Yakın Şarktaki Kürtleri Kim Temsil Ediyor.

0

Yakın Şarkta ne zaman harita değişikliği olsa, oyun kurucular tarafından ilk akla gelen topluluk Kürtlerdir. Tarihi süreçte Kürtlerin bölgedeki Arap ve Türklerle İslam şemsiyesi altında birleşmelerinden rahatsız olan, başta İngiltere olmak üzere, dönemin etkin ülkeleri ümmeti böldükten sonra bu coğrafyada İslam ülkelerini birbirleriyle savaştırdılar.

Son asırda Kürtlere “lider” olarak lanse edilen unsurların Kürt topluluğuna yabancı olması dikkat çeker.   Salon adamı Talabani’den Demirtaş’a, dağlarda Barzani’den Apo’ya, saha da Salih Müslim’den Karayılan’a kadar lanse edilen tiplerinin hepsinin ortak özelliklerinin kendi toplumunun dili, dini ve değerlerini bilmedikleri gibi kendilerini oraya getiren unsurların ya dillerini ya da ilk dinlerini kendilerine rehber edinirler. Marksist Leninist PKK’nin bölgenin dindar yapısına uymaması üzerine dağa çekilip başlattığı silahlı mücadelede zaman zaman dini kullandığı ortadır. HDP/PKK hangi isimle adlandırırsanız adlandırın bunların hiçbirinin mevcut Kürt nüfusunu temsil etmediklerini Kürt halkı her platformda göstermektedir. Benzer durum Irak’ta ve Suriye’de de yaşanmaktadır.

Genellikle karar verici ülkelerin belirledikleri kişilerin Kürtlerin başına “sözde lider” diye lanse edilmesi, halkın sorgulamadan kabul etmesi, sorgulayanların ortadan kaldırılması fotoğrafı ortaya koymaktadır. Ağalık ve modern ağalık olan günümüz milletvekilleri gibi ilkel yöntemlerle bölgedeki yerel unsurlar da Kürtleri temsil etmemektedir.

Dede Barzani’nin İngilizlerle nasıl iş tuttuğunu Osmanlı ve İngiliz arşivleri göstermektedir.  Benzer durum Mesut Barzani’nin İngiltere ve ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerle işbirliği yapması dededen kalan bir alışkanlık olduğunu göstermektedir.

Son günlerde benzer durum Suriye’de de görülmektedir. Suriye’deki Kürt halkına sorulmadan Salih Müslim’in “sizin siyasi lideriniz” diye lanse edilip, PKK’nin izdüşümü PYD’nin başta ABD ve Rusya tarafından organize edilip masaya ve sahaya taşınması Kürtlere haritada yeni rollerin verileceğini göstermektedir.

Trump’ın sahadan çekileceğini belirttikten sonra aldatıldığı hissine kapılan PKK /PYD ikilisine, ABD Dış
işleri bakanı Pompei’nin Kürtlere (burada kastedilen PKK/PYD oluşumudur) “sizi yalnız bırakmayacağız” açıklamasına Türk Dış İşlerinin yerinde verdiği “Kürtleri bunlar temsil etmiyor” mesajı doğru bir davranıştır. Bu açıklama aynı zamanda PKK/PYD’yi kimin finans ettiğini bir kez daha dünyaya gösterdi. İşin ilginç yanı kendinizi Marksist Leninist diye tanımlayacaksınız, sonra da Kapitalist ABD silahlarına ve fikirlerine aklınızı kullanmadan tabii olacaksınız. Ne yaman çelişki…

Günümüzde bölge haritaları şekillenirken yeni Barzani ve Apo’ların çıkmaması için Yakın Şarktaki Kürtlerin doğru düşünüp, İslam şemsiyesi altında ümmet bilinci ile Türkiye’nin önderliğinde birlikte hareket etmesi gerekir. Yoksa 20.yy’da gördüğümüz sahneleri tekrar tekrar görmemiz kaçınılmazdır.