Çin, Güney Çin Denizini (SCS) Kendi Gölü Haline Getirmeye Çalışıyor.

0

Biz bu günlerde Doğu Akdeniz’de yaptığımız haklı saha mücadelesine yoğunlaştık.Dünyadaki gelişmelere pek uzak kalmaya başladık. Türkiye’deki bazı basın   çevreleri Çin barışsever bir ülke göstermek için uğraşıyorlar. Doğu Türkistan yapılan  zulmünü görmek istemiyor. Bu yazı çinin güney Çin(SCS) denizindeki nasıl dolaplar çevirdiğini Türk kamuoyuna vermeyi hedeflemektedir

Çin,Pekin’in 2014 yılında Spratly  ve Paracel Adaları’nı  askerileştirmesi, Çin’in Güney Çin denizinde sadece balık, gaz ve petrol istemediğini dünya’ya göstermeye başladı.

Güney Çin Denizi’nin (SCS)   en yoğun su yolları  Çin gibi  komşu Güney Doğu Asya ülkelerin de, egemenlik iddialarına sahip olduklarını ortaya koydu ise burada en fazla hak talep eden Çin.  Çin  SCS’nin yaklaşık yüzde 80’ini kapsayan belirsiz bir şekilde tanımlanmış Dokuz Çizgi  içindeki bölgenin , tarihsel hakları gereği egemen Çin toprağı olduğunu iddia ediyor. Bu da bölgedeki dinamikleri harekete geçiriyor.

Güney Çin Denizindeki Çin İddiaları
Çin bu iddia, Temmuz 2016’da Lahey’deki Daimi Tahkim Mahkemesindeki uluslararası mahkeme tarafından reddedildi . Mahkeme , Dokuz Çizgi Çizgisinin uluslararası hukuku, özellikle de BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni ( UNCLOS ) ihlal ettiği sonucuna vardı .

 

ABD de iddiaları kabul etmiyor.

Amerika Birleşik Devletleri, SCS’deki rakip iddialar konusunda herhangi bir tavır almasa da Washington, Pekin’in iddiasını kesin bir şekilde reddediyor.  ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, kısa süre önce Çin’in iddialarının “tamamen hukuka aykırı” olduğunu açıkladı . Benzer şekilde, Avustralya Çinli iddiaları olan Spratly Adaları ve Parsel Adaları Pekin’in konsolidasyon onlar BMDHS’yi ile “tutarsız” , “geçersiz” olduğunu Temmuz sonunda Birleşmiş Milletler’de red ettirdi.

Bu hamleler yalnızca Çin’in iddialarına meydan okumakla kalmıyor , aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve diğer ülkelerin SCS’de özgürce gezinme hakkından geri adım atmayacağına işaret ediyor.

Çin’in Yeni İpek Yolu Projesi Tehlikede Mi?

SCS Gerilim enerji konusunda da sürüyor.
SCS’deki gerilimleri anlamak için, zengin balıkçılık alanlarına ve enerji rezervlerine erişimin ötesinde gerçekleşen daha geniş jeopolitik mücadeleyi görmek gerekir. Ayrıca bölgesel ve küresel istikrar üzerinde önemli etkileri vardır. Çin’in 2014 yılında Spratly Adaları ve Paracel Adaları’ndaki saldırganlığı aşağıdaki dört nedenden ötürü Çin’in hedeflerinin sadece balık, gaz ve petrol olmadığını hemen ortaya koyuyor.

