Vatikan Duvarları Arkasından Tüm Dünyayı Sarsan Finansal Skandallar Ağı

0

 

Bir milyarı aşkın Katoliklerin ilahi merkezi Vatikan ve sınırları içerisinde bulunan dokunulmazlığı olan bir banka Istituto per le Opere di Religione (IOR) – Din İşleri Enstitüsü…

Her yıl binlerce inanan Katolik Kiliselerine bağışta bulunuyor ve bu bağışların çoğu da IOR’un kasasına gidiyor. Papa XIII. Leo tarafından “Commission of Cardinals for Charitable Causes” olarak 1887 yılında temelleri atılan enstitü, 27 Haziran 1942 yılında Papa XII. Pius tarafından “Institute for the Works of Religion” IOR olarak bugün ki halini almıştır. Banka olarak çalışan bu enstitünün amacı Vatikan’ın mal varlıklarını korumaktır. Herkes burada hesap açtıramaz. Sadece dini kuruluşlar, vakıflar, din adamları, çalışanlar ve Vatikan Elçilerinin hesap açmalarına izin veren özel kuralları bulunmaktadır.

Papa mı Vatikan’ı yoksa Vatikan mı Papayı yönetiyor?

Enstitü bir kardinaller konseyinin denetiminde ki profesyonel işletmeciler tarafından yönetilmektedir. Vatikan duvarları içerisinde yer almasından dolayı para transferlerinin gerçekleştirilmesinde diğer bankaları kullanmaktadırlar. Bu aracı bankalarda hesap açtıranların isimleri açıklanmamakla birlikte gerçekleştirilen işlemlerde Vatikan Bankasının bilgileri dışında başka bir veriye yer verilmemektedir. Bu durum da banka fonlarının uluslararası bankacılık sistemine aktarılırken bu fonları oluşturan mevduatların kaynaklarının gizlenmesine neden oluyor. Ve böylelikle kara parayı çok rahatlıkla aklayabiliyorlar.

Eylül 2010 tarihinde İtalyan savcılar IOR’u kara para akladıkları gerekçesiyle incelemeye aldı. İncelemeler sırasında Vatikan fonlarında ki 23.000.000 Euro ya el koydu. Bu rakam incelemeye alınan işlemlerin yalnızca bir kısmını oluşturmaktaydı. Bankanın başkanı Ettore Gotti Tedeschi soruşturma geçirdi. Bu olayla birlikte Vatikan, sansasyonel bir ekonomik skandal ile sesini tüm dünyaya duyurdu.

Tedeschi sorgulamaya alınmasına rağmen Enstitü ve banka hakkında verdiği bilgileri tatmin edici bulmadı. İncelemeye alınan para akışında ne bir hesap sahibinin ismi ne de bir transfer açıklaması vardı. İlginç olan ise banka başkanı Tedeschi’nin bile bu duruma açıklık getirememesiydi.

Enstitü yetkililerinin bu yüklü miktarda ki para çekmelerinde ki açıklamaları şu şekilde;

“Pek çok faaliyetimiz için nakit paraya ihtiyacımız oluyor. Bu nakit parayı, ödemelerin Euro veya dolar cinsinden ve nakit olarak yapıldığı az gelişmiş ülkelerdeki (her zaman dini amaçlarla gerçekleştirdiğimiz) faaliyetlerimiz için kullanıyoruz.”

Bankaya yatırılan mevduatlarla 1 yıl boyunca gerçekleştirilen finansal işlemlerden elde edilen kar (yaklaşık olarak 70 – 80 milyon euro) genellikle Papa’nın kullanımına verilmektedir. Papa ise verilen bu paraları dünyanın birçok yerinde yürütülen hayır işlerinde kullanmaktadır. Elde edilen bu meblağların nereden geldiği sabit olarak açıklanamadığı ve kara para akışına açık kapı bıraktığından dolayı İtalyan müfettişlerin bu durum dikkatini çekmiştir. Kutsal Kan Misyonerleri Birliği’nin (Collegio del Preziossimo Sangue) mali işlerinden sorumlu Rahip Evaldo Biasini’nin cep telefonuyla iş adamı Diegona anemone ile yaptığı konuşması sebebi ile 2008 soruşturma başlatıldı. Diego Anemone, ismi yolsuzluk skandallarına karışmış bir müteahhit. İş adamını araştıran İtalyan polisi, onun telefon konuşmalarını kaydederken rahip Evaldo ile konuşmasını yakalar.

Diego Anemone
ANSA/MASSIMO PERCOSSI

Kayda aldıkları bu konuşmadan sonra savcılar Rahip Biasini’nin ofisinde araştırma yapılmasına karar verdi ve ele geçirilen belgeler ile rahibin 57 farklı banka hesabı kullandığı kanıtladı. Bunlardan 13 ü Vatikan bankasında açılmıştı. Savcılar bankadaki milyonlarca Euro’nun bu hesaplar üzerinden transfer edildiğini tespit etti. Bunların bir kısmı da iş adamı Anemone ile bağlantısı bulunmaktaydı. ATM Rahip takma ismi ile anılan Biasini, bu iş adamının kara parasını kendi banka hesapları aracılığı ile temizlemekteydi. Bu iş adamının rahibin hesaplarını kullanmasının nedeni ise Vatikan bankasında kural olarak sadece dini organizasyonların ve Katolik ruhban sınıfı üyelerinin hesap açtırabilmesi idi. Bazı zamanlarda bu kural aşılabiliyordu.

Palermo’da, eski mafya lideri 1984 yılında tutuklandı. Vito Ciancimino, mafya bağlantısı suçlamasından dolayı ilk mahkûm edilen siyasetçidir. 1970’lerin başında Vatikan bankasında birçok hesabı bulunmakta idi. Bu hesapları 30 yılı aşkın aktif olarak kullandı. Vito Ciancimino, mafyanın kamu ihalelerini alabilmesi için yıllarca birçok yere rüşvet verdi. Gayri meşru yollardan elde edilen milyonlarca Euro’yu yatırımlarda kullanılmak amacı ile Vatikan Bankasında ki hesaplarını kullanarak akladı. Vito dağıttığı rüşvetlerin aynı zamanda toplayıcısıydı. Politikacılarla IOR da görüşür ve onlara paylarını verirdi. Oğlu Massimo Ciancimino da, 2006 yılında babası ile aynı suçlardan kara para aklamadan tutuklanmıştır. Massimo, yetkililere yaptığı açıklamasında “neden Vatikan bankası?” sorusuna “çünkü dokunulmazlığı vardı. Bu hiç kimsenin oraya giremeyeceği anlamına geliyordu ve hiç bir şey soruşturulamazdı. Bu bankanın içinde güvenliydik.” cevabını vermiştir.

Fakat banka hesaplarının bu şekilde kullanılması ilk değildi…

Eski Vatikan yetkilisi Renaldo Darlozzi, 20 yıl süreyle Vatikan Dış İşleri Bakanlığı’nın danışmanlığını yaptı ve IOR’un faaliyetleri belirledi. 2008 yılında, Darlozzi, amirlerine haber vermeden binlerce gizli belgeyi kendi arşivine aldı. Bu belgelerde yıllarca bankada gerçekleştirilen ancak kamu denetimine tabi tutulmayan yüzlerce yasa dışı işlemin ayrıntısı bulunmaktaydı. Bu belgeler arasında Sicilya mafyaları ile yapılan işbirliği yazışmaları, sahte vakıflara ait belgeler ve bu vakıfların hesaplarının nasıl kullanıldıklarına dair açıklamalar yer almaktadır. İtalyan bankalarının yeterli düzeyde denetlenmemesi ve özerk Vatikan bankasının kamu tarafından incelenememesi, özellikle Vatikan’ın finansal skandallara karşı takındığı sessiz tutumu vs. nedenlerden dolayı birçok kara para transferi ve rüşvet transferlerini rahatlıkla gerçekleşmiştir.

Vatikan, kara para aklanmalarına karşı oluşturulan uluslararası anlaşmalarının hiç birini imzalamamaktadır. Bu nedenle Vatikan bankası mali piyasalarsa doğrudan işlem yapamamaktadır. Günlük faaliyetlerini başka bankalar üzerinden yönetmektedir. Gerçekleştirilen bu ilişki: banka elinde ki müşteri çeklerini diğer bankalardaki kendi hesaplarına yatırarak yaptığı işlemlerin gerçek sahiplerini gizlemektedir. Daha sonra işlem gerçekleştirilen bankalardan parayı topluca çekip, Vatikan kasalarına geri yatırıyor. Bu süreçte kimin parasına hangi işlemin gerçekleştirildiği sadece banka tarafından bilinmektedir. Böylece burada hesabı olanlar izlenebilirliği olmayan para elde edebilmektedir.

30 Aralık 2010 yılında Papa 16. Benedict doğrudan papalıktan çıkan bir karar ile ilk kez finansal şeffaflık, kara para aklama ve terör finansmanı gibi konulara değinmekle beraber Vatikan tarihinde ilk defa finansal bilgi merkezini kurdu. Bu sayede Vatikan kendi içlerinde finansal işlemler üzerine denetim oluşturmayı amaçlamaktadır. Ayrıca Papa Francesco’da gerçekleştirdiği bir konuşmasında mafyayı aforoz ederek ilklere imza atmıştır.

İnananlar ile birlikte yüzyıllardır günaha karşı savaş açan bir kutsal yapının devletleşmesi ve dokunulmazlıklarla örülü duvarlar arkasında gerçekleşen yolsuzluklar ve skandallara karşı alınan bu önlemlerin ne kadar zorlayıcı ya da önleyici olduğunu yıllar içerisinde göreceğiz…