Netanyahu Parti Koltuğunu Korudu.Bakalım Başbakanlığı Koruyabilecek mi ?

0

 

 

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu partisinin seçimlerinde rakibi karşısında oyların yüzde 70’inden fazlasını alarak Likud Partisi’nin yeniden genel başkanı seçildi. Ancak hakkındaki yolsuzluk soruşturmaları devam eden liderin Mart ayındaki genel seçimlerde galibiyet alabilmesi için önünde zorlu bir yol var.

Parti içindeki seçim zaferinin ardından Cuma günü gazetecilerin karşısına çıkan Netanyahu, sonuçların kendisine olan güveni yansıttığını, bundan sonraki hedefinin ise bunu genel seçimlere taşıyıp daha kapsamlı bir zafer elde etmek olduğunu söyledi.

Olumsuz hava koşullarından dolayı 116 bin kayıtlı parti üyesinin sadece yarısının oy kullanabildiği açıklandı. 1970’lerde kurulan Likud Partisi son derece sadık bir seçmen kitlesine sahip. Öyle ki parti kuruluşundan beri sadece 4 genel başkanı oldu.

Yolsuzluk soruşturmasından kurtulma yolu siyasi zafer mi?

70 yaşındaki Netanyahu’yu, Mart ayında son bir yılda üçüncü kez gireceği genel seçim bekliyor. Ülkede yapılan son iki erken seçimde koalisyon kuramamıştı. Ancak bu kez iktidar koltuğunu onun için daha zorlu kılan yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlarından geçen ay hakkında açılan davalar.

Netanyahu’nun yargılanmadan kurtulmak için en büyük umudu, seçim sonuçlarıyla parlamentoda koalisyona gerek bırakmayacak 61 sandalyelik çoğunluk elde etmek.

Önceki seçimlerde koalisyon neden kurulamadı?

Eylül ayında yapılan seçim sonrasında da Mavi Beyaz Partisi lideri Benny Gantz arasındaki koalisyon görüşmesinden olumlu sonuç çıkmadı.

Hiçbir partinin tek başına iktidara gelmek için yeterli çoğunluğu sağlayamadığı ülkede Mavi Beyaz lideri Gantz, hakkındaki suçlamalar nedeniyle Netanyahu’yla koalisyona yanaşmamıştı.

Anketlere bakılırsa Mart ayındaki üçüncü genel seçimde de sandıktan benzer bir sonuç çıkması ve siyasi belirsizliğin daha da derinleşmesi yüksek bir ihtimal.

Netanyahu’nun parti içindeki zaferini yorumlayan muhalefet lideri Gantz, Likud Partisi’nin sanık koltuğundaki liderinin İsrail’i yolsuzluğa yuvarlamaya devam edeceğini söyleyerek, partisi Mavi-Beyaz’ın Mart’taki seçimlerde ülkeyi yolsuzluktan uzaklaştıracak bir sonuç elde etmesi gerektiğini kaydetti.

İsrail Anayasa Mahkemesi yargılanan bir milletvekilinin başbakan seçilip seçilemeyeceği yönündeki kararını vermek üzere haftaya toplanacak.

Mahkemenin ne karar vereceği henüz belli değil ancak Netanyahu’nun aleyhinde bir karar çıkması ülkeyi anayasal bir krize sokabilir.

Kudüs’teki Hebrew Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Reuven Hazan, anayasa mahkemesinin Netanyahu Hakkındaki kararı muhtemelen seçim sonrasına kadar erteleyebileceğini söylüyor.

Trump’la iyi ilişkileri iktidarına ne kadar destek oluyor?

İsrail’in en uzun süre görevde kalan başbakanı olan Netanyahu Trump, Putin ve diğer dünya liderleriyle yakın kişisel ilişkileriyle kıdemli bir politikacı imajını destekliyor.

Filistin’e yönelik tavizsiz sert politikalarının ABD Başkanı Trump tarafından açıkça destekleniyor. Aynı destek Netanyahu’nun İran’a karşı sert tutumunda da kendini gösteriyor.

Zira İsrail Başbakanı Trump’ın göreve geldikten sonra çekildiği 2015’teki Nükleer Anlaşma’nın en büyük muhaliflerinden biriydi.

Son yıllarda Suriye, Irak ve Lübnan’da burulan İran bağlantılı hedefler de Netanyahu’nun ülkeyi düşmanlardan koruma argümanına katkı sağladı. Ancak bu popülarite son bir yıl içinde düşüşte.

Önce partisi, Eylül’deki genel seçimleri ikinci sırada yer aldı. Ardından yolsuzluk suçlaması geldi. Netanyahu hakkındaki suçlamaları reddederek kendisine yapılanı “darbe girişimi” olarak niteliyor.

İsrail’deki siyasi belirsizlik Trump yönetiminin uzun zamandır beklenen Ortadoğu Barış Planı’nı hayata geçirmesini geciktiriyor. Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan, Filistinlilere neredeyse tüm yardımı kesen ve Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerini destekleyen planını Filistinliler hali hazırda reddetmiş durumda.

Netanyahu İsrail’in Batı Şeria’da daha büyük bir toprağın ilhak edilmesi konusunda ABD desteği almak üzere oldukları sözü de verdi. Söz konusu vaat gerçekleşirse bu Filistinlilerin bir gün devlet kurma hayalini ortadan kaldırabilir.

Tüm bu vaatler Netanyahu’nun iktidarda kalmasına bağlı. Hakkındaki yolsuzluk suçlamaları ve oluşan siyasi baskıdan dolayı Netanyahu’nun önceki kampanyalarının odağında yer alan bölücü siyasi çizgiden son haftalarda uzaklaştığını gösteriyor. Ancak bu yeni duruşun, uzun yıllardır sürdürdüğü iktidarını elinde tutmak için yeterli olup olmayacağı şimdilik bilinmiyor.