerayı gerçekten isteyen ülkelerden birisi olmaz bu bölgede” yanıtını verdi.

Hem Amerika hem de Rusya‘nın desteğini alan PYD’nin kendi başına bir unsur olmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, PYD’nin, Rusya’nın sadece siyasi değil, askeri desteğini de aldığını söyledi.