SCS neden önemli

Güney Çin Denizi

Birincisi balıkçılık, SCS , 2015 yılında küresel olarak yakalanan balıkların yüzde 12 bu denizden sağlanıyor. Çin’in balıkçılık filosu, büyüklüğü ve hacmi nedeniyle bölgedeki diğer tüm filolardan üstün konumda..

ikincisi petrol rezervleri,SCS içerisinde önemli miktarda enerji kaynağı da bulunuyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tahminleri SCS’nin “kanıtlanmış ve muhtemel rezervlerde yaklaşık 11 milyar varil petrol ve 190 trilyon fit küp doğal gaz” içeriyor. SCS’yi kontrol etmek aynı zamanda enerji kaynaklarını da kontrol etmek…

Enerjide tamamen dışa bağımlı olan Çinin burayı kontrol altına alması gelecekde oynamaya düşündüğü rol için elzem oluyor.

Üçüncüsü, Çin’in SCS konusundaki agresif iddiaları, Malakka Boğazı’ndan gelen stratejik kaynakları engelleyerek Çin’in  fiilen denizi kapatma hakkını elde edecek…  ÇED raporları küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 40  SCS yoluyla ham petrol transit küresel deniz ticaretinin yüzde 30 de bu güzergahtan geçiyor.  Çin’in deniz üzerindeki egemenliği, Pekin’in Malezya’dan Japonya’ya kadar bölgedeki her ülke ile stratejik kaynak akışını kontrol ederek zorlayıcı diplomasi uygulamaya çalışıyor.

Çin Yeni Hamlelerin Peşinde..

SCS’yi daha fazla kontrol altına almayı amaçlayan Çin yeni bir hamle yaptı. Hainan vilayeti adası ile Paracel Adaları arasındaki su bölümünü “açık deniz” ,“kıyı” olarak tanımlayan bir denizcilik yönetmeliğinin ifadesini hayata geçirdi.

Dördüncüsü, Çin’in SCS konusundaki kararlılığıyla ilgili en önemli sorun, bunun Çin’in Tayvan’ı ele geçirme ve onu 1930’larda Japonya’nın öngördüğü gibi Batı etkilerini bölgeden uzaklaştırmak için bir platform olarak kullanma hedefinde … Spratly ve Paracel takımadalarında halihazırda Çin’in askeri varlıklar mevcut iken, Çin’in SCS üzerindeki egemenliği, ordunun Tayvan’a yaklaşımlarına dikkat etmek gerekir.

Çin’in amacı Tayvan’ı tamamen sıkıştırmak.. Çin’in, sömürge döneminden itibaren Japonya ile bitmemiş bazı defterleri açmayı düşünüyor. Bu arada (1951 yılındaki  CIA artık gizliliği kaldırılmış bir belgede)Tayvan’ın “Milliyetçi rejimin son kalesi” olduğunu ve Çinlilerin “Çin topraklarının fethini tamamlamak için Tayvan’ı ele geçirme” konusunda kararlı olduklarını yazılmıştı.Niyet değişmemişti.

SCS’nin kademeli olarak askerileştirilmesi, Çin askeri kaynaklarının, Tayvan’ı güvence altına almadan, “geniş bir su bölgesi ve zengin okyanus kaynakları rezervlerinin başkalarının eline geçeceği” ve “Çin’in sonsuza dek kilitleneceği sonucuna varan düşüncesi  1951 den beri aynı minvalde olduğu görülüyor.  Bir Çin askeri yayını , “ulusal çıkarlarımızın genişlemesinin önündeki en büyük engelin Amerika Birleşik Devletleri tarafından kurulan Birinci ve İkinci Ada Zincirlerinden geldiği” diyor.

Bu askeri hedefleri desteklemek için Çin, sadece Tayvan’ın olası bir işgali için değil , aynı zamanda kıyılarının çok ötesinde güç projeksiyonunu destekleme yeteneği sağlamak için iddialı bir gemi inşa programını hayata  geçiriyor . Havadan, Çinli savaşçılar, bombardıman uçakları, istihbarat toplama ve diğer uçaklar, Tayvan ve Japonya’nın hava savunmasını etkisizleştirmek için  araştırmalara başladı. Çin’in süregelen ve haklı tarihsel şikayetleri hakkında herhangi bir şüphe varsa, Çin’in ilk yerli olarak inşa edilmiş uçak gemisinin adının Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Alman işgalinden Japonya’ya devredilen bir kolonyal eyalet olan ” Shandong ” olması tesadüf değil. .

ABD bölgede Çin’e karşı yeni hamleler peşinde

Dışişleri Mike Pompeo söylediği 23 Temmuz’da bir konuşmasında “yeni gruplaşma yeni ittifak zamanı ”dedi. Birleşik Krallık , Fransa ve Avustralya son yıllarda Çin’in iddialarını red ettiler. Aslında  SCS konusunda ittifak ortaya çıktı.  Almanya, iki dünya savaşı mirasından etkilenmesine rağmen,  Çin’i küresel bir ticaret ortağı olarak görüyor.ABD Almanya’yı  Asya güvenliğinde katılımcı bir rol oynamasını istiyor.ABD Almanların İttifak girmelerini talep ediyorlar.

Hindistan, bağlantısız kalırken, muhtemelen en az yirmi Hintli askerin öldürüldüğü Galwan Vadisi’nde Çin ile yakın zamanda yaptığı çatışmanın ardından, Batı ittifakına doğru itiliyor. Önemli bir şekilde, Hindistan son zamanlarda Bengal Körfezi’ndeki Andaman ve Nicobar takımadalarında büyük bir tatbikat gerçekleştirdi. Burası kritik Malakka Boğazı’na giriş noktası. Yeni Delhi ayrıca Andaman ve Nicobar Komutanlığı’ndaki askeri güçlerin takviye edilmesini hızlandırıyor .

Avustralya, Hindistan ve Japonya ile Amerikan liderliğindeki askeri ittifak olan Quad , Filipin Denizi ve Hint Okyanusu’ndaki üçlü tatbikatına başlarken , Avustralya, Malabar Tatbikatına ve diğer Batılı deniz kuvvetlerine bölgede varlığını duyurmaya hazırlanıyor.  Mesaj, Çin’in komşularına karşı girişkenliğinin sadece Güneydoğu Asya ülkeleri için istikrarı bozmakla kalmayıp aynı zamanda küresel bir güvenlik endişesi haline geldiği konusunda çok açık.

Beyaz Saray Otokrasiye Yol Açacak mı?

Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, The Room Where it Happened adlı yakın tarihli anılarında , Başkan Donald Trump’ın “Sharpie’lerinden birinin ucuna işaret ettiğini ve” burası Tayvan “dediğini ve ardından masasına işaret ettiğini yazdı . Oval Ofiste]  Tayvan ile Çin arasındaki büyüklük farkını ayırt etmek ve ABD’nin demokratik ve stratejik müttefikine olan bağlılığının önemini küçümseyen “burası Çin” diye soran Trump bunları yapacak kapasite değil..

Trump Beyaz Saray, “ittifaklar” yerine “anlaşmalar” için kararlı bir tercihe sahipken, Washington yakında bu anlaşmaların büyük olasılıkla ABD, Asya ve Batı’nın güvenlik çıkarlarını başarısızlığa uğratacağını keşfedecek  Bunlar  göz önüne alındığında, Çin’in Trump yönetiminin dört yılını daha memnuniyetle karşılaması muhtemeldir .

Çin 2049’da yüzüncü yıl dönümüne yaklaşırken, Başkan Xi Jinping acelesi olan bir adam. Amaç “büyük Çin” in birleşmesi ve dolaylı olarak SCS’nin karşı konulamaz kontrolü anlamına gelmesi hedefleniyor . Bununla birlikte Çin, tarihsel sıkıntılarını ve ideolojik önceliklerini maliyetlerine göre ölçmelidir. Pekin, bir yandan çelişkili barış, diğer yandan intikam arzularına sahip olamaz. Yirminci yüzyılda dünya iki yıkıcı savaştan geçmeye zorlandı bunu da düşünmelidir